YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Onlar korkmuyor, biz neden korkalım?
24 Ekim 2015 09:12

Birileri Kemal Kılıçdaroğlu’na ayar verme peşinde… Kılıçdaroğlu’nun seçim mitinglerinde sarf ettiği “imam hatipleri kapatmayacağız” sözleri belli ki rahatsızlık vermiş. Ölenlerin ardından Kur'an-ı Kerim okunması ise şikayet sebebi olmuş. Vay halimize! Laiklik diye gece gündüz nara atanlar dini çoktan siyasetle bir görür olmuşlar… 

Bir “duayen” programında Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuk ediyor, Ankara Garı'nda yaşanan bombalı saldırının hemen ardından. Hükümet de o sıra ölen yüzden fazla kişinin ardından Kur'an-ı Kerim okutmaya karar veriyor. Bizim “duayen” bunu duymuş ana muhalefet liderine “görüyor musunuz?” diyor “ölenlerin ardından Kur'an okutacaklarmış…”

Yaa dimi ne kadar garip. Halbuki Türkiye bir İslam ülkesi değil, biz aslında Budist inancına sahibiz. Neden ölenlerin ardından Kur'an okutalım ki? Bu Budistliğe yer yer ateistliğe sığar mı? Sığmaz…

“Duayen” şikayet etmekte yerden göğe kadar haklı. Hem bu laikliğe de ters. Zira ölenlerin ardından okutulan Kur'an “dini” değil “siyasi” bir vecibedir!

Kılıçdaroğlu’nun etrafını saran “duayen” sayısı birle sınırlı değil elbette. Biz bu topraklarda az “duayen” yetiştirmedik tabi.  İşte bunlardan bir tanesi de Kılıçdaroğlu’nun seçim mitinglerindeki “imam hatipleri kapatmayacağız” sözlerine takılmış. Bu seçim vaadinden öyle korkmuş öyle korkmuş ki; “çocuklardan vaz mı geçtiniz?” diye soruyor…

Böyle şeyler gördüğüm ve duyduğum zaman neyi merak ediyorum biliyor musunuz? Bu İslam’dan öcü gibi korkanlar, en çok demokrasiyi, insan haklarını, farklı görüşlerin birlikte yaşayabilme biçimini savunan insanlar nasıl oluyor da; bugün lezbiyen ve gayların hakkı seçim bildirilerine girerken, yaşam hakları savunulurken, bir Müslüman istediği gibi yaşama hakkına sahip olamıyor?

İşin daha acı ve daha vahim kısmı kendi topraklarımız içinde yaşadığımız bu ayrımcılık, bana BM’nin, uluslararası hukukun davranış biçimini hatırlatıyor. Onlar da insan haklarını, farklı görüşleri, demokrasiyi çok önemsiyorlar ama bir şartla “Müslüman değilsen”… Şimdi soruyorum  bu zihniyetin, bizi ötelemeye, ellerinden gelse yok saymaya hatta yok etmeye çalışan vahşi Batı'dan ne farkı var?

Yunanistan parlamentosu Başpiskopos eşliğinde gerçekleştirilen dini törenle açılıyor, Müslüman milletvekilleri için de ayrıca dini tören düzenleniyor. Dünyanın büyük gücü Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanları İncil’e el basarak yemin ediyor.

Rusya savaş uçaklarını kutsarken, Avrupa dini yaymak için insanları kiliselere çekmek adına  kampanyalar yaparken, Türkiye’de Müslümanlığını yaşamak isteyenler yobazlıkla suçlanıyorlar. Bu işte bir gariplik yok mu sizce de?  

Onlar korkmuyor biz neden korkuyoruz? Neyden korkuyoruz? İslam’dan mı? Gerçek Müslümanlar İslam’dan ve Kur'an’dan korkmaz. Çünkü bilirler ki Kur'an, insanlığı öğrettir, karıncayı bile incitmemek gerektiğini öğretir. Gerçek Müslüman dininden korkmaz. Bizi imanımızdan soğutmak için yıllarca ellerinden geleni yaptılar. Batılı saçma dizilerle, Türkiye Malezya olacak safsatalarıyla zihinlerimizi kontrol altına almaya çalıştılar. Ve ne yazık ki çok da başarısız sayılmazlar…

İzin veriyoruz; modern olacağız derken bizi istedikleri kalıba sokmalarına izin veriyoruz. Amerika, Almanya, Fransa ve diğerleri İslamiyet’ten korkuyorlar. Topraklarında bu dinin yayılmasından korkuyorlar. Ne gariptir ki onlar korktukça İslamiyet’in yayılma hızı da artıyor. Ve onlar bunun önüne geçmek için kaynağını kurutmanın iyi bir yöntem olduğuna inanıyorlar. Bunun için bizim gibi hem İslam’ın hem cumhuriyetin birlikte yürüdüğü örnek toplumları hedef alıyorlar. Hatta içinde bulunduğumuz Ortadoğu coğrafyasında da Türkiye, örnek olunmasından korkulan bir ülke konumunda. (bunun ayrıntılarını da bir başka yazı da yazarım şimdi batı nezdinde görmeye devam edelim)

Burada bizim üstümüze düşen görev; hem dinimize hem de cumhuriyetimize sahip çıkmak. Asparagas hurafelere kulak asmamak. Bizi biz yapan inançlarımızı yok saymamak. Başı açıkmış, kapalıymış, o ondan daha Müslümanmış, namaz kılmazmış da kılar gibi yaparmış, inanmazmış da inanır gibi yaparmış, kızlar mini etek giymeliymiş de modern olmalıymış, hepimiz ılımlı Müslümanmışız… Bunların hepsi safsata gerçeğin ne olduğunu görmek isteyen buyursun yüreğine baksın zira maneviyatımıza dair en doğru cevap orada var olandır…

Dinimizden, inançlarımızdan, bizi biz yapan değerlerden, gata fiyongundan, türbandan, imam hatiplerden, karma okullardan, çalışan ve gülen kadından, karısına saygı duyan adamdan, kızını okutan babadan, beş vakit namazını kılan teyzeden, dua eden çocuktan, çocukların saçını okşayan dedelerden, ninelerden, camileri dolduran ümmetten, ölenlerin ardından okunan Kur'an-ı Kerim’den korkmuyorum, korkmuyorum, korkmuyorum.  Bunlar benim değerlerim ben böyle büyütüldüm, yavrularımı da böyle büyütüyorum…

@tuba_dalkl

 

                                                                                                                   Tuğba Dalkılıç

Yazarın Önceki Yazıları
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu... 19.10.2016Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016AB ne ki, kriteri ne olsun? 11.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Kanun adamları suçludan mı yana? 03.12.2015Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Türkiye, AB ve mülteci krizi... 11.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Parolamız: "Vatan için tek yürek" 14.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.