YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sadık Yalsızuçanlar
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Türkiye’nin Büyük Yürüyüşü
08 Haziran 2015 17:02

Yüzyılın başında Osmanlı devletini yıkanlar yeni bir dünya düzeni kurdular. Zulme dayalı bu düzen yüzyıldır dünyanın mazlum halklarını sömürdü. Emperyalistler, Osmanlı bakiyesi coğrafyada sınırlarını cetvelle çizdikleri sözde devletler kurdular. Başlarına işbirlikçi zalimleri getirdiler. Bu Firavuncuklar, kendi halklarını sömüren emperyalistlerin jandarmalığını yaptı. Bu kirli ve zalim düzenin artık sonu geldi. Mazlum halklar uyanıyor. Arap ve Türk-İslam dünyası uyanıyor. Zulüm ve sömürüden en çok nasibini almış olan Afrika uyanıyor. Emperyalistler hala kanlı ellerini bu ülkelerden çekmiş değil. Ama toplumsal muhalefet ve isyan gün geçtikçe büyüyor. Müslüman seçkinler de uyandı, uyanıyor. Soğuk savaş dönemi aydınlarının dönemi artık kapandı. Genç seçkinler, bu zulüm düzenine itiraz ediyorlar. Bu sürecin başaktörü Türkiye. Türkiye, Osmanlı’nın hala merkezi, kalbi. İstanbul, tarihdaşlarımızca hala kültürel merkez olarak biliniyor, hissediliyor. Bu hissiyatı okuyamayan ve bu zulüm düzenine tabi olmayı sürdürmek isteyenler ergeç yenilecektir.

Türkiye seçimini yaptı. Yorulmuş ve yıpranmış iktidarı uyardı. Kısmen bir algı operasyonu kısmen de bir imkan ve fırsat vermek üzere HDP’ye siyasetin yolunu açtı. Bu operasyonel seçim sürecinde en çok zarar gören parti CHP’dir. CHP hala Türkiye’yi yanlış okumakta ısrarcı davranıyor. HDP, eğer önüne saçılan bu siyaset imkanını hovardaca kullanır ve berheva ederse, halkın AK Parti’ye yaptığı uyarıdan daha şiddetlisine muhatap olacaktır. Türkiye’de ne yazık ki hala kan akmasını isteyen karanlık odaklar var. Kürt sorununun çözümünde HDP’nin akılcı ve kullanışlı önerilerle bu süreci birlikte yürüttüğü partnerlerine karşı yapıcı bir siyasi tutumalış içinde olması gerekir. Kürtlerin doğal, insani, anayasal haklarının gerçekleşmesi için HDP’ye çok yükümlülük düşüyor. Kof kabadayılığa devam eder, süreci tıkamaya çalışır, yokuşa sürerse halktan ilk seçimde yanıtını alır. Demokratik siyaset söz grubunu dilinden düşürmemek yetmez. Kemalist-askerî vesayet rejimini sonlandıran, Türkiye’nin özgürleşmesi, demokratikleşmesi yönünde önemli reformlar yapan AK Parti’nin kazanımlarını görmesi, samimi biçimde bu yürüyüşe katılması gerekir. Kürt Kemalizmini çağrıştıran bir siyasal anlayış gözleniyor HDP’de. Erdoğan karşıtlığına kilitlenmiş bir siyaset üslubu…HDP, hala Kürt kimliğinin taleplerinin merkeze taşıyıcısı bir parti. Emanet/ödünç oylar, daha çok Erdoğan nefreti veya Ak parti karşıtlığı üzerinden gelmiş olan tepkisel oylar. Onlara güvenmek hata olur. HDP’nin Türkiye partisi olması için daha çok fırın ekmek yemesi gerekiyor. Özellikle bu süreçte şiddetle arasındaki mesafeyi açmaması durumunda o emanet oyların da geri çekileceği açık. HDP ,bu sürecin halk tarafından dikkatle izlenen aktörü olacak. CHP’nin de aklını başına devşirmesi, önüne çıkan tabloyu görmesi gerekir. Ak Parti, halkın uyarısını doğru yorumlamalı, önlemlerini almalı. MHP’ye gelince…Seçim sürecinde aynı hizaya dizildiği unsurların Türkiye’nin büyük yürüyüşüyle ilgili niyet ve çabalarını görmelidir. Bahçeli de, bu süreçte halkın en çok yakından izleyeceği lider olacak.

Yüzde 9 civarında oy kaybeden ama seçimin birinci partisi olarak ipi göğüsleyen AK Parti’nin de şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. Korkak, pısırık, çıkarcı ve nihayet siyaseti mali ve sosyal bir statü aracı olarak gören sefillerden arınmalı. Tevfik İleri gibi on yıl bakanlık yapmasına rağmen 49 yaşındayken Yassıada mağduru olarak Ankara hastanesinde kanserden hayata veda ettiğinde ailesi kirada oturan tertemiz ve idealist aktörlerin Ak Parti içinde çoğalması gerekiyor. Aksi takdirde halk daha ağır uyarılar yapabilir.

Seçim sonuçları önümüze koalisyon tablosu getirdi.

Bu tablonun nasıl oluşacağı yine halkın partilere oy ile verdiği iletinin doğru okunmasına bağlı.

Bu süreçte yıkıcı ve uzlaşmaz tutum sergileyen partileri önümüzdeki muhtemel bir erken seçimde yenilgi bekliyor.

Türkiye, rejimini demokratikleştirme, tarihdaşlarıyla buluşma, ekonomik istikrar ve diplomatik devrimleriyle bölgesinin ve tarihsel coğrafyasının büyük umududur. Türkiye halkı artık Amerika’nın Avrdupa’nın, müstekbirlerin mandası olmak istemiyor. Katil-terörist devlet İsrail’in, O’nun efendilerinin, İngiltere’nin, göçmenleri öldüren istihbarat devleti Almanya’nın, ve nihayet dünyanın zalim portonu Amerika’nın dümensuyuna girmez. Bütün partiler bunu görmeli. Partiler Türkiye’nin bu büyük yürüyüşüne ayak uyduramazsa siyasal tarihin çöp sepetine gitmeye mahkumdur artık.  

 

Sadık Yalsızuçanlar

Yazarın Önceki Yazıları
Her yer Kerbela her dem Muharrem 12.10.2016“Sizin Çocuklar” Artık Başaramayacak 19.09.2016Allah ihmal etmez, mühlet verir 19.08.201615 Temmuz'un düşündürdükleri 02.08.2016"Ten Cehennemdir" 07.06.2016Medeniyetin kaynağı : Aşk ve İrfan 12.04.2016Modern edebiyat ve insani değerler 25.02.2016Suzan Anne de Göçtü 14.01.2016Üsküdar'dan dünyaya yeni bir yayın soluğu 02.11.2015İslam medeniyetinin kalbi: Doğu Türkistan 23.10.2015Üçüncü Dünya Savaşı 12.10.2015Terörün Meşrulaştırılması 27.09.2015Yeni Türkiye’nin gittikçe artan engelleri 27.08.2015Kısa Keseyim 03.08.2015Yunus Emre dizisi bağlamında televizyon - kutsal ilişkisi 10.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.