YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Vatan da sağ olsun evlatlarımız da...
09 Eylül 2015 09:01

Ağız dolusu küfür etmek geliyor içimden zira hissettiklerimi anlatacak terbiyeli tek bir kelime dahi yok dağarcığımda...

Almanya’nın, Amerika’nın, İsrail’in, İngiltere’nin ve diğerlerinin köpekliğini yapan, terör örgütüne utanmadan destek veren,  Türkiye’nin ekmeğini yiyip, suyunu içen ve hainlikte geri durmayanlara hakkımın zerresini helal etmiyorum...

Türkiye’nin terör ajandasına baktığımızda terör örgütüyle defalarca karşı karşıya geldiğini ve “milli” bir mücadele yürütmek zorunda kaldığını görüyoruz... Teröre karşı tek Türkiye olduğuna bir çok kez şahit olduk... Ancak ne yazık ki bu kez durum bir hayli farklı zira bu kez terör ve siyaset birbirine girmiş durumda, bırakın yerli mücadeleyi siyasiler birbirine Fransız!

Ortadoğu'nun parlayan yıldızını söndürmeye çalışan küresel güçlerin milli aktörlerle birlikte hareket etmesi, ülkeyi el birliğiyle kaosa götürmesi, kıyamet alametleri arasında sayılabilir... Yoo hayır abartmıyorum; bir düşünün on yılı aşkın sürede koşar adımlarla kat edilen yoldan bir çırpıda geri döneceksiniz, milli tek bir argümanınız kalmayacak, söylemleriniz batının editörlüğünde yazılacak, batılı güçlerin karşısında el pençe divan duracaksınız, Ortadoğu'nun yükselen yıldızı değil ayak silinen paspası olacaksınız... – aaa şurada da bir Türkiye varmış...

Gerek bizim coğrafyamızda gerekse batı coğrafyasında Türkiye’den, yürüttüğü politikalardan, üstlendiği misyondan rahatsız olanlar var bunu anlamak o kadar zor değil, nedenleri apaçık ortadayken... Ancak bunu yapan içindense, toprağından, tarihindense bunu anlamak kolay olmuyor işte...

Suruç saldırısından bu yana ne yazık ki 100’e yakın canımızı şehit verdik, fidanlar toprağa bir bir düşerken ülkenin ana muhalefeti siyaset yapma derdinde “Elime fırsat geçmişken buradan da vurayım şuradan da vurayım” dedi, 35 yıllık mesele 12 yıla indirgendi sorumlu bulundu; Erdoğan...

Tabi zaten emanet oylarla terörü destekleyen, tezkereye evet derken ince hesaplar yapan, PKK’yı maşa olarak kullanan esad’ın avukatlığını yapan, yerinden olmaması için desteğini esirgemeyen, PKK’ya terör örgütü diyemeyen, Türk siyasetini tıkamak için türlü oyunlar peşinde koşan CHP değil erdoğan’dı...

CHP’nin bu hallerine ben kendimi bildim bileli alışkınım da geldiğimiz noktada beni en çok hayal kırıklığına uğratan MHP oldu... 7 Haziran seçiminin olduğu gece erken seçimi ilk zikreden isim olmuştu genel başkan devlet bahçeli, süreç ilerlediğinde AK Parti ile koalisyon yapmak istemediğini söyledi “amenna” dedik, HDP ile değil birlikte hareket etmek aynı parlamento çatısı altında olmaktan bile rahatsızdı MHP.

Buna da “tamam” hatta sadece tamam değil “haklılar abi...” dedik. Sürecin devamında Bahçeli kurulması durumunda seçim hükümetine destek vereceğini ülkenin hükümetsiz kalmaması için elini taşın altına koyacağını söylemesi de keza takdir toplamıştı...

Ve gelinen nokta; seçim hükümetine destek vermek şöyle dursun bakanların yemin etmesine dahi köstek oldu, aynı çatı altında olmaya tahammül edemediği HDP ile aynı safta yer aldı. Onlarca şehit verirken Türkiye o siyaseti üstünden çıkarıp istemediği çözüm süreci de ortadan kalkmışken gelin birlik olalım terörü topraklarımızdan kovalım demedi... Ya da diyemedi!!!

Suçladıkları AK Parti'yi terörle, küresel güçlerle mücadelede yalnız bıraktılar, aslında ak partiyi değil türkiye’yi yalnız bıraktılar, bu süreçte TSK’yı yıpratmaya çalışanlara çanak tuttular, kendini belediye başkanı zanneden dünkü çocuğa, “Cizre’de türkiye’ye karşı iç savaş yürütüyoruz” deme gücünü verdiler. Seçim hükümetinde HDP’li bakanların önünü açtılar.

Ne acı değil mi? Ülkeyi seçime götüren hükümette CHP ve MHP’den bakan bulunmayıp HDP’den iki bakanın bulunması...

Ve bunların hepsinden Erdoğan sorumlu öyle mi? Erdoğan’ın da sorumlu olduğu şeyler var elbette ama onlar, bunlar değil...

Anlaşılan o ki; siyasiler üzerlerine düşen görevi ne yazık ki bütünüyle yapamıyorlar bari biz yapalım...

Zira terörle topyekün mücadele etmek gerekiyor, sadece güvenlik güçlerinin ve siyasilerin üstüne yıkmak doğru olmaz, burası bizim vatanımız... Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Toplum olarak üzerimize düşen görevler var; terörü protesto ederken bunu bir terörist gibi yapmamak, ülkemizi kirli emellerden korumak için siyaseti bir yana bırakarak “millet” olmak. Vatanımızı yalnız bırakmayacağız, kendimizi de vatansız bırakmayacağız... Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur...

Gezi olaylarının yaşandığı günlerde sokaktan evlerine girmeyen ünlüleri de terörü lanetlemek için, şehitlerimize sahip çıkmak için tekrar sokaklara davet ediyorum, özelikle de “HDP’ye oy verdim” yaygarasını koparanları bence şehitlerimizin kanında onların da parmağı var...

Ümit edelim, dua edilim ki; şehitlerimiz bizlere haklarını helal etsinler...

Yazarın Önceki Yazıları
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu... 19.10.2016Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016AB ne ki, kriteri ne olsun? 11.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Kanun adamları suçludan mı yana? 03.12.2015Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Türkiye, AB ve mülteci krizi... 11.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Onlar korkmuyor, biz neden korkalım? 24.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
tebrik
 // cemal fedayi
Tuğba Hanım'ı tebrik ediyorum. Kanalahaber yazı ailesine güç ve renk kattı. Tuğba Hanım haberle iç içe olduğu için yazısı da bilgi yönünden dopdolu olmuş. Sıkılmadan rahat okunan bir üsluba sahip. Tebrik ediyorum......
17 Eylül 2015 Perşembe 17:49