YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yine neler olmadı ki!!!
05 Ekim 2015 10:33

Seçimlere bir aydan az bir zaman kala yeni yasama yılı başladı. Yıl ne kadar yeni de olsa, içinden geçilen süreç ne kadar kritik de olsa, değişmeyen zihniyetler vardı... Birçok kez gördük muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanlarını hedefe koymasını. Kimi zaman sebep Cumhurbaşkanı'nın eşinin başörtüsü oldu. Kimi zaman da Cumhurbaşkanlarının kendilerine atfedilen eleştiriler. Halkın yüzde altmışının oyunu alan ve onları temsil edeceğine parlamento çatışı altında and içen parti liderleri ilk günden su koyuverdiler... Gerçi ülkeyi seçime götürecek Hükümetin Bakanlar Kurulu kurulurken de aynı yokluk olmadı mı? Muhalefet, ülkesi için gerekli yasal adımı atmak yerine ben yokum demedi mi?

Sadece bunlara değil başka ucuz numaralara da sahne oldu o gün milletin meclisi... Halkın %52'sinin seçtiği Cumhurbaşkanı kürsüye çıkıyor HDP arkasını dönüp gidiyor. Sonra da diyor ki; "demokrasi yok haklarımız tırpanlanıyor". Hangi haklar hangi demokrasi?

Ben bu kez çok inanıyorum; HDP demokrasinin ne olduğunu 1 Kasım akşamı görecek... 7 Haziran seçimlerinden önce Selahattin Demirtaş "HDP barajı aşamazsa Türkiye bunun bedelini öder" demişti... 7 Haziran'dan sonra gelen PKK'nın saldırılarıyla da tecrübe ettik ki; HDP barajı aşsa da aynı aşamasa da aynı... Aklı selim bunu fark etti, HDP demek terör demek, HDP demek şehit demek. Kürdü Türk'ü fark etmeden yitip giden canlar demek... 

HDP'lilerin terk edip muhalefet liderlerinin katılmadığı açılış oturumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan çok önemli mesajlar verdi... Teröre destek veren siyasi partilere seslendi ve "elinizdeki terör maşası sizi de yakar" dedi... Öyle ya sadece Erdoğan düşmanlığı üzerinden çıkılan bu yol dipsiz bir kuyu gibi, ışıksız bir tünel gibi... Sonu yok, ucu yok, dibi yok... Ülkeyi ateşe atmaktan başka nasıl açıklanabilir? Siz söyleyin değer mi? Cumhurbaşkanının da söylediği gibi  Erdoğan gider başkası gelir baki olan ülkemiz...

O gün kürsüden kalın çizgilerle altını çizdi Cumhurbaşkanı, Kürt başka, terörist başka... Kürt sorunu başka, terör sorunu başka... Daha ne desin... Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az!!!!

YSK "ben yokum" dedi...

Yüksek Seçim Kurulu günlerdir ilçe seçim kurullarından gelen sandık taşınması talebini görüşüyordu nihayet haftasonu kararını açıkladı... Ve bu talebi oy çokluğuyla reddetti... Terörün göbeğinde yaşayan, bombalara, saldırılara, tehditlere maruz kalan birebir teröristlerin soğuk nefesini ensesinde hisseden bölgenin yaşadıklarını bilen ilçe seçim kurullarının gördüğü gereği gereksiz olarak adletti... Başkentten yüksekova'ya, nusaybin'e, cizre'ye müdahale etti... Terörün değirmenine su taşıdı... Bölgedeki seçmene ne halin varsa gör dedi...

YSK'nın bu kararı verdiği gün mardin'in nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağının uygulandığı sırada güvenlik güçleri teröristlere yönelik geniş çaplı bir operasyon düzenliyordu... Teröristler bir eve saklanmak istedi ancak ev sahibi teröristlere evini açmak istemedi. Sonra ne mi oldu? Teröristler 54 yaşındaki ahmet sönmez'i kurşuna dizdi... Nusaybin halkı mermilerin gölgesinde sandıklara gidecek... Terörle mücadele devletin işi bunda bir sıkıntı yok asayişi devlet sağlayacak, terörü devlet bitirecek ancak devlete bağlı tüm kurumlarda üstüne düşen görevi yapmalı... Bu devletin görevi deyip kenara çekilmek doğru bir davranış değil...

Rusya: Kutsal Savaş, ABD: Haçlı Savaşı

Ve geride kalan haftaya dair en dikkat çekici gelişmelerden biri de hiç kuşkusuz Rusya'nın sadece silah ve asker desteğiyle Esad'ın yanında yer almasının dışında artık Suriye semalarında da kendini gösteriyor olması... BM genel kurulu için ABD'de bulunan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Abd başkanı Barack Obama arasında önemli görüşmeler gerçekleşti... Kapalı kapılar ardında gerçekleşen görüşmeden dünyaya yansıyan iki devlet başkanının suriye konusunda büyük ölçüde anlaştığı doğrultusundaydı bazı detaylar dışında... 

Görüşmenin ardından Rusya kolları sıvadı ve Suriye'yi bombalamaya başladı... Sözüm ona hedef IŞİD ancak gelin görün ki ölen tek bir IŞİD militanı yok ancak onlarca suriye halkı var... Yine melek yüzleri kana bulanan çocuklar var...

Beyaz Saray'dan gelen açıklamalar her ne kadar Rusya'nın saldırılarını tasvip etmez görünse de biz bilmiyor muyuz bin yıllık şeytanın iki yüzlü oyunlarını... İstediği kadar iyi polis rolüne soyunsuz yemezler, yediremezler...

Rusya bombaları peşisıra masum insanların üstüne yağdırırken Rus Ortodoks kilisesinden bir açıklama geldi... Baş rahip, rusya'nın başlattığı operasyon için "kutsal savaş" nitelemesini yaptı... Rahibin bu açıklaması, 11 eylül saldırılarının ardından abd'nin başlattığı savaş için Bush'un "haçlı savaşı" demesini hatırlattı... Obama'da IŞİD'le mücadeleye başlarken aynı nitelemeyi yapmıştı... Ve bugün Rusya'da savaşın çerçevesini dinle çizdi...

Hatırlayacaksınız Papa Franciscus'da 3. Dünya savaşının başladığını söylemişti... Unutmadan parçaların arasında boşluk kalmaması için es geçilmemesi gereken bir açıklamayı daha hatırlatmak gerekiyor; 7 Haziran seçimlerinin hemen ardından bir açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki “Türkiye gerçek manadaki birleştirici islamı bu hızla yaymaya devam ederse kısa sürede olağanüstü dev bir devlete dönüşecektir.” Demişti...

Şimdi tüm parçaları birleştirelim komşumuzda yaşananlar, yapılan açıklamalar akla şu soruyu getirmiyor mu? Bu savaş müslümanlara karşı mı başladı?

Türkiye'nin coğrafyamızdaki misyonunu da ortaya koyarsak, PKK'nın kimlerle birlikte hareket ettiğini, baraj aşılmış olmasına rağmen yapılan saldırıları, PKK'nın içinde küresel bir yapılanmanın olduğunu,  ellerindeki silahların alman, amerikan özel silahları olduğunu, ülkede cirit atan ajanları, sizce de hedefte Türkiye yok mu?

Şimdi kendi içimizde birbirimize düşmanlık yapmanın sırası değil, düşmanlara karşı tek olmanın yek olmanın zamanı... İçimizdeki iblislerden kendimizi temizleme zamanı... Sözlere değil icraatlere bakmanın zamanı... Figen Yüksekdağ çıkmış anlatıyor; "kadınlar yönetime diyoruz" "kadınlar konuşursa barış olur diyoruz" bakın mesela alın size güzel bir örnek... Yüksekdağ böyle diyor ama sırtını dayadığı pkk, bir ay önce 40 kızı dağa kaçırıp tecavüz ediyor sonra sen böyle ailenin yanına gidemezsin diyor ve dağda alıkoyuyor... Kadınlar yönetime diyor okul boykotu yapıyor bakıyor kimse uymamış okulu yakıyor yetmiyor bomba koyup patlatıyor. Bitti mi ne yazık ki... Anaların yavrularını dağa kaçırıyorlar yavrumuzu bize geri verin diyenleri de belediye avlusundan kovuyorlar... Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz...

Böyle devam ederse giden sadece Erdoğan olmayacak, ülke de elden gidecek... Zira küresel güçlerin hedefi Erdoğan'dan ziyade Türkiye....

Yazarın Önceki Yazıları
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu... 19.10.2016Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016AB ne ki, kriteri ne olsun? 11.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Kanun adamları suçludan mı yana? 03.12.2015Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Türkiye, AB ve mülteci krizi... 11.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Onlar korkmuyor, biz neden korkalım? 24.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.