YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu...
19 Ekim 2016 15:33

Tarih yine tekerrür ediyor. Aynı coğrafyada aynı aktörlerle. Ne acı ki amaç da aynı araç da... Amaç: ABD'nin Musul'u işgali, araç: terör örgütleri, mezhep çatışmaları... Bu filmi daha önce gördük. Buraya kadar her şey aynı umarım sonu da aynı olmaz. İşte asıl soru burada kendini gösteriyor; sonun aynı olmaması için ne yapmak gerek? Türkiye coğrafyadaki oyun bozucu rolünü Musul'da da gösterebilecek mi? Türkiye'nin önüne nasıl engeller çıkaracaklar?

Öncelikle filmin çevrildiği ülkeyi mercek altına almak gerekiyor. Zira özellikle Irak merkezi yönetimine baktığımda gördüğüm şu: Stockholm sendromu...

Irak Başbakanı İbadi tamamı ile ABD'nin güdümü altında olduğunu beyan eden açıklamalarını peşi sıra yaparken ister istemez insanın aklına geliyor; EBU GUREYB cezaevi...

Bugün hala orada yaşananların görsellerine bakmaya yüreğimiz el vermiyor. ABD, "Irak'ı özgürleştiriyorum" dedi. Sonrasında milyonlarca insan canından oldu. Ebu Gureyb cezaevinde yapılanlar 53 sayfalık bir raporda toplandı. Her sayfası insanlığın nasıl yok edildiğini anlattı. 
Bugün gelinen noktaya baktığımızda Irak merkezi yönetiminin tutumu ABD'ye "sizin bize yaşattıklarınız yetmedi daha fazla acı, daha fazla gözyaşı, daha fazla ölüm istiyoruz" demekten başka ne olabilir ki?

Irak'ın ikinci büyük şehri Musul'un önemi...

Musul, Kuzey Irak ve Kerkük petrol boru hattının tam ortasında yer alıyor. Bu da şehri tartışmaların merkezine taşıyor. Rakamları konuşturacak olursak Musul ve Kerkük enerji sahalarındaki rezervlerin parasal değeri 4 trilyon doları aşıyor. ABD tamamen bu bölgeyi kontrolü altına almaya çalışıyor. Tabiri caizse suya sabuna dokunmadan bölgedeki terör örgütlerini paralı askeri olarak kullanarak. Ne yazık ki buna Irak da dahil. Irak hiçbir zaman ABD'nin bölgedeki piyonu olmaktan geri durmadı. Onca acı tecrübeye rağmen. Bir ABD klasiği olan böl, parçala, yönet stratejisi Musul'da da kendini gösterecek ve Musul parçalara bölünecek. 

Musul operasyonunda en önde ilerleyen Haşdi Şabi'nin dilinden dökülenler gelen tehlikenin habercisi niteliğinde. "İmam Hüseyin'in intikamını alacağız", Sadr yanlılarının Bağdat elçiliğine yaptığı protestoyu da buna katalım. "Türkiye'yi istemiyoruz" pankartları açtılar. Çıkarmak istedikleri mezhep çatışmalarını ve sözde intikam savaşını engelleyecek güç olan Türkiye'yi Musul'da istemiyorlar. Ancak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği gibi "Türkiye operasyonda da olacak masada da" nitekim öyleyiz de. Türkiye'nin varlığı özellikle ilerleyen süreçte daha çok önem kazanacak. Terör örgütleri arasından kendine müttefik seçmek zorunda kalacak olan halkın elini ve yüreğini rahatlatacak. Çıkarılmaya çalışılan mezhep çatışmalarında fren rolü oynayacak. Yine Cumhurbaşkanımızın defaatle altını çizdiği gibi "ne sünni ne şii ben müslümanım" işte bu söylem oyunlara taş koyacak cinsten. 

Bakınız her şey ortada... DAEŞ ortaya çıktığı günden beri 63 ülkeden oluşan koalisyon güçleri bu terör örgütünü bitirmeye çalışıyor. Ama ortada bir sonuç yok. Türkiye ÖSO'yu destekledi DAEŞ balonu patladı. Dabık'ın temizlenmesi 24 saat sürdü. Sözde yenilmez terör örgütünün tüm maskesi bir anda düşüverdi. ABD'nin ve onun desteklediği PKK'nın açtığı koridorlar bugün DAEŞ'e hizmet veriyor... 

Bugün ABD Musul üzerinden Ortadoğu'da amacına ulaşırsa bu sadece İran'ın ve ABD'nin işine yarar. Coğrafya yine kan gölüne döner. DAEŞ gider Haşdi Şabi gelir yada kontrolü bu yolla sağlamak isteyen küresel güçler böldükleri topraklara oluşturdukları terör örgütlerini yerleştirirler. İşte Türkiye asıl o zaman ateş çemberinin ortasında kalır. Bugün batının provokatörlüğünü yapan içimizdeki irlandalılar o zaman kafalarını vuracakları taş ararlarda bulamazlar. Ülkemize sahip çıkmamızın bir yolu da bölgemize, komşularımıza sahip çıkmaktan geçiyor. Jeopolitiğimiz bunu gerektiriyor. Bir de insanlığımız elbette... 

 

                                                                                                                        TUĞBA DALKILIÇ

Yazarın Önceki Yazıları
Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016AB ne ki, kriteri ne olsun? 11.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Kanun adamları suçludan mı yana? 03.12.2015Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Türkiye, AB ve mülteci krizi... 11.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Onlar korkmuyor, biz neden korkalım? 24.10.2015Parolamız: "Vatan için tek yürek" 14.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Ahmet altunkaya eski şehir.
ÂLLAH YURDUMUZUN ORDUMUZUN YÖNETİCİLERİMİZİN VE MİLLETİMİZİN YAAAR VE YATDIMCISI OLSUN .KUDUZLAR ÇOK AZDI ALLAHIM EBABİLLERİNİ ORDUMUZA YARDIMCI GÖNDER...
20 Ekim 2016 08:14