YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Eğitim meselemiz - 2
17 Nisan 2015 14:49

İki hafta önce başladığımız “en önemli meseleye” kaldığımız yerden devam ediyoruz:

12- Derslere katılanlar kendi isteklerine bağlı olarak iki statüye ayrılmalıdır: Dinleyici ve talebe…

13- Dinleyici olanlar herhangi bir sorumlulukla sıkıştırılmamalı, dersi takip etmeleri ve genel huzuru, dikkati kaçıracak tavır ve davranışlardan uzak durmaları yeterli görülmelidir. Yani adı üzerinde sadece “dinleyici” olmaları… Bu insanlara geleceğin talebeleri gözüyle ve şefkatle bakılmalı, kendilerini rahatsız hissedecekleri herhangi bir sebebe izin verilmemelidir. Derslere sadece devam ediyor olmaları “şimdilik” yeterli sayılmalıdır.

14- Fakat adından kısaca “ders” diye söz ettiğimiz bu “İslami Eğitim Programları”nın varlık ve devam sebepleri “talebeler”dir. Talebelik statüsü ise iki nitelik tarafından belirlenir: Derse devam ve ders dışında da sistematik ilmi çalışma…

15- Her talebe “hayati” öneme sahip bir mazeret söz konusu olmadıkça derse devam etmek zorunda olduğunu bilmeli ve buna riayet etmelidir. Devamsızlığı adet haline getiren kişilerin talebelik statülerine son verilmeli ve derslere bundan sonra ancak dinleyici olarak devam etmelerine izin verilmelidir.

16- Bu uygulama, başlarda “sayı azaltıcı/itici” gibi gelebilir. Fakat titizlikle, ihlasla ve sabırla devam ettirildiği takdirde bir süre sonra “kaliteli” insanlardan oluşan ve kalabalık ders halkalarına yol açtığı görülecektir. Burada bütün mesele, ilk zamanlarda ayağı yere sağlam basmak, maneviyatın acele bir biçimde bozulmasına izin vermemektir.

17- Ve unutulmaması gerekir ki, derslerin kendileri de dünya ve kulluk sınavımızın birer parçasıdır.

18- Talebelerin ders dışı etkinliklerine gelince; Tefsir Dersinde gelecek hafta işlenecek ayetler ya da o ayetlerden seçilecek bir Kur’an kavramı, hoca tarafından ev ödevi olarak dağıtılmalı ve talebelerden bu ödevi makul sınırlar içinde yazılı olarak hazırlamaları istenmelidir.

19- Bu uygulama ile talebeler, a-onore ve motive edilmiş; b-pasif bir dinleyici olarak kalmaktan çıkıp, Kur’an’ı doğrudan tefekkür/tedebbür etmeye yönlendirilmiş ve c-gelecekte onlar da başka bir ders halkasının hocası olacak biçimde yetiştirilmeye başlanmış olacaklardır.

20- Ev ödevlerinin şekil, sistem ve detayları önceden hoca tarafından ayrıntılı bir biçimde tespit edilmiş olmalı ve talebelerin herhangi bir belirsizliğe düşmelerine izin verilmemelidir. Ödevler hazırlanırken kullanılacak kaynaklar hoca tarafından tespit edilmeli, bu konuda talebe kendi inisiyatifini ancak ödevin “artısı” olacak biçimde kullanabilmelidir. Örneğin bir Tefsir Dersinde hangi tefsirlerin zorunlu kaynak olarak kullanılacağı belli olmalı ve bu konuda yetki hocaya ait bulunmalıdır. Fakat talebe istiyorsa, standart kaynaklara başvurduktan sonra daha fazlasına da müracaat edebilmelidir.

21- Ev ödevleri standart bir formata göre yazılmalıdır. Örneğin bir Tefsir Dersi ev ödevi iki ana bölümden oluşabilir: 1-Standart tefsir kaynaklarından yapılacak alıntılar, 2-Talebenin kendi çıkarımları ve değerlendirmeleri… Birinci bölümü oluşturan alıntılar, olabildiğince kısa tutularak “ilginç ve/veya önemli” olma esasına göre yapılmalıdır. İkinci bölümü oluşturacak değerlendirmelerde de talebeler, retorikten ve genel doğruları tekrarlayarak malumu ilam etmekten uzak tutulmalı, yanlışa düşme korkusuna kapılmadan orijinal tespitler yapmaya yönlendirilmeli/cesaretlendirilmelidir.

22- Hoca talebelerini haftalık dersler ve ev ödevleri dışında, okuma programları için de motive etmeli ve isteyenlere okuma listeleri hazırlayıp, devamında gelecek soruları cevaplandırmaya çalışmalıdır.

23- Yukarıdan beri saydıklarımızın psikolojik özü, hocanın talebelerinde “çok önemli ve değerli bir faaliyetle meşgul olan, çok önemli ve değerli insanlar oldukları” algısını oluşturabilmesidir.

Haftaya kaldığımız yerden devam etmek üzere derken hatırlatalım, İstanbul’da her hafta, Ankara’da ise iki haftada bir yukarıda sayılan maddeler doğrultusunda İslami Eğitim Programları düzenlemekteyiz.

ALLAH’a emanet olun!

Yazarın Önceki Yazıları
İşbirlikçiler 10.10.2015İsrail mutlaka yok edilmelidir 01.10.2015Mescid-i Aksa saldırılarının arkasındaki gerçek 17.09.2015"Ötekine" nasıl davranalım? 11.09.2015İslam'ın hakimiyeti 04.09.2015İmanın savunulmasından İslam'ın hâkimiyetine 27.08.2015Davamızın temeli olarak iman ya da her müslüman şeriatçıdır 21.08.2015Davamız 10.07.2015Amerika'nın sevdiği Müslüman 03.07.2015Siyasetin başardıkları 26.06.2015Tek devlet, tek millet 19.06.2015Artık siyaset 11.06.2015İslam'ın mutlak hakimiyeti 28.05.2015Gezi'den ileriye... 22.05.2015Gezi'den geriye 15.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.