YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
ABD Irak savaşında istediğini elde etti mi?
19 Mayıs 2016 12:29

ABD Başkanı Barack Obama’nın, savaş bölgelerinde, karaya Amerikan askeri çıkarmama politikasında, Afganistan ve Irak’ta uğranılan askeri hezimetin ve ağır mali külfetin büyük payı olduğu bilinmektedir. Bu iki savaşta da ABD hedeflerine ulaşamamış yüksek bedeller ödemiştir.

Bir savaşta askeri bir başarıdan söz etmenin birinci kriteri, tahmin edilen maliyetler ile gerçekleşen maliyetlerin birbirine yakın olmasıdır. ABD’nin Birinci ve İkinci Irak savaşları bu kriter ile değerlendirildiğinde, İkinci Irak Savaşı’nın maliyetinin tahmin edilenden çok yüksek olduğu, dolayısıyla ABD adına bir başarıdan söz etmenin mümkün olmadığını göstermektedir.

Birinci Körfez Savaşı ve Maliyeti

1 Ağustos 1990'da, Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak ordusu, Irak'a ait olduğu gerekçesiyle Kuveyt’i işgal etmişti. Irak ordusunu Kuveyt’ten çıkarmak için oluşturulan koalisyona 40'a yakın ülke katılmış, 30'dan fazla ülke de Basra Körfezi'ne asker göndermişti. 956 bin kişiye ulaşan koalisyon ordusunun % 73’ünü 697 bin  askerle ABD teşkil ediyordu.

Koalisyon ordusunun Irak kuvvetlerine karşı saldırısı 17 Ocak 1991'de başladı ve Iraklılar Kuveyt'ten geri çekildiler. 1991 yılı Nisan ayının ilk haftasında sona eren  Birinci Körfez Savaşı’nın Irak’a ekonomik maliyeti ülkenin tüm alt yapısının ve sanayisinin büyük bir kısmının tahrip olmasıydı. 200.000 Iraklının ölmesi de işin insani, vahim boyutuydu.

Bu savaşta koalisyon güçlerinin savaş maliyeti 61 milyar doları bulmuştu. Bu maliyetin 36 milyarlık kısmını Suudi Arabistan tek başına karşıladı. Koalisyona asker vermeyen Japonya 10 milyar,  Almanya da 6,6 milyar dolar mali yardımda bulundu. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Umman’da maliyetten paylarına düşeni ödediler. ABD sadece 7 milyar dolarlık bir maliyeti üstlendi.

İkinci Körfez Savaşı ve Asker Maliyeti

Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere önderliğinde oluşturulan Çokuluslu Koalisyon Kuvvetlerinin, Saddam Hüseyin’in elinde kitle imha silahlarının bulunmasını gerekçe göstererek, 20 Mart 2003'te başlattığı Irak’ı işgal operasyonu, ABD ordusunun 5 Aralık 2011 tarihinde Irak’tan çekilmeye başlamasıyla sona erdi.

8 yıl süren İkinci Körfez Savaşının askeri ve mali açıdan maliyeti hep tartışılageldi. Kamuoyu tepkisi dolayısıyla, ABD’nin gerçek askeri kayıplarını kamuoyundan gizlediği iddia edildi.

ABD, Irak ve Afganistan'da toplam 2 milyon askerini dönüşümlü olarak görevlendirmiş, askeri ekipmanının %40’ını da bu savaş sırasında Irak’a yığmıştı. 2. Irak Savaşın ilk yıllarında yapılan araştırmalarda, ABD kamuoyunun savaşta kaybetmeyi göze alacağı asker sayısının 1.500 olduğu hesaplanmıştı. Ancak, resmi belgelere göre savaşın başından 2011 sonuna kadar Irak’ta öldürülen ABD askeri sayısı 4.500’ü bulmuştu. Pentagon’un sitesine koyduğu resmi verilerde Irak savaşında yaralanan asker sayısı da 47 bin olarak açıklanmıştı. RAND Corporation tarafından 2008 yılında hazırlanan bir rapora göre bu iki savaş katılan 390 bin ABD askeri travmatik beyin rahatsızlığına maruz kalmıştı.

Ancak bağımsız kaynaklara göre bu savaşın kayıp rakamları gizleniyordu. Gerçekte ABD Ordusunun Irak’taki kayıplarının 50 bini, Afganistan’da ise 20 bini geçtiği iddia ediliyordu. Bu kayıplara, ABD adına savaşan paralı askerler ve özel güvenlik şirketlerinin kayıpları dâhil edilmemişti. Halbuki yeni savaş modelinde paralı askerler Amerikan ordusunun vazgeçilmezleri haline gelmişti. ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre Irak ve Afganistan'da Ocak  2011 itibariyle 87,483'ü Afganistan 71,142'si Irak’ta olmak üzere toplam 190 bin özel güvenlik elemanı bulunuyordu.

İkinci Körfez Savaşı Maliyet Tahmini Fiyaskosu

Savaştan önce, muhtemel bir Irak savaşının ABD’ye maliyetini belirlemek amacıyla, iki ayrı resmi araştırma yapılmıştı. İlk araştırma Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi uzmanları tarafından Ekim 2002’de, ikincisi ise ABD Kongresi’nin Bütçe Ofisi (CBO) tarafından gerçekleştirildi. Temsilciler Meclisi’nin araştırmasında savaş için iki ayrı senaryo yazıldı ve ikisi için de ayrı ayrı maliyet hesapları çıkarıldı. İhtimal payı daha yüksek olan ilk senaryo (New War A)’nun ABD’ye maliyeti 48-60 milyar dolar olarak hesaplanmıştı.

Temsilciler Meclisi ve Kongre’nin bütçe ofisleri tarafından yayınlanan araştırmalar, kısa süreli ve başarıyla sonuçlanan bir savaşın maliyetinin 50 milyar dolar dolayında olacağını gösteriyordu. Her iki araştırmaya göre de muhtemel Irak operasyonu, 1.Irak Savaşı kadar maliyetli olmayacaktı. Kongre Bütçe Yönetimi (CBO) savaşın aylık masrafının ABD'ye 1-4 milyar dolar olacağını hesaplamıştı.

İngiliz düşünce kuruluşu “The Institute of International Strategic Studies” de, 100.000 kişilik bir ordu ile Irak’ı 5 yıl kadar bir süre işgal etmenin yaklaşık 125 milyar dolara mal olacağını tahmin etmişti.

Diğer açıklanan maliyet tahminleri de şöyleydi:

Başkan Yardımcısı Dick Cheney’e göre 80 milyar dolar,

Brookings Enstitüsü analistlerinden Michael O’Hanlon’un hesabına göre 40-50 milyar dolar ve her yıl 20 milyar ek masraf,

Başkan George Bush’un danışmanlarından Lawrence Lindsay ‘a göre 100-200 milyar dolar,

ABD bütçe yönetimi şefi Mitch Daniel’e göre maksimum 60 milyar dolar.

Gerçekleşen Savaş Maliyeti

ABD yetkililerinin  savaş öncesi tahmin ettikleri savaş masraflarında ciddi şekilde yanıldıkları ortaya çıktı. Çünkü işgal kuvvetleri 1.Irak Savaşı’ndan farklı olarak şiddetli bir direnişle karşılaştılar. Bu durum hem işgal süresini uzattı hem de savaşın maliyetini artırdı. ABD Kongresi Araştırmalar Servisi (CRS)’nin yaptığı hesaplamada Irak'taki her bir Amerikan askerinin maliyetinin 390,000 dolar olduğu ortaya çıktı.

ABD'nin savaş sonrası Irak'ın yeniden inşası için yaptığı harcamaları inceleyen özel müfettiş Stuart Bowen'ın yayınladığı rapora göre, işgalin maliyeti 797 milyar dolara ulaşmıştı. “Çıkarılan Dersler” başlığı ile biten söz konusu raporda, Washington yönetiminin çok fazla para harcamasına rağmen az sonuç aldığına dikkat çekilmişti. ABD Kongresi Bütçe Ofisi (CBO) ise izleyen 10 yıl içerisinde savaşın ek maliyetlerinin 588 milyar dolar olacağını tahmin etmekteydi.

Öte yandan, Nobel Ödülü sahibi dünyaca ünlü ekonomist Joseph E. Stiglitz ve Harvard Üniversitesi'nden Linda J. Bilmes'in birlikte hazırladıkları “The Three Trillion Dollar War” adlı kitapta, Irak savaşının ABD'ye gerçek maliyetinin 3 trilyon doları aşabileceği tespit edildi. Bu hesaba, zarar gören askeri araçlar, ABD askerlerine ödenecek tazminatlar ve sağlık harcamaları da dâhildi. Kitapta, savaşın maliyetinin sadece ABD'de yaşanan finansal krizin etkilerini ağırlaştırmakla kalmadığı, krizle etkili mücadeleyi de olumsuz etkilediği ve artan borçlanma ile ABD'nin manevra kabiliyetini azalttığına da dikkat çekilmişti.

Finansal veriler sağlayan site Market Watch'a göre ise işgalin ABD'ye maliyeti, Irak’tan askerlerin çekildiği Aralık 2011'den sonraki masraflarla beraber, direkt ve dolaylı harcamalarla birlikte toplam 4 trilyon doları buluyordu. Diğer dolaylı maliyetler; savaşı finanse etmek için alınan borçların faizleri, Kuveyt, Katar ve Bahreyn'deki askeri üslerin giderleri, Irak'ta Amerikan mülkiyetlerinin güvenliğinin korunması için özel güvenlik şirketlerine ödenen ücretler ve ABD Savunma Bakanlığı'na göre sayıları 32 binden fazla olduğu tahmin edilen yaralı askerlerin tedavisi için ayrılan kaynaklardan oluşmaktaydı.

Bir başka hesaba göre, fiili maliyete ilaveten, hem Afganistan hem de Irak savaşını finanse etmek için alınan borçların faizleri vade sonu olan 2053 yılına kadar 7 trilyon dolar düzeyine erişecektir. George W. Bush döneminde başlatılan Irak ve Afganistan savaşları Hazine'ye 1.3 trilyon dolar gibi devasa bir doğrudan maliyet getirmiş ve bu yük borçlanmayla karşılanmıştı. Savaş malullerine ve diğer askeri ihtiyaçlara da sırasıyla 428 milyar dolar ve 663 milyar dolar ödeme yapılmış, bu giderler de borçlanma yoluyla karşılanmıştı.

Askeri harcamaların yükseldiği sırada, Bush yönetiminin zenginler için 1.7 trilyon dolarlık vergi indirimine gitmesi dolayısıyla kamu gelir ve gideri arasındaki fark daha da açıldı. Federal vergilerin milli gelire oranı yüzde 15'e gerilerken, Federal harcamaların milli gelire oranı yüzde 24'e yükseldi. Dolayısıyla ABD ekonomisini hep canlandırdığı düşünülen savaş, bu defa devleti mali krize sürükledi.

Irak Petrolleri ile Savaş Maliyetlerinin Karşılanması

Irak’ın petrol rezervleri, yaklaşık 143 milyar varil olarak hesaplanmakta olup, 2013 yılı itibarıyla, Suudi Arabistan, Venezüela, Kanada ve İran’ın ardından dünyada en fazla ispatlanmış petrol rezervi olan 5. ülke konumundadır.

İran ile savaşa girmeden önce Irak’ın petrol üretimi 3.5 milyon varil/günl iken, savaştan sonra, Irak’ın günlük petrol üretimi 2.1 milyon varil/gün kadar gerilemiş ve bu trendde devam etmiştir. İşgalden sonra ABD ve Britanya, BM’ye baskı yaparak Irak’a uygulanmakta olan yaptırımları kaldırtmış ve Irak petrollerinin dış piyasaya satış yolunu açmıştır.

2014 yılından itibaren petrol üretim seviyesi 3 milyon varil/günü aşmıştır. Irak Petrol Bakanlığı takip eden on yılın sonuna kadar mevcut üretimi 4.15 milyon varil/güne çıkarmayı planladığını duyurmuştur. Ancak Irak’ın belirtilen bu seviyede üretim yapabilmesi için 25 milyar ile 75 milyar dolar arasında bir yatırıma ihtiyaç duymaktadır.

Tüm Irak’ta üretilen petrolün ihracatı SOMO (State Organization for Marketing of Oil)’nun yetkisine verilmiş olup petrol ihracatından gelen bütün gelirler, ABD’nin JP Morgan Bankası'nda açılan “Irak Kalkınma Fonu” hesabında toplanmakta ve bir takım kesintiler yapıldıktan sonra Irak Merkez Bankası'na devredilmektedir.

BM'ye göre, Fona, kurulduğu 2003 yılı ile 2008 yılı Aralık ayı arasında Irak'ın petrol ve petrol ürünleri ihracından elde edilen yaklaşık 165 milyar dolar yatırıldı. Ancak Fonun kullanımı sırasında pek çok yolsuzluk ve şaibe ile karşılaşıldı. Irak Kalkınma Fonu (FDI) Başkanı Oussama al-Noujaifi, 2011 Şubat’ında yaptığı açıklamada fonda 40 milyar dolar açığın olduğunu iddia etti. Bu kadar büyük tutardaki yolsuzluk, zavallı Irak halkının nasıl soyulmakta olduğunu göstermek için yeterliydi.

Irak’ın son 5 yıllık petrol geliri hakkında Petrol Bakanlığı Sözcüsü Asım Cihat’ın 2016 Mart ayında Al-Monitor’a yaptığı açıklamalar, hem ABD hem de petrol şirketleri bakımından iç açıcı bir tablonun bulunmadığını ortaya koymaktadır. Asım Cihat konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 2011-2015 döneminde 5 yıllık toplam üretimin parasal karşılığı 395 milyar doları bulmuş, bunun 46 milyar dolarlık kısmı yabancı şirketlere ödenirken devlet 348 milyar dolar net gelir elde etmiştir.

Aşağıdaki tabloda da, 2003-2011 yıllarını kapsayan Irak’ın 8 yıllık petrol gelirleri gösterilmiştir.

tb1.jpg

Gerek 2003-2011 yılları petrol gelirlerini gösteren yukarıdaki tablo,  gerekse Petrol Bakanlığı Sözcüsü Asım Cihat’ın 2011-2015 yılları petrol gelirlerine ait açıklamaları, Irak’ın petrol ürünleri satışı ile savaş maliyetlerini karşılamasının hiç te kolay olmadığını ortaya koymaktadır. Bu verilere göre, savaşın 3 ila 4 trilyona mal olduğu varsayıldığında, ABD’nin 80 yıl boyunca Irak petrolüne el koysa dahi  harcadığı masrafı karşılayamayacağı ortadadır.

ABD, demokrasi getirme iddiası ile girdiği Irak’tan 2011 yılında çekilirken, geride etnik ve mezhep itibariyle parçalanmış, 1,5 milyon civarında insanı çatışmalarda ölmüş, terörle boğuşan bir Irak bırakmıştır. Ardından, Ortadoğu’daki klasik müttefiklerini eski düşmanları ile değiştirerek bölge dengelerini alt-üst etmiş, Afganistan ve Irak işgalleri ile Suriye’de izlediği politikalarla 1,7 milyar Müslüman halkın düşmanlığını kazanmayı başarmıştır.

Dünyanın süper gücü ABD, İkinci Irak Savaşı maliyetlerini tam 50 kat eksik hesaplayarak akıllara zarar bir devlet aklı sergilemiştir.  Bu öngörüsüzlük ve fiyaskoyu, çok kısa süre içerisinde siyasi bakımdan da yaşamaya başlaması kendisi için sürpriz olmayacaktır.

KAYNAKLAR:

Savaşın Bedeli, William D. Nordhaus / Yale Üniversitesi Öğretim Üyesi http://www.capital.com.tr/capital-dergi/savasin-bedeli-haberdetay-2877

Irak Dosyası 2. Bölüm, Abdulkadir ŞEN,

http://www.pressmedya.com/m/cok-okunanlar/6266/irak-dosyasi-2-bolum

Irak’ta Petrol Mücadelesi: Çok Uluslu Şirketler, Uluslararası Anlaşmalar ve Anayasal Tartışmaların Işığında Bir Analiz,

http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201222_103orsamrepot.pdf

Irak Petrol Sözleşmelerini Gözden Geçirmeye Hazırlanıyor

http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2016/03/iraq-oil-foreign-contracts-corruption.html#

10.4 Trilyon Dolarlık Savaş!

http://www.haberturk.com/ekonomi/para/haber/929329-104-trilyon-dolarlik-savas

Yazarın Önceki Yazıları
27 Mayıs Darbesi, TSK’ ya Yönelik Bir Operasyon muydu? 02.08.2016Kirli sermaye ve 28 Şubat 16.11.2013Kirli Sermaye ve 28 Şubat III 19.10.2013Kürtler-Şii Araplar: İttifaktan Çatışmaya 07.10.2013Kirli Sermaye ve 28 Şubat 25.09.2013Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // 02
Yıllardır bedevadan yada hırsızlık yaparak Irak'ın petrolünü kullandılar.Milyonlarca müslümanı katlettiler çocukları yetim bıraktılar, Haçlı hareketinin bir parçası olarak amaçlarına yüzde 75 ulaştılar bence....
14 Kasım 2016 19:10
evet
 // murat
evet istediğini elde etti, binlerce insanın kanı aktı akmaya devam ediyor...
14 Kasım 2016 Pazartesi 18:54