18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul15 °C
  • Ankara3 °C
  • İzmir11 °C
  • Konya6 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa8 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel17 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İsrail mutlaka yok edilmelidir
01 Ekim 2015 15:23

Efendimiz (O’na Binler Selam) “Hikmet, Mü’minin yitiğidir, nerede bulursa, alsın” buyurmuş. Biz de bu hadisin bir uygulaması ile söze başlayalım.

Roma İmparatorluğu ile Kartaca’nın birbirlerinin can düşmanı oldukları dönemde ünlü bir Romalı senatör/komutan olan Cato, Roma Senatosu’nda yaptığı her konuşmayı: “Kartaca mutlaka yıkılmalıdır!” diyerek bitirirdi. Senatonun gündemi ve Cato’nun konuşmasının konusu her ne olursa olsun son söz hiç değişmez, seneler boyunca ve her defasında:

“Karataca mutlaka yıkılmalıdır!” olurdu.

Boş bir söz değildi bu. Herhangi bir akıl, hesap taşımayan bir içini boşaltma, kendi kendini tatmin etme vasıtası ise hiç değildi. Cato, bu tekrarlarıyla güncelin ve gündemin Roma’nın stratejik hedefini örtmesini engellemiş, toplumunu, yaşamsal hedefi ve çıkarı doğrultusunda kollektif bir bilinç sahibi kılmış ve o bilincin, azmin, gayretin her daim canlı kalmasını sağlamıştır.

“Kartaca mutlaka yıkılmalıdır!”

İşte bu sebepten bizim için de;

“israil mutlaka yıkılmalıdır!”

Ümmet-i Muhammed olarak bizim en büyük tehdit kaynağımız, fiili düşmanımız “üst akıl” diye de isimlendirilen Uluslararası siyonizm ve onun somutlaşmış hali olan korsan devlet, israil’dir.

Ve “israil mutlaka yıkılmalıdır”

Müslüman Filistin topraklarındaki siyasi ve toplumsal yahudi varlığı sonlandırılmalı, mecazi olarak değil, maddi ve somut şekliyle “israil” diye adlandırılan bu veled-i zina ortadan kaldırılmalıdır.

Bu hedef, biz Müslümanlar için hem bir ölüm-kalım sorunudur hem de bir onur meselesidir.

Bazı tatlı su Müslümanlarının bu teklifi insanlık ve hukuk dışı bularak eleştirecekleri tahmin edilebilir. Onların eleştiri adına ileri sürecekleri argümanların tümü moderniteye aittir ve Müslümanlar olarak bizi bağlamaz ve ilgilendirmez. O alabalıklara şunu sorarız: İslam’ın kendi değer yargılarına ve kaynaklarına yani Kur’an ve Sünnet’e dayanarak “israil mutlaka yıkılmalıdır” hükmünü eleştirebilir misiniz? Ya da korsan devletin varlığına ve Müslüman topraklarındaki hayat hakkına Kur’an ve Sünnet’ten bir delil getirebilir misiniz?

Cevap, “hayır” ise, derim ki: israil goygoyculuğunu bırakın da kendi Müslümanlığınızı bir gözden geçirin. Çünkü itiraf ettiğiniz üzere kendi yularınızı kendi rızanızla “modern gâvurluğa” kaptırmışsınız da haberiniz yok!

Bir diğer eleştiri de iyi niyetli ve takva sahibi bazı Müslümanlardan gelebilir. Şöyle diyebilirler: “Doğru bir hedef ama gerçekçi değil.”

Cevabımız Selahaddin’i hatırlatmak olur. O da sizinle aynı ruh haline ve bakış açısına sahip olsaydı, Kudüs’ü haçlıların eline geçtikten 98 sene sonra kurtarabilir miydi?

Evet, galibiyet ya da mağlubiyet önce kafanın içinde gerçekleşir. Sonra, zamanla dış ve somut dünyada kendini gösterir.

Buna bir diğer örnek de yahudinin kendisidir. Yaklaşık iki bin sene sonra Filistin topraklarında toplaşan, kendi devletini kuran ve en sonunda Kudüs’ü işgal eden bu güruh, o iki bin sene boyunca “Doğru bir hedef ama gerçekçi değil” diyerek mi yaşadı?

Bir gün Kudüs de dâhil bütün Müslüman Filistin toprakları kurtarılacak, Efendimiz’in haber verdiği üzere oralarda bir tek yahudi kalmayacak ve birkaç gün önce New York’ta BM Genel Merkezine çekilen Müslüman Filistin bayrakları ile Kelime-i Tevhid’li Ümmet-i Muhammed bayrakları Mescid-i Aksa’nın kubbesinden başlayarak bütün Filistin semalarını donatacaktır.

Bazı satılmışlara ya da ruhsuzlara rağmen.

Rahat olsunlar. O gün Filistin’deki yahudiler ikinci bir soykırım yaşamayacaklar. Biz, Muhammediyiz, Nazi değil. Hepsini, aynen geldikleri gibi gemilere ve uçaklara bindirip, geldikleri ülkelere geri göndereceğiz.

Ama şu an yapmamız gereken, Cato’yu örnek almak ve “israil mutlaka yok edilmelidir” ruhunu, aşkını, bilincini Ümmet-i Muhammed’in zihnine kazımak, bunu çok güçlü bir kollektif bilinç haline getirmektir. Böyle olabilmesi için de, şu andan itibaren her zaman ve her yerde, her hitabemizi ve yazımızı bu cümle ile noktalamayı teklif ediyorum.

“israil mutlaka yok edilmelidir”

Bu arada, merak edenler olabilir. Roma, Kartaca karşısında ne yaptı? Cato’nun azminin sonu ne oldu?

Kartaca, Roma tarafından yok edildi. Şehirleri yıkılıp, tarla haline getirildi. Tarlaları da tarım yapılamasın diye tuzlalara dönüştürüldü. Kartaca, kelimenin her anlamıyla yeryüzünden silindi.

Cato’ların sayesinde… 

Yazarın Önceki Yazıları
İşbirlikçiler 10.10.2015Mescid-i Aksa saldırılarının arkasındaki gerçek 17.09.2015"Ötekine" nasıl davranalım? 11.09.2015İslam'ın hakimiyeti 04.09.2015İmanın savunulmasından İslam'ın hâkimiyetine 27.08.2015Davamızın temeli olarak iman ya da her müslüman şeriatçıdır 21.08.2015Davamız 10.07.2015Amerika'nın sevdiği Müslüman 03.07.2015Siyasetin başardıkları 26.06.2015Tek devlet, tek millet 19.06.2015Artık siyaset 11.06.2015İslam'ın mutlak hakimiyeti 28.05.2015Gezi'den ileriye... 22.05.2015Gezi'den geriye 15.05.2015"Önder Alim" ihtiyacı 08.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
İSLAMİ UYANIŞ
 // Misafir & Misafir
Adamın dibisin be üstad. Ahir zamanı iyi bilmek gerekiyor. Bilmeyenlere anlatmak hakikaten çok zor. Köre yol tarif etmek gibi bir şey. İlk tepkiyi cahil Müslümanlardan alırsınız gibi geliyor. İslami şuurda olanlar da destekçiniz ve duacınız olurlar....
20 Mayıs 2016 Cuma 14:25
 // ahmet
Allah sana hidayet etsin...
05 Ekim 2015 20:20