YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sadık Yalsızuçanlar
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
"Kızılderili"ler,Yerliler, İspanyollar, Portekizliler, Amerikalılar…
11 Şubat 2015 15:44

Katliama ilişkin Notlar

Kanal A’da, Pazar günleri, saat 17.45’te yayımlanan, Büyük Komplolar programında iki hafta üst üste Said Alpsoy İspayollar ve ABD’lilerin ‘Kızılderililer’e uyguladığı soykırımı anlattı.

Yürek dağlayan bir öykü.

Size üç kitap önereceğim :

Bartolomeo De Las Casas, Kızılderililer Nasıl Yok Edildi?, Şule Yayınları (Orjinal isim: Brevisima Historia de la Destruccion de las Indias)

Amerikanın Soykırım Tarihi, David E. Stannard, Gelenek yayınları

Ve, Enis Batur, Geronimo’nun Ölümü, Sel Yayıncılık

Üçü de, ‘neden şimdiye değin okumadım’ diye hayıflanacağınız kitaplar.

Bu arada, Said Alpsoy ile gerçekleştirdiğimiz programları da seyretmenizi öneririm.

Şu linklere bakabilirsiniz :

https://twitter.com/alpsoysaid

https://www.youtube.com/watch?v=_UtPJQk4TlY

Amerikan kıtası beyazlarca ‘keşfedildikten’ sonraki yüz yıl içinde yaklaşık 140 milyon Yerli katledilmiş.

O zamanki dünya nüfusunun beşte birine karşılık geliyor.

Sonrasında da bu kıyım sürmüş.

Sonra boşalan kıtaya Afrika’dan 25 milyon 7zenci’ köle getirilmiş.

Bunların ise yarısı getirilirken ve getirildikten bir yıl sonra hastalıktan kırılmış.

Ünlü düşünür Fritjof Schuon’un bir süre Oturan Boğa’nınkabilesini ziyaret ederek onlarla birlikte yaşadığı, resimler yaptığı, onların irfanına ilişkin yazdığı, şiirler kaleme aldığını biliyoruz.

O’nun resimleri, hem ressam olarak da niteliğini gösteriyor hem de Kızılderililer’e ilişkin bir tür görsel belgesel niteliği taşıyor.

2fems-engl.jpg

Kendisiyle yapılan bir söyleşide şöyle diyor :


“(…) Soru: “The Feathered Sun”[5] (Tüy Güneşi) kitabınız sizin Amerikalı Kızılderililere olan ilginizi açığa vuruyor... Bu ilginin ya da yakınlığın kaynağını sorabilir miyim?


F. Schuon: Kızılderililer’in -ve özellikle Ova Kızılderilileri’nin- Zen maneviyatında da çok sık uygulanan Japon samuraylarıyla birçok ortak noktaları vardır, ahlaki ve estetik deyişle, Ova Kızılderilileri dünyanın en büyüleyici halklarından biridir. 19. yüzyıldaki büyük hata “medenîleşmiş halk” ile “vahşiler” şeklinde yapılan ayrımdı; çok daha gerçekçi ve önemli ayrımlar vardır. Çünkü olağan anlamıyla “medeniyet”in insanlığın en yüksek değeri olmadığı âşikârdır ve yine “vahşi” terimi Kızılderililer için hiç de uygun değildir. İnsanı değerli kılan şey ne onun dünyevi kültürüdür, ne de onun pratik ve yaratıcı zekâsıdır, fakat onun Mutlak’ın zatına karşı olan tutumudur. Ve Mutlak’ın anlamına sahip olan kimse, insan ile bâkir Tabiat arasındaki akrabalığı asla unutmaz; çünkü Tabiat bizim kaynağımız, bizim doğal vatanımız ve Tanrı’nın en şeffaf Mesajı’dır. Arap tarihçi İbn Haldun’a göre, gerçekçi bir medeniyetin gerekli şartı Bedeviler ile şehir sakinlerinin arasındaki, yani göçebeler ile yerleşiklerin; Tabiat’ın sağlam çocukları ile özenli kültürel değerlerin temsilcileri arasındaki dengedir. (…)”

(http://perde-i-hunin.blogspot.com.tr/2011/10/frithjof-schuon-ile-bir-mulakat.html#!/2011/10/frithjof-schuon-ile-bir-mulakat.html)

2indiens.jpg

Şimdi size, bazı notlar aktaracağım.

Bu notları şu linkte daha kapsamlı biçimde bulabilirsiniz :

(http://kizilderililer.net/kizilderililer-nasil-yok-edildi.html)

400px-bison_skull_pile_edit.jpg

 “Beyazlar bize birçok söz verdiler, hatırlayamadığım kadar çok; bir tekinin dışında hiçbirini tutmadılar. Toprağımızı alacaklarını söylediler ve aldılar”

Kırmızı Bulut (Mahpiu Luta / Sioux)

 “Beyazların uyduğu hangi anlaşmayı Kızılderili bozdu? Hiç. Beyaz adam bizle yaptığı hangi anlaşmaya uydu? Hiç. Ben bir çocukken, dünya Siouxlarındı; güneş, onların topraklarında doğar ve batardı; savaşlara on bin kişi gönderirlerdi. Bugün savaşçılar neredeler? Onları kim katletti? Topraklarımız nerede? Onlara kim sahip? Hangi beyaz adam onun toprağını ya da parasını çaldığımı iddia edebilir? Yine de benim bir hırsız olduğumu söylüyorlar. Hangi beyaz kadın, ne kadar yalnız olursa olsun, benim tarafımdan esir alındı ya da onuru kırıldı? Yine de, benim kötü bir Kızılderili olduğumu söylüyorlar. Hangi beyaz adam beni sarhoş gördü? Kim benim yanıma aç geldi ve doyurulmadı? Kim beni karımı döverken ya da çocuklarıma kötü davranırken gördü? Hangi kanunu çiğnedim? Kendimi sevmem yanlış bir şey mi? Derimin renginin kırmızı olması çok mu kötü; ya da bir Sioux olmam; babamın yaşadığı yerde doğmuş olmam; halkım ve topraklarım için canımı verebilecek olmam?”

afrikali-zincirle-bagli-kol_1-300x241.jpg

Oturan Boğa (Tatanka Yotanka)

“Nerede bugün Pequotlar? Narragansettler, Mohawklar, Pokanoketler ve halkımın bir zamanlar güçlü olan diğer kabileleri nerede? Yaz güneşinin altında eriyip giden kar gibi, beyaz adamın aç gözlülüğü ve baskısıyla yok oldular”

femmeassise.jpg

Tecumseh (Shawnee Reisi)

“Yalnızca bir kere de ağlatmadılar bizi. Mavi ceketli askerler ve Uteler, her yer karanlık ve her şey durgunken, gecenin içinden çıkageldiler ve kamp ateşi yerine bizim çadırlarımızı yaktılar. Av hayvanları yerine benim cesur savaşçılarımı öldürdüler. Kabilenin hayatta kalan savaşçıları, ölüler için saçlarını kestiler.”

feu-neige.jpg

On Ayı (Parra-Wa-Samen / Comanche)

“Her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki, ben kötü biriymişim. Hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. Ben ne yaptım ki? Ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.”

fur-hat.jpg

Geronimo (Goyathlay / Son Apache Reisi)

“Beyazlar hiçbir zaman toprağa ya da geyiklere ya da ayılara aldırmadılar. Biz Kızılderililer bir hayvanı öldürdüğümüz zaman, onun bütün etini yiyoruz. Kökleri kazdığımızda küçük çukurlar açıyoruz. Ev yaptığımızda, küçük çukurlar açıyoruz. Biz çekirgeler için otları yaktığımızda, hiçbir şeyi mahvetmiyoruz. Biz, meşe palamutlarını ve fıstıkları sallayarak düşürüyoruz. Ağaçları baltalayıp devirmiyoruz. Biz yalnızca kurumuş ağaçları kullanıyoruz. Ama beyazlar toprağı deşiyorlar, ağaçları söküyorlar, her şeyi öldürüyorlar. Ağaç diyor ki ‘Yapma. Acıyor. Canımı yakma.’ Ama onlar, onu baltalayıp kesiyorlar. Toprağın ruhu, onlardan nefret ediyor... Kızılderililer asla bir şeyin canını yakmaz, ama beyazlar her şeye zarar veriyorlar... Kaya diyor ki, ‘Yapma. Canımı yakıyorsun.’ Ama beyazlar hiç umursamıyor... Beyaz adamın ona dokunduğu her yer acıyor.”

geronimo.jpg

Yaşlı bir Wintu kadını

“Büyük geniş ovaların, güzel tepelerin, kıvrılarak akan ırmakların vahşi olduğunu düşünmüyorduk biz. Yalnızca beyaz adama göre toprak, vahşi hayvanlarla vahşi insanlar tarafından istilâ edilmişti. Bizim için doğa vahşi değildi. Toprak cömertti, etrafımız Yüce Gizem’in bize verdiği nimetlerle doluydu. Bizim için doğa, ancak doğudan kıllı adamlar gelip de, gaddarca bir coşkuyla bize ve sevdiğimiz insanlara onca haksızlığı yaptığında vahşi oldu. Ormandaki bütün hayvanlar onun yayılmasından kaçmaya başladığında-işte ancak o zaman bizim için ‘Vahşi Batı’ başladı.”

Dinelen Ayı (Reis Luther / Sioux)

“Kadınlar ve çocuklar erkeklerden daha ürkek değil midirler? Cheyenne savaşçıları korkusuzdur, ama siz Kum Deresi’ni işittiniz mi hiç? Askerleriniz, orada kadınları ve çocukları boğazlayanların tıpkısı.”

Gaga Burun (Woquini / General W. Scott Hancock’a)

“Beyazlar olup biteni tek yanlı anlattı. Kendilerini tatmin etmek için böyle anlattılar. Beyaz adamın anlattığı, kendi yaptığı en iyi işlerle Kızılderililerin en kötü işleri oldu.”

ind-chvx.jpg

Sarı Kurt (Nez Perce’lerden)

“O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları, halâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o kanlı çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada. Güzel bir düştü evet... sonra bir ulusun umudu kırılıp paramparça oldu. Artık yeryüzünün merkezi yok, ölüp gitti kutsal ağaç.”

indiens-pipe.jpg

Kara Geyik

Kafa Derisi Yüzme! :

“Kızılderililerin beyaz adamın kafa derisini yüzmeye meraklı oldukları bilinir. Oysa işin aslı şudur: 1863 yılının Temmuz günlerinde Navaholar ile general Carleton arasındaki gerginlik sürmektedir. Soluk benizliler Navaholar’ı yıldırmak için hayvanlarına el koymaya, ekinlerini yakmaya başlar. Ama, bir grup Navaho savaşçısı Canby Kalesi’ni basarak koyunlarını, keçilerini geri alırlar. General Carleton, 18 Ağustos’ta askerlerine, getirdikleri her Kızılderili atı ya da katırına yirmi dolar, her koyuna ise bir dolar ödeneceğini duyurur. Yirmi dolar aylık alan askerler gözü dönmüş bir şekilde köylere saldırırlar... Ve, öldürülen Navaholar’ın kırmızı bir iple bağladıkları uzun, siyah saçları askerler tarafından kesilir. Zaman ilerledikçe Kızılderililer’in kafa derilerine ödül koyma alışkanlığı yaygınlaşır. Amerika’nın gerçek sahipleri hastalık, açlık, sürgün, tecavüz, işkence dışında beyaz adamdan yeni bir şey öğrenirler: Kafa derisi yüzme!”

indians15b.jpg

Sunay AKIN

Yazarın Önceki Yazıları
Her yer Kerbela her dem Muharrem 12.10.2016“Sizin Çocuklar” Artık Başaramayacak 19.09.2016Allah ihmal etmez, mühlet verir 19.08.201615 Temmuz'un düşündürdükleri 02.08.2016"Ten Cehennemdir" 07.06.2016Medeniyetin kaynağı : Aşk ve İrfan 12.04.2016Modern edebiyat ve insani değerler 25.02.2016Suzan Anne de Göçtü 14.01.2016Üsküdar'dan dünyaya yeni bir yayın soluğu 02.11.2015İslam medeniyetinin kalbi: Doğu Türkistan 23.10.2015Üçüncü Dünya Savaşı 12.10.2015Terörün Meşrulaştırılması 27.09.2015Yeni Türkiye’nin gittikçe artan engelleri 27.08.2015Kısa Keseyim 03.08.2015Yunus Emre dizisi bağlamında televizyon - kutsal ilişkisi 10.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.