YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Türkiye, AB ve mülteci krizi...
11 Kasım 2015 20:07

Yıllar süren dramın değişmeyen adresi; Suriye... Yitip giden canlar, günahsız yavruların parçalanan bedenleri. Evsiz, topraksız kalan insanlar hiç umurlarında olmamıştı ta ki; o insanlar sınırlarına dayanana kadar...

İnsan öldürmenin her yolunun pervasızca denendiği Suriye'de tüm yaşananlar gözler önünde. Siz gözlerinizi kapatsanız dahi kulaklarınız duyar, kulaklarınızı kapattığınız vakit izin verseniz yüreğiniz duyar. Ama insanlık bünyeyi terk ettiyse nafile ne görür ne duyarsınız. Avrupa'nın şimdiye kadar yaptığı da tam olarak buydu...

Ama uzaklar bir anda yakın oluverdi. Onlar için köprü olan Türkiye aradan çıktı, Suriye kapılarına dayandı ve Avrupa'nın etekleri tutuştu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel tüm sevimliliğiyle(!) genel seçim öncesi Türkiye'ye geldi, nabız yokladı. Yol haritalarını seçim sonrası belirleyeceklerini söyledi. Sandıktan istikrar çıktı. Şimdi kollar sıvandı ve Türkiye'yi nasıl istediğimiz noktaya getiririzin planları yapılıyor.

Bu arada önemli bir detayı da sizlerle paylaşmak isterim: Bilirsiniz Avrupa Birliği oldum olası bizden pek hazzetmez, açılıp kapanan birlik fasılları, birliğe kabul etmemek için gözün üstündeki kaş bahaneleri de en basit kanıtlar arasındadır. AB, Türkiye için hazırladığı son ilerleme raporunu kamuoyuyla paylaştı. Mülteciler konusunda takdir almışız, basın özgürlüğü konusunda sınıfta kalmışız vs aramızda kalsın bu rapor gerçek rapor değil. AB, çok daha ağır eleştirilerin olduğu  bir çok konuda Türkiye'yi suçlayan nitelikte zehir zemberek bir rapor hazırlamıştı ancak mülteci konusu kriz haline dönüşünce geri adım atmak zorunda kaldılar. Raporu yumuşattılar, suçlamaktan vazgeçip hafif eleştirilerle geçiştirdiler.

AB, mülteci krizi konusunda Türkiye ile anlaşmayı planlıyor. Anlaşmak için öne sürdükleri maddeler ise takdire şayan!

Peki AB Türkiye'den ne istiyor?

- Göçmenleri iş gücü piyasanıza, eğitiminize, sosyal hayatın içine daha fazla entegre edin. Türkiye'de daha iyi bir gelecek sahibi olsunlar.

- Mültecilerin yasa dışı yollardan Avrupa'ya akmasını engellemek için sınırlarınızı daha sıkı kontrol edin.

Bu başlıklardan da anlıyoruz ki temel talep mültecilerin Türkiye'ye entegre edilmesi. Bunun karşılığı olarak da maddi yardımda bulunmayı taahhüt ediyorlar.

Türkiye bu taleplere ne diyor? Elbette meselenin bu şekilde çözülmeyeceğini söylüyor.

- Eğer mülteci krizine kalıcı bir çözüm bulunacaksa sorun adresinde çözülmeli.

- Madem Avrupa Birliği bu sorunu Türkiye ile kalıcı olarak çözmek istiyor o zaman Türkiye'yi stratejik ortak olarak görmeli.

Tarafların son tahlilde sorunun çözümüne bakışı bu. Şimdi talepler nezdinde bir değerlendirme yapalım...

Anlaşılan o ki; AB Türkiye'yi bir sınır ülke olarak tahayyül ediyor. Mültecileri Türkiye'ye hapsetmeyi planlıyor. Sınır güvenliğinin altını çizmelerindeki neden de açıkça bu. Aksi halde mülteciler Avrupa'ya akmaya devam edecekler. İnsanlar ölümden kaçarken sınırlarda alınacak polisiye güvenlik önlemleri onları durdurmaya yetmez. Kaldı ki bu yöntem insani de değil, ahlaki de değil etik hiç değil. Macaristan sınırında olanları hatırlayın...

Bundandır ki Türkiye'nin çözümü işaret ettiği yer sorunun çıktığı ve devam ettiği yer. Yani önce Suriye'deki savaş bitmeli.

Unutmadan Avrupa bir de diyor ki; "eğer bu sorunu benim istediğim şekilde çözersek fasılları yeniden açarım."

İşte o zaman sormak lazım siz Türkiye ile fasılları neden dondurmuştunuz? Şimdi neden açmak istiyorsunuz? İlişkimiz bu durumda iyice siyasal bir düzleme kaymaz mı? Ve sen böyle devam ettiğin sürece bizim aramızdaki güven sorunu aşılamadığı gibi daha fazla erozyona uğrar. 

Türkiye ile ilişkileriniz  zedelenir bununla da kalmaz dilinize pelesenk ettiğiniz Avrupa normları da aşınmaya devam eder. Kısa vadeli adımların çözüm getirmeyeceği çok açık...

Yeni fasıllar tabi ki açılsın açılmalı da zaten ama bunu mülteciler konusunda Avrupa ile işbirliğinin karşılığında kısa süreli bir fasıl olarak değil, daha iyi işbirliği yapabilmenin şartı olarak yapmak gerekiyor. Türkiye'yi bir stratejik ortak olarak görmesi gerekiyor Avrupa'nın...

Türkiye bugün mülteci krizinde Avrupa'nın karşısında çok doğru bir noktada duruyor. Kesinlikle geri adım atmaması gerekir. Avrupa'nın dediğini yaptırdığı değil Avrupa'ya dediğini yaptıran olması gerekiyor. Çünkü tüm ipler Türkiye'nin elinde...

Son bir not daha Avrupa, mültecileri asla durduramayacak ta ki; savaş ekmeye değil barış ekmeye başlayana dek...

Kalın sağlıcakla....

Twitter: @tuba_dalkl

Yazarın Önceki Yazıları
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu... 19.10.2016Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016AB ne ki, kriteri ne olsun? 11.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Kanun adamları suçludan mı yana? 03.12.2015Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Onlar korkmuyor, biz neden korkalım? 24.10.2015Parolamız: "Vatan için tek yürek" 14.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.