YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sadık Yalsızuçanlar
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ölüm Makinası İsrail’in Cinneti
22 Temmuz 2014 15:12

Bu satırların yazıldığı sırada, son dakika haberleri, Gazze’de ölü sayısının 550’ye dayandığını, 4 bine yakın da yaralı olduğunu söylüyordu.

Bunlar belirlenebilen rakkamlar.

Sürekli de artıyor.

Ölüm makinası İsrail, soykırım yapıyor.

İnsanlığın vicdanını kirletiyor.

Kendi kendini sokan akrep gibi sonunu hazırlıyor.

İlk saldırı başladığında, İsrail, döktüğü gözyaşı ve kanda boğulacak demiştim.

untitled(4).jpg

İsrail, pervasız, küstah, şımarık, sorumsuz ve bir tür cinnet psikozu içinde çocuklara, hatta hastalara kıyıyor. Ambulanslara roket atıyor. Hastaneleri bombalıyor.

Öteden beri İsrail paletleri altında ezilen Filistin’li çocukların ahı gökte birikti.

Gazze’yi bir tutukevine, bir cehenneme çeviren İsrail zaten bu mazlum insanlara ÇiN işkencesi uyguluyordu.

İnsanlığın kadim coğrafyasında, bizi insanlığımızdan utandıran İsrail, bütün bir Batı dünyasını da sıkı bir sınavdan geçiriyor.

Batı’nın yıllardır sakız gibi çiğnediği hak ve özgürlükler retoriğinin, adı üstünde sadece retorikten ibaret olduğu ortaya çıkıyor.

Bundan böyle, dünyanın mazlum halkları için Filistin ve soykırıma uğrayan Gazze halkı bir ölçüt olacaktır.

‘Baba savaşta ne yaptın?’ diye çocuklar Batılı müstekbirlere soracaktır.

untitled(6).jpg

İsrail, tıpkı Boşnaklara soykmırım uygulayan, kadınlara tecavüz eden Sırplar gibi, patolojik biçimde kendini savunma refleksiyle bunu açıklamaya çalışıyor.

ABD; Almanya, İngiltere, Fransa vb ülkeler, ‘İsrail’in savunma hakkı’na saygı duyduklarını açıkladılar.

Filistin halkının maruz kaldığı zulüm, bu açıklamayı yapanların ve temsil ettiklerini söyledikleri sözümona evrensel insanlık değerlerinin ikiyüzlü, kof, ilkesiz bir retorikten ibaret olduğunu açıkça ortaya koyacaktır.

Diğer yandan bu zulmü yıllardır seyirci kalan Arap seçkinlerin de ‘zulme rıza zulümdür’ kaziyyesince tiranlıklarının ömrünü kısaltacaktır.

Bir zamanlar ‘Arap baharı’nın gerisinde İsrail-ABD etkisi olduğundan söz edilirdi. Bunun da bir kara propaganda olduğu ortaya çıktı.

Arap halklarındaki bu toplumsal muhalefet dalgası, yıllardır bu coğrafyada Batılı efendilerinin jandarmalığını yapan, kendi halkına ihanet edenlerin bir kısmını alaşağı etti. Ağır biçimde bedel ödetti. Akıbetleri fena oldu.

untitled-001.jpg

Çok geçmeden Fransız, İngiliz, Siyonist çeteler hareketlendi. Fransa, yıllardır sömürdüğü Afrika’nın ‘Orta’ kesimini tekrar yangın yerine çevirdi. Müslümanları vahşîlerin eline bıraktı. İnsanları diri diri yaktılar, palalarla doğradılar, caddelerde cesetlerini sürüdüler.

Ortadoğu diye isimlendirdikleri bu nebiler-resuller coğrafyasını yıllardır yoksullaştırdılar, birkaç tiranı bu halkların başına geçirerek kukla yönetimler oluşturdular, sömürdüler, halkın içine fitneler saldılar, bütün istihbarat birikimlerini ve güçlerini burayı manipüle etmek için kullandılar.

Artık deniz bitti.

Bıçak kemiğe dayandı.

Kırklı yılların ikinci yarısında İngilizler bu mübarek, bu kadim topraklara Siyonist cinnetini jandarma olarak bırakıp çekildiler.

Yaklaşık yetmiş yıldır İsrail, kanserli bir ur gibi büyüdü, bu toprakların asıl emanetçisi mazlum Filistin halkının topraklarını gasbetti, onları öldürdü, duvarlar ördü, ablukalar oluşturdu…

untitled(5).jpg

Şimdi son toprakları da kan ve gözyaşıyla sulayarak işgal etmek için çocukları ve ambulansları bombalıyor.

Bu zulmün hesabını bir gün vereceklerdir. Bu kesin. En küçük bir kuşkum yok.
Allah ihmal etmez mühlet verir.

Burada asıl ilginç olan, Türkiye’nin iç sorunlarının bu bölge sorunlarıyla bağlantılı biçimde tartışılmasıdır.

Bu, bize, bizim tarihdaşlarımızla ilişkilerimizin hâlâ sürdüğünü, bu ilişkilerin, Batılı müstekbirlerce zaman zaman kesilmeye çalışılmasına rağmen diri kaldığını, bugün artık büyük bir birliğin yeniden gerçekleşmekte olduğunu, bu coğrafyanın sınırlarının yeniden biçimlendiğini, Batılı sömürgeciliğin devrinin artık tam olarak kapanmakta olduğunu gösteriyor.

Bunun iç politikadaki yansımalarına bakmak lazım.

Batıcı-teslimiyetçilerle, Türkiye halkının ve tarihdaşlarının özgürlüklerini savunanlar arasında kıyasıya bir kavga sürüyor.

İçerdeki Batılılarca iliştirilmiş olanlar ise, Türkiye’nin özgürlüğünü öne alanlar katında hâin konumuna düşüyor.

Maskeler düşüyor.

Önümüzdeki günler, insanların hem içerde hem dışarda sıkı bir vicdan sınavından geçeceğini gösterecek…

untitled(7).jpg

 

Yazarın Önceki Yazıları
Her yer Kerbela her dem Muharrem 12.10.2016“Sizin Çocuklar” Artık Başaramayacak 19.09.2016Allah ihmal etmez, mühlet verir 19.08.201615 Temmuz'un düşündürdükleri 02.08.2016"Ten Cehennemdir" 07.06.2016Medeniyetin kaynağı : Aşk ve İrfan 12.04.2016Modern edebiyat ve insani değerler 25.02.2016Suzan Anne de Göçtü 14.01.2016Üsküdar'dan dünyaya yeni bir yayın soluğu 02.11.2015İslam medeniyetinin kalbi: Doğu Türkistan 23.10.2015Üçüncü Dünya Savaşı 12.10.2015Terörün Meşrulaştırılması 27.09.2015Yeni Türkiye’nin gittikçe artan engelleri 27.08.2015Kısa Keseyim 03.08.2015Yunus Emre dizisi bağlamında televizyon - kutsal ilişkisi 10.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
22:24
 // mustafa
bence İsrail kendi sonunu kendisiyle hazırlıyor. bu gidişle, seferat yahudilerle eşkenaz yahudilerin arasında ihtilaf çıkacak gibi. müslüman nüfusun gücünü azalttıkları sırada, daha çetin bir savaş başgösterir. yahudi nüfusun güvenliği tehlikeye girer. seferatlar da bu durumdan eskenazları sorumlu tutar ve müslümanlar ile müttefik olurlar. böylelikle yeni bir musevi müslüman devlet ortaya çıkar....
03 Ağustos 2014 22:24
20:40
 // PEYDERPEY
İsrail mevsimsel katliam yapıyor. Ani ve topluca imha edip, tüm müslümanların nefretini üzerine çekeceğine, ara ara katliam yapıp, girdiği yerlerin yarısından çekiliyor. Yani yüzde yüz işgal, yüzde 50 geri çekil. Bu kısır döngüden ha bire besleniyor....
26 Temmuz 2014 20:40