YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tuğba Dalkılıç
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
AB ne ki, kriteri ne olsun?
11 Mayıs 2016 19:13

Benim bu satırları yazdığım dakikalarda Avrupa Parlamentosu vize muafiyetini görüşmek için olağanüstü toplandı. Ben kararı beklemedim, zira nasıl bir karar çıkacağını biliyorum; vize serbestisi kabul görmeyecek. Bunu biliyor olmak için de  kahin olmaya gerek yok, bize dikte etmeye çalıştıkları kriterlere bakmak yeterli...

Bakalım o zaman o malum kriterlere;

1- Yolsuzlukla mücadele eylem planı güncellenecek ve Greco tavsiyeleri ışığında siyasi partilerin finansmanı, dokunulmazlıklar, rüşvet ve yargı bağımsızlığının sağlanacağı düzenlemeler yapılacak.

2- Europol ile işbirliği, kişisel verilerin korunması yasasında yeni düzenleme.

3- Mart ayında çıkartılan kişisel verilerin korunması kanunun yeniden çıkartılması.

4- Organize suç ve terör tanımının AİHM ve AB standartlarında “kişi güvenliği ve özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ile uyumlu hale getirilmesi.”

5- AB ülkeleri ile adli yardımlaşma.

Önce şunu çok iyi anlayalım Avrupa bizi kendisinden çok ama çok daha düşük seviyede görüyor tüm çabası da bu zaten bizi kendi seviyesine "medeniyet" seviyesine çekmek(!). Bunun için de çabalamamız gerekiyor kolay olmasa gerek koskoca Avrupa'nın seviyesine çıkmak. Onlar kendilerini nerede görürlerse görsünler oldukları asıl yer işte burası... Lütfen altta yazdığım maddeleri üstte yazan maddelerle karşılaştırın.

1- Avrupa Birliği Komisyonu'nun kendi açıkladığı rapora göre; birlikteki yolsuzluk dudak uçuklatan seviyede. Komisyonun içişleri konularındaki yetkilisi Cecilia Malmström "Avrupa'da yolsuzluk bilançosu" raporunu açıkladı. Rapora göre, yolsuzluğun ab ekonomisine maliyeti birliğin bütçesine denk geliyor. 120 milyar euro... Yetkili sadece miktarı açıklamakla kalmıyor bir başka gerçeği de gün yüzüne çıkarıyor.  Malmström, yolsuzluğun demokrasiye olan güveni aşındırdığı ve ekonominin kaynaklarını kuruttuğunu da belirtiyor.

Ayrıca komisyonun Avrupa genelinde yaptırdığı bir ankete göre; birlik ülke vatandaşlarının %64'ü rüşvet deneyimi yaşamış!!!!!!!!

 2- Hangi Europol ile işbirliği yapacağız? 2 yıl içerisinde 12 bin mülteci çocuğu kaybeden Avrupa Polis Teşkilatı'yla mı? 3 bin mülteci kadını fuhuş çetelerine kaptıran Avrupa'nın Polis Teşkilatıyla mı? Türkiye neden bu yüz karası teşkilatla iş birliği yapsın ki? 5 yıldır Türkiye ülkesinde milyonlarca mülteciye bakıyor, çocukların kaybolması şöyle dursun gelen mülteci çocuklar arasında okur-yazarlık oranı arttı. Hiç bir kadın da kaybolmadı. Ne için işbirliği yapacağız? Söylemeye çekiniyorlar yoksa Türkiye'den bir şeyler öğrenmek için mi işbirliği öneriyorlar? Öğretiriz, biz onlara onlar gibi "yok etmeyi" değil nasıl "var edilir" onu öğretiriz. Bizim onların değil ama onların bizim işbirliğimize gerçekten  ihtiyaçları var...

3- Siz dönün kendi Avrupa'nızda yaşananlara bakın Julian Assange, Edward Snowden, Panama vb daha sayabiliriz ama gerek yok siz anladınız...

4- Avrupa'da ortak bir terör tanımı mı var? Yok. Peki Türkiye hangi ülkeye göre tanım yapacak? Bence Belçika'ya göre yapsın kalbinden girelim Avrupa'ya ;) mesela biz de Brüksel'in yaptığı gibi TBMM'nin hemen yanına IŞİD terör örgütünün bir çadırını kurduralım başlarına da devlet koruması verelim.

Bu yetmez eksik kalmasın başkentimizde Ankara'da el kaide'ye temsilcilik açtıralım. Böylece Avrupa'dan farkımız kalmaz. Onların kriterlerine ulaşmış oluruz.

5- AB ile adli yardımlaşma yapmamız isteniyor. Biz bunu zaten yapıyoruz siz alamıyorsanız o sizin sorununuz. Hemen hatırlatalım uzak değil Belçika teröristini Türkiye deşifre etti, Avrupa kabul etmedi sonuç ortada. Yok bu değil de adli yardımlaşmadan kastınız adalet noktasındaysa bizim yapabileceğimiz hiç bir şey yok çünkü Avrupa'da adalet yok, olmayan bir şeyin paylaşımı da olmaz. Öğretelim desek o da olmaz zira artık iflah olmazsınız...

Bence AB artık amacımız değil aracımız olmalı...

 

Kalın sağlıcakla ;)

 

                                                                                      TUĞBA DALKILIÇ

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Irak yönetimi ve Stockholm sendromu... 19.10.2016Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... 20.07.2016Suçlu arıyorsan aynaya bak Kılıçdaroğlu 09.06.2016Terörle işbirliğinde CHP HDP'yi solladı... 18.05.2016Uyan ey Kılıçdaroğlu gafletten uyan... 14.05.2016Sakin olun "laiklik" dalınız kırılmayacak... 02.05.2016İslam birliği ABD'yi neden telaşlandırdı? 26.04.2016Kürkçü ve Demirtaş cevap verin... 21.04.2016"HDP=CHP" işte bütün mesele bu 10.02.2016Kanun adamları suçludan mı yana? 03.12.2015Büyük yanılgı; terörle terörlü mücadele... 17.11.2015Türkiye, AB ve mülteci krizi... 11.11.2015Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene... 29.10.2015Onlar korkmuyor, biz neden korkalım? 24.10.2015Parolamız: "Vatan için tek yürek" 14.10.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Süleyman Ak
İstiklal marşı şairi M.Emin Yurdakul değil sayın katılımcı yanlış söylrdi dil sürçmesi oldü galiba....
02 Haziran 2016 22:50
 // H
Teşekkür ederim...
12 Mayıs 2016 22:05
işte bu!
 // misafir
Ağzına, kalemine sağlık......
12 Mayıs 2016 19:19