YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bugünün hicreti ve bir önemli nokta daha
27 Mart 2015 12:53

İki hafta önce yeni bir konu başlığı açmıştık: Bugünün Hicreti… Günümüz Müslümanının yaşadığı seküler, İslam dışı/karşıtı modern dünyadan manevi ve kurumsal anlamlarda uzaklaşıp kendi yaşama alanını ve toplumun geri kalanına takdim edeceği İslami alternatifini hazırlaması gerektiğinden söz ettik. Ve sonra da (geçen hafta) bu Hicret sırasında yaşanan bir kısım olumsuzluklara dikkat çektik. Mim koyduk… Birincisi, İslam adına alternatif oluşturan toplumsal kurumların dindar olmakla yetinmeyip kendilerinden beklenen temel fonksiyonlar itibariyle ‘en iyi’ olmalarının, seküler benzerleri karşısında net bir üstünlük sağlamalarının gereğine dikkat çektik.

Şimdi aynı çizgide önemli bir noktaya daha değinmek istiyorum: Bazı şaşkınların moderniteye ait her şeyin İslami alternatifini gerçekleştirme çabalarına... Bu tür girişimlerin sahipleri meselenin özünün ne olduğu ve ne yapılması gerektiği konusunda bir kır bekçisi kadar bile fikir ve kanaat sahibi olmayan zavallı insanlardır. ‘Onlarda ne varsa, bizde de olsun’ yaklaşımı sadece cehaletin değil, en az onun kadar keskin bir aşağılık kompleksinin ifadesidir. Ve deyim yerindeyse ‘modern deccal’ ile İslam arasındaki mücadelenin henüz başlamadan kaybedilmesidir. Çünkü inisiyatif en baştan ve gönüllü olarak moderniteye terkedilmekte ve sonra da onların yaptığı her şey körü körüne taklit edilmeye başlanmaktadır. Giriş yazımızda kısaca temas ettiğimiz ‘İslami moda dergileri’ bu şaşkınlığın ve aşağılık kompleksinin şimdilik en göze batan örneğidir. Tabii bunun yanına ‘İslami moda defileleri’ni de koyabilirsiniz. Moda ve defile gibi kavramların, özleri itibariyle İslam dışı oldukları ve dolayısıyla bunların İslami benzerlerinin/alternatiflerinin söz konusu olamayacağı gerçekten bilinmiyor/anlaşılmıyor mu yoksa bile bile lades mi… Anlayamıyorum!

Her şeye rağmen iyi niyetimi koruyarak, bu türlü gayretlerin bir gaflet eseri olduğunu varsayıp devam edeyim. Moda İslam dışıdır, çünkü çıkış noktası insan doğasının kışkırtılıp suiistimal edilmesi üzerinden tüketimin körüklenmesi, yapay ihtiyaçlar üretilerek insanların paralarının ve dünyanın doğal kaynaklarının israf edilmesi, insanın fıtratına Efendimiz’in (O’na Binler Selam) Sünneti’nin yaşanması için yerleştirilmiş olan taklit etme güdüsü ve yeteneğinin, asıl kullanım alanından saptırılması demektir. Oysa bu konudaki İslami yaklaşım, tamamen gerçek ihtiyaçlarla sınırlı tutulan bir harcama anlayışı ve kanaatkârlık üzerine kuruludur. Şimdi, bu denli birbirine zıt olan bu iki yaklaşım arasında nasıl bir uzlaştırma gerçekleşebilecektir ki, buradan da ‘İslami moda dergisi’ gibi bir hilkat garibesi doğabilsin. Yapılan şey sonuçta zengin fakat bilinçsiz Müslüman kadınların tahrik edilip paralarının sömürülmesinden ve kendilerinin de ‘tesettürlü fıstıklar!’ halinde ‘alıcı gözlere’ takdim edilmelerinden ibarettir. Ve bu türlü bir girişimi neresinden tutsanız elinizde kalır. Tıpkı diğer örneğimiz olan ‘tesettür defileleri’ gibi… Genç ve güzel kadınlara ‘tesettüre uygun!’ göz alıcı kıyafetler giydirip sonra da onları kadın-erkek insanların önünde yürütmek, daha doğrusu teşhir etmek! İnsan merak etmekten kendini alamıyor, bu defileleri düzenleyen ‘İslami!’ giyim firmaları acaba maddi olarak hala yaşıyor olsaydı Efendimiz’e de (O’na Binler Selam) bir davetiye gönderirler miydi? Yani Hz. Muhammed tarafından onurlandırılacak(!) bir defile muhakkak iyi reklam ve çok satış demek olurdu da…

Hadislerde yok ama kıyametin küçük alametlerinden biri de bu ‘İslami!’ defileler olsa gerek. Ve düşünün lütfen, Hz. Aişe (ALLAH O’ndan Razı Olsun) annemizin göz alıcı bir başörtüsü bağlamış bir kadının arkasından bakarak: “Bu şekilde örtünen bir kadın, Nur Suresi’nin 31. ayetine iman etmemiştir.’ sözünü ne yapacağız? Bir şey aynı anda hem siyah hem de beyaz olamayacağına göre İslam, kadın, tesettür konularının doğrusunu kim biliyor. Bizim moda dergici ve defileci kardeşlerimiz mi yoksa Hz. Aişe annemiz mi?

Ama sorumluluk ve vebal sadece o tür dergileri yayınlayıp, ‘tesettür defileleri’ düzenleyenlerde değil, günümüz Müslümanlarının hepsindedir. Çünkü müşterisi olmayan fitne, kendiliğinden söner. Öyleyse takınılması gereken doğru tavır, bu türlü yanlışlıkları her zeminde, Müslümana yakışan bir vekar ve kesinlikle, sürekli olarak eleştirmek, ‘içerden’ işlenen bu münkere karşı net bir tavır almak ve en önemlisi bu yanlışlara bulaşan firmalara karşı ekonomik/ticari boykot uygulamaktır. Bu, en sonuç getirici yaptırım olacaktır. Çünkü o firmalar bu münkere para için bulaşıyorlar, öyleyse biz de onları can evlerinden vuralım, alış verişi keselim, gelirlerini azaltalım ve bu boykotu da gerekçesiyle kendilerine bildirelim. Yeniden Müslümana yaraşır çizgiye dönene kadar devam etmeye kararlı olduğumuzu da ekleyerek…

O zaman hayırlı sonuç hızla elde edilecek ve Ümmet bünyesinde yeni baş göstermekte olan bir fesadın kökü kurutulmuş olacaktır.

Ve bu önemli konunun sadece İslami moda dergileri ve tesettür defileleriyle sınırlı olmadığını, fakat en net ve hatta ‘çarpıcı’ örnekler oldukları için bu yazıda onların üzerinde durduğumuzu bir kez daha vurgulayalım.

Haftaya ‘Bugünün Hicreti’nin üçüncü alt başlığını oluşturan ‘İslami görünümlü para tuzakları ve kalitesizlik örnekleri’ konusu ile devam edip, meseleyi tamamlamak niyetiyle…

ALLAH’a emanet olun.

Yazarın Önceki Yazıları
İşbirlikçiler 10.10.2015İsrail mutlaka yok edilmelidir 01.10.2015Mescid-i Aksa saldırılarının arkasındaki gerçek 17.09.2015"Ötekine" nasıl davranalım? 11.09.2015İslam'ın hakimiyeti 04.09.2015İmanın savunulmasından İslam'ın hâkimiyetine 27.08.2015Davamızın temeli olarak iman ya da her müslüman şeriatçıdır 21.08.2015Davamız 10.07.2015Amerika'nın sevdiği Müslüman 03.07.2015Siyasetin başardıkları 26.06.2015Tek devlet, tek millet 19.06.2015Artık siyaset 11.06.2015İslam'ın mutlak hakimiyeti 28.05.2015Gezi'den ileriye... 22.05.2015Gezi'den geriye 15.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
23:43
 // MERALÖZERBİL
ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN HOCAM.YİNE ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUYA DAHA DOĞRUSU BİR YARAYA PARMAK BASTIĞINIZ İÇİN.ÖYLE BİR DURUM SÖZ KONUSU Kİ( ÇARPIKLIK)SÖZDE KAPALI OLANLAR DAHA SEYRANLIK DURUMDALAR.ALLAH ONLARI DA ISLAH ETSİN Kİ ALLAH'IN EMRİ SEYİRLİK VE ALAY KONUSU OLMAKTAN ÇIKSIN.ALLAH DAVANIZ DA YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN.MAKALENİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER....
28 Mart 2015 23:43