YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Davamız
10 Temmuz 2015 15:55

Davamız, ALLAH ve İslam davasıdır.

Kelimetullah’ı âlî, İslam’ı hâkim kılma davası…

Yüce ALLAH’ın adını ve Kitabı’nı yüceltmek ve İslam’ı bütün dünyada mutlak olarak hâkim kılmak davası.

Miladi 19. yy. ortalarından itibaren İslam, tarihinin en zorlu dönemine girdi. Kabaca yüz sene devam eden bu dönemde esas meselemiz İslam’ın varlığının savunulması ve korunması idi. 20. yy.’ın ortalarından itibaren İslam yok olma tehlikesini atlattı. Ve o zamandan itibaren de davamız artık varlık-yokluk değil, İslam’ın hâkim kılınması davası haline dönüştü. Mutlak manada hâkim kılınması. Bireyin ve toplumun hayatının her noktasında… İnsanı ve insanlığı ilgilendiren her alanda… Modernite ile hiçbir uzlaşma, pazarlık ve koalisyon zilletine düşmeden. Kitab’ın ve Sünnet’in hükümlerini hiçbir biçimde eğip-bükmeden… Bakara Suresi’nin 85. ayetindeki: “Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” uyarısını hiç akıldan çıkarmadan. Aynen Asr-ı Saadet’teki o saf ve mükemmel biçimiyle bir kez daha…

Ama önce “Î’lây-ı Kelimetullah”… Yani Yüce ALLAH’ın adını, “ALLAH” kelimesini ve ALLAH’ın kelimesi olan Kitab-ı Kerimi, Kur’an’ı yüceltmek.

Bu, temel gayemizdir.

Ve Kur’an birçok ayetinde “dini yalnızca ALLAH’a has kılmak” derken tam da bunu anlatmaktadır. Kişisel ya da toplumsal, maddi ya da manevi, dünyevi ya da uhrevi hiçbir karşılık beklemeden, hiçbir kar, kazanç ve geri dönüş hesabı yapmadan sadece O, ALLAH olduğu için O’nun adını ve Kitabı’nı yüceltmek. Bu temel gayede sebep ve sonuç aynı şeydir. Ve bu temel gaye, İslam’ın da İslam davasının da iki ana unsurundan birincisidir.

Hiçbir hesap-kitap içermediği için modern akıl tarafından anlaşılmasını beklemediğimiz bu birinci unsur, İslam’ın ve biz Müslümanların “aşkın” boyutunu ifade eder. Ve onun sayesinde anlarız ki İslam insan için değil, insan İslam içindir.

Davamızın ikinci temel unsuru ise “İslam’ın Mutlak Hâkimiyeti”dir.

“İslam’ın kul ile ALLAH arasında kalması gereken bir vicdan işi olduğu” şeklindeki sapık anlayışın tam tersine, İslam’ı bu dünyada da ve insana ait olan her konuda kesin olarak hâkim kılmak ve uygulamak.
Böylelikle, bu dinin çağdışı kaldığı, çöl kanunu olduğu, bu çağın insanını ve toplumunu tatmin edemeyeceği vs. gibi iftiraları fiilen yalanlamak. Kıyamet kopmadan önce bir kez daha bu dinin ALLAH’ın eseri olduğunu ve o nedenle de mükemmel olduğunu, zamanlar üstü olduğunu, sadece söz ve yazıyla değil, uygulamayla gösterip ispatlamak.

Diğer bir deyimle, ALLAH’ın mülkü olan dünya ve evrende ALLAH’ın kanunu olan İslam’ı hâkim kılmak. ALLAH’ı kendi mülkünden sürgün etmek demek olan her çeşit laik ve seküler anlayışın karşısına dikilmek, direnmek ve İslam’ı muzaffer kılmak.

Bakara Suresi’nin 30. ayetinde dile getirilen hüküm: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım”… Bu ayetin haber verdiği o halifelerden biri de biziz. Tek tek hepimiz… Sorumluluğumuz da, bu ayetin bir insan ve bir Müslüman olarak hepimizin şahıslarına yüklemiş olduğu görevi yerine getirmek. Yaratılış gayemize uygun bir hayata ve kişiliğe sahip olmak.
Evet, Davamız’ın özü bunlardır.

Biz Müslümanlar, ALLAH’ın emri öyle olduğu için ve O’nun yardımıyla bu Dava’yı galip getireceğiz.

Her ne şekilde ve her ne pahasına olursa olsun.

V’ALLAHi ve billahi… 

Yazarın Önceki Yazıları
İşbirlikçiler 10.10.2015İsrail mutlaka yok edilmelidir 01.10.2015Mescid-i Aksa saldırılarının arkasındaki gerçek 17.09.2015"Ötekine" nasıl davranalım? 11.09.2015İslam'ın hakimiyeti 04.09.2015İmanın savunulmasından İslam'ın hâkimiyetine 27.08.2015Davamızın temeli olarak iman ya da her müslüman şeriatçıdır 21.08.2015Amerika'nın sevdiği Müslüman 03.07.2015Siyasetin başardıkları 26.06.2015Tek devlet, tek millet 19.06.2015Artık siyaset 11.06.2015İslam'ın mutlak hakimiyeti 28.05.2015Gezi'den ileriye... 22.05.2015Gezi'den geriye 15.05.2015"Önder Alim" ihtiyacı 08.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Yazınız
 // Âdem Ata
Yazdıklarının ve söylediklerinin hepsine canı gönülden Eyvallah
Hele kÎ İslam’ın kul ile ALLAH arasında kalması gereken bir vicdan işi olduğu”
Şeklindeki sapık anlayışın Söylev edilmesine Bin kere Eyvallah
Amma şu anda da bakarsak o menzile gelebildik mi bilirsiniz o zamanlar
Muhterem saydığımız zatın Beyazıt camiindeki konuşmaların kendi gibi
Cemaat iman için gözyaşlarına boğulurdu Yüzüne de sonradan söylediğim
Bu kadar varlık para insandır beşerini bozar mı evet bu gün karşımızda. ...
10 Temmuz 2015 Cuma 21:55