YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kanun adamları suçludan mı yana?
03 Aralık 2015 19:39

Hepimizin içini acıtan, günlerce rüyalarımıza giren güzel gözlü, güzel yüzlü Özgecan'ın yaşadığı vahşet, acımasız katillerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirdi... 

Ve biz hukuk devletinde yaşadığımızı zanneden vatandaşlar bu karara sevindik... Bu ne yaman çelişkidir böyle? Böylesi acı ve trajik olayın ardından verilen karar bizi sevindiriyor. Bu işte çok büyük bir yanlış var...

Halbuki, sevinmek yerine "her zaman ki gibi hakim yine hakimliğini yaptı ve adalet yerini buldu" diyebilirdik  ama öyle olmadı. Kimse kusura bakmasın sizi bilmem ama benim yaşadığım ülkede hukuk sistemi kangren olmuş durumda. Eğer sistemin sağlıklı ve olması gerektiği gibi adaletli bir şekilde zuhur etmesi isteniyorsa, yasalardaki o kangren maddeler çıkartılmalı, yeni düzenlemeler yapılmalı. 

Bakın Özgecan Arslan davasında hakim "iyi hal indirimi" uygulamadı. Yani doğru olanı yaptı. Neden? Çünkü Özgecan vahşice öldürüldü, tacize ve saldırıya maruz kaldı. Şimdi sormak lazım; böylesi bilinçli bir cinayet işleyen katil, nasıl iyi halli olabilir? Hakim nasıl bu katilin mahkemede kendisine saygılı davrandığı ve takım elbise giydiği için cezasını hafifletebilir? Hafifletemez, buna ne adalet, ne vicdan, ne de insanlık izin verir? Ama tüm bu önemli ve özel sıfatları yok sayan sözüm ona hukuk adamları var. Özgecan'ın davası medyanın önündeydi ciddi kampanyalar yürütüldü, davaya bakan hakimlerin vereceği karara odaklanıldı ve onlarda yapılması gerekeni yaptılar. Belki bu kadar medyanın takip ettiği bir dava olmasaydı, karar Diyarbakır'daki davanın kararıyla aynı olurdu. Diyarbakır'da ne mi oldu? Hemen arz edeyim....

Diyarbakır'da iki yıl önce 14 yaşındaki bir kız çocuğu tecavüze uğradı. Vahşi sapık önce kız çocuğunun başına taşla vurarak onu bayılttı, ardından tecavüz etti. Sonra kız çocuğu hamile kalınca aile vahşi sapıktan şikayetçi oldu, dava başladı... 
Açılan davada "beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cebir kullanarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 43,5 yıl hapisle cezalandırılması istendi. Peki böyle mi sonuçlandı dava? Ne yazık ki hayır...

Vahşi sapık ve mağdur evlendirildi. Sanık hakime 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmediğini söyledi. Önce "çocuğun beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde cebir kullanarak nitelikli cinsel istismar" diyen hakim kız çocuğunun kafasına vurulan taşı hiçe saydı, görmezden geldi. Sanığa 14 yıl hapis cezası verdi. Bu kararla suçlunun yanında yer almak hakim beye yetmemiş olacak ki sapık sanığın mahkemede kendisinin karşısındaki saygın(!) tutumu da hoşuna gitmiş. Bunu için bir de iyi hal indirimi yapmış, böylece ceza 11 yıl 8 aya indi. Ne yazık ki bitmedi hakimin karara dair dudaklarından son dökülenler  kahretti; 

"Mağdurenin ruh sağlığı bozulmadığı için ceza oranını artıran kanun maddesi uygulanmadı" ölen insanlığın üzerine toprağı siz mi atarsınız? Ben mi atayım?

Nereden tutsanız elinizde kalıyor. Daha bunun gibi verilecek o kadar çok örnek var ki. 
Anlam veremediğim maddeler var ceza kanunumuzda. Mesela "iyi hal" kavramı. Nedir bu "iyi hal" kavramı?

Anlamak için TCK'nın 62. Maddesine bakmamız gerekiyor;

Madde 62 – (1) fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmi beş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.

(2) takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.

Bir de takım elbise mevzu var ki akıllara zarar... Bir kadının üzerine benzin döküp yakan cani mahkemeye takım elbiseyle geldiği için hakim, cezasından 6 yıl indirdi... 

Bu maddeler bu yasadan çıkarılana kadar, bu hakimler gerçek bir kanun adamı gibi davranana   kadar hiç kimse beni bir hukuk devletinde yaşadığıma inandıramaz...

                                                                                                               TUĞBA DALKILIÇ

                                                                                                              Twitter: @tuba_dalkl

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu... 19.10.2016Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016AB ne ki, kriteri ne olsun? 11.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Türkiye, AB ve mülteci krizi... 11.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Onlar korkmuyor, biz neden korkalım? 24.10.2015Parolamız: "Vatan için tek yürek" 14.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.