YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
10 Kasım'ın bilinmeyenleri...
31 Ekim 2014 14:06

Tek Parti Dönemi’nin hangi gününe gitseniz, adeta bir bilinmeyenler hazinesiyle karşılaşırsınız. Bugünlerin en verimli olanlarının başında 10 Kasım gelir. O gün ve onun etrafında gelişen günlerde yaşananlar, resmi tarihin gazabından fazlasıyla nasiplenmiştir. Ve gerçekler daha yeni yeni ortaya çıkmaktadır. 76.yıldönümünün yaklaşmakta olduğu şu günlerde, bu “pek bilinmeyenler”den birkaç tanesini paylaşalım istedim. Buyurun:

* İç İşleri Bakanı Şükrü Kaya, Dış İşleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ve Çankaya kadrosundan Hasan Rıza Soyak’ın başını çektiği bir klik “Çankaya Silahşörleri”nden Recep Zühdü’ye (birkaç sene önce, metresini bir yahudi genciyle kendisini aldattığı için cinsel organından vurarak öldürmüş; hemen arkasından deli raporu alarak mahkeme edilmekten ve ceza almaktan kurtulmuş ama 3 ay sonra milletvekili seçilerek Meclis’e girmişti. Yani Atatürk’ün “kara çocuk” diye sevdiği bu “yiğit!” işinin ehli bir silahşördü.) İsmet İnönü’yü öldürtmeye çalıştı.

* Atatürk ise özel olarak basılan 5 adet Ulus Gazetesi’nde İsmet Paşa’nın öldüğü haberini okudu. Öyle inandı. Ve o yüzden de Paşa’nın çocuklarına, öğrenimlerini bitirebilmeleri için mirasından pay bıraktı.

* 5, “Özel Ulus” nüshasını basan iki dizgiciden biri, ölmeden önce durumu itiraf etti.

* 10 Kasım günü ölüm haberi Ankara’da duyulur duyulmaz, Çankaya Köşkü üst düzey siyasiler ve bürokratlar tarafından hücuma uğradı. Herkes, Atatürk’e gönderdiği özel mektupları, gizli evrakları başkalarının eline geçip rezil olmadan alabilmenin derdindeydi. Erken gelenler başarılı oldu. Fakat durumdan haberdar olan Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, köşkü askeri birliklerle kordona aldı ve yağmalanamayan mektuplarla, evraklar Genelkurmay Arşivi’ne kaldırıldı. Sonra ne olduğuysa, bilinmiyor…

* Atatürk Çankaya Köşkü civarına gömülmeyi vasiyet etmişti. Fakat Milli Şef yağcıları: “Bu vasiyet uygulanırsa, Çankaya türbe, siz de türbedar olacaksınız.” dediler. Ve İnönü’yü ürküterek, tahrik ettiler. Bunun üzerine Atatürk Rasattepe’ye gömüldü.

* Rasattepe tercihinin yukarıda zikrettiğimizden çok daha önemli bir sebebi ise şuydu. Tepe, önceden CHP’li kodamanlar tarafından paylaşılmıştı ve Anıtkabir yapılmak üzere devlete satıldı. Böylelikle “bir kuzudan bir post” çıkacağını iddia eden atasözü yalanlandı. Atatürk’ün ölüsünün de, dirisinin de CHP kodamanları için ne bereketli bir rantiye olduğu fiilen ispatlandı.

* Bir İngiliz gazetesi Atatürk için: “İçgüdüleriyle İngiltere’nin yanında yer alan tek diktatördü” dedi.

* Bir Fransız gazeteci ise: “Tek kusuru, bizim Batı uygarlığımızı fazla ciddiye almasıydı” dedi.

* Siroz tedavisi devam ederken Türk doktorları, Atatürk’ten kan alıp tahlil etmediler. Çünkü Atatürk’ün ve dolayısıyla kanının kutsal olduğuna inanıyorlardı. Sadece idrar tahlilleri ile idare etmeye çalıştılar. Yurtdışından çağrılan yabancı uzmanlardan biri, Doktor Frank durumu öğrenince kulaklarına inanamadı. Bunun, Atatürk’ün tedavisine ve ölümüne ne ölçüde etki ettiği bilinmiyor…

* Cerrahpaşa Hastanesi’nde yatan bazı siroz hastaları birtakım kocakarı ilaçlarının denenmesinde kobay olarak kullanıldı. Hiçbir yarar tespit edilmediği için söz konusu ilaçlar Atatürk’te kullanılmadı.

Haftaya kaldığımız yerden devam…

Yazarın Önceki Yazıları
İşbirlikçiler 10.10.2015İsrail mutlaka yok edilmelidir 01.10.2015Mescid-i Aksa saldırılarının arkasındaki gerçek 17.09.2015"Ötekine" nasıl davranalım? 11.09.2015İslam'ın hakimiyeti 04.09.2015İmanın savunulmasından İslam'ın hâkimiyetine 27.08.2015Davamızın temeli olarak iman ya da her müslüman şeriatçıdır 21.08.2015Davamız 10.07.2015Amerika'nın sevdiği Müslüman 03.07.2015Siyasetin başardıkları 26.06.2015Tek devlet, tek millet 19.06.2015Artık siyaset 11.06.2015İslam'ın mutlak hakimiyeti 28.05.2015Gezi'den ileriye... 22.05.2015Gezi'den geriye 15.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.