YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sadık Yalsızuçanlar
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ayasofya Cami Olmalı
01 Haziran 2015 09:25

Türkiye, modernleşmeyi Batılılaşma olarak resmen uyguladığı bir dönemde Ayasofya’yı, emperyalistlerin dayatmasıyla müzeye dönüştürdü. Fâtih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’un fethiyle birlikte camie dönüştürmüş olduğu ve bir vakıf teşkiliyle de tescil ettirdiği bu mabed, yüzyıllar sonra ibadete kapandı.

1-037.png

Yeni Türkiye artık bağımsız ve özgür bir ülke.

Modernleşmenin batılılaşma olmadığı da tescil edildi.

Türkiye, yeniden İslam dünyasının lideri oluyor.

Bu öncü rolü gün geçtikçe daha da artıyor.

Yirmisekiz ülkede askeri var Türkiye’nin.

Birçok İslam ülkesiyle ortak projeler yapıyor.

ayasofyanintapusu.jpg

Savunma sanayinden tarıma, uzay teknolojisinden bilişim teknolojisine birçok alanda, birçok ülke ile müşterek yatırımlar gerçekleştiriyor.

Türkiye, artık Nato’dan çıkmalı.

Nato ülkeleri, başta ABD olmak üzere, son otuz yılda milyonlarca Müslümanı katletti, katlediyor.

Neoconlar, Siyonistler, İngiliz emperyalistleri ve müttefikleri, Türkiye’yi hâlâ bir sömürge imiş gibi görmek ve eski düzenin devam etmesini istiyorlar.

Boşuna!

Tarih tersine dönmez.

Türkiye artık zincirlerini kırdı.

Kuş kafesten kurtuldu.

Türkiye, gerçek anlamda bağımsızlaştı, bağımsızlaşma süreci hızla devam ediyor.

ayasofya-vakfiyesi-4.png

Yüzyıllardır ötelenen, aşağılanan, sömürülen, öldürülen Müslümanlar uyandı.

Arap, Türk, Kürd ve Afrika halkları, Balkan halkları ciddi anlamda bir uyanış yaşıyor.

Bu sancılar yeni bir dünyanın doğum sancılarıdır.

Geleceği göremeyen kısır bakışlarla umutsuzluğa kapılmak gereksiz.

Belli ki dünyanın patronajlığı değişecek.

Şimdiye değin dünyanın patronları zalim idi. Bu yüzden çok gözyaşı ve kan aktı, akıyor.

Bu zulmün sonu geldi artık.

Dünya, bundan böyle daha adil bir dünya olacak.

Bunu bütün kalbimizle inanalım.

tdk.jpg

Ayasofya, İstanbul’u bize armağan eden Fâtih Sultan Mehmed’in, bu aziz millete bir yadigarıdır.
Vakıftır. Vakfiyyesine göre câmi olarak işlev görmelidir. Vakfiyyede bu işlevinden çıkarılması halinde ilenç söz konusudur. Vakfa dokunmak, ateşe dokunmak gibidir. “Fukara gönlüne her kim dokuna / dokuna sinesi Allah okuna” denmiştir. Vakıf malına dokunmak, onu vakfiyesinde öngörülen kuruluş amacının dışına çıkarmak en büyük suçtur. Bela nedenidir.

Ayasofya’nın tapusu bizdedir.

Ve camiidir.

Saçmasapan bir Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülmüş, ibadete kapanmıştır.

O bakanlar kurulu kararı iptal edilmeli, yeni bir karar alınmalıdır.

Ayasofya artık açılmalı.

Ayasofya’nın anahtarı, Dr. Mustafa Tatcı’nın dediği gibi “bizde. Ne Pensilvanya’da, ne Washington’da ne Londra’da; bizde…”

O anahtarla bu kutlu mâbedi cami olarak açalım.

Türkiye’de Ermeni, Rum, Musevî, Budist kim varsa ve ibadet etmek için mabed açmak istiyorsa açsın.

Devlet de destek olsun.

Ama Ayasofya camidir ve camii olarak işlevselleşmelidir.

Türkiye artık gizli bir sömürge değil.

2007’ye değin böyleydi.

Ama şimdi artık değil.

hat1.jpg

Türkiye Ayasofya’yı da camii olarak işlevselleştirmeli, Nato’dan da derhal ayrılmalı, AB’nin haksız, saçmasapan kaprislerine de tek yanlı olarak son vermeli.

İngiltere AB’den çıkıyor.

Türkiye, içinde Türkiye’nin millî gelirinin yarısına bile sahip olmayan, demokrasisinin üçte birini bile gerçekleştirememiş olan birçok geri ve hantal ülkenin olduğu bir birliğe niçin girsin?

Türkiye, kendi birliğini kurmalı.

Müslüman dünya ile, Asya ile, Afrika ile, Balkanlarla, özetle tarihdaşlarıyla ve Asya-Pasifik dünyasıyla, Rusya’yla karşılıklı yararlılık ekseninde ilişkilerini geliştirmeli, yeni ittifaklar, ortaklıklar kurmalı.

Ama onurlu, kararlı, tutarlı bir biçimde.

Türkiye’nin Ayasofya’yı ibadete açması, yeni askerî ittifaklar kurması, yeni birlikler oluşturması için önünde bir engel yok artık.

Türkiye ABD’nin ve diğer emperyalistlerin sömürgesi değil.

Kimseye bağımlı değil.

Türkiye artık özgür ve güçlü bir ülke…

Güney sınırlarımız kalktı.

Esad gidecek.

Sisi gidecek.

hunkar.jpg

Yüzelli-ikiyüzyıldır Arap-İslam dünyasını, Afrika’yı sömüren, onursuzlaştıran emperyalistlerin bu güç ilişkilerinin, bu kirli oyunlarının sonu geldi.

Halklar uyandı.

Cin şişeden çıktı.

Tekrar girmeyecektir.

Sular tersine akmayacaktır.

Türkiye’yi emperyalistlere köle ederek bu ülkeyi kendi çıkarları doğrultusunda onursuzlaştırmayı sürdürmek isteyen baronların da sonu geldi.

mihrab.jpg

Sadece Ayasofya açılmamalı, diğer bütün –yakılan, yıkılan, satılan, atılan- vakıf eserlerinin tamamı restore edilmeli, gâsıpçılardan geri alınmalı, ihya edilmeli ve aslî işlevlerine kavuşturulmalı.

Ayasofya’nın vakfiyesinde vakfiye şartını değiştirmeye ilişkin şu kayıtlar yer alır :

“Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen batıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinden taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer’-i şerife aykırı olarak vakıfda tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeri’ata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey taleb ederse, kısaca batıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini Yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikab eylemiş olur. Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların la’neti üzerlerine olsun. «Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebediyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve herşeyi bilir.”

mihraplevha.jpg

Haksız bir şekilde bu vakıflara tağyir, ibdal, tahrif ve ibtal şeklinde müdahale ve tecavüz eyleyen insan, ölümle karşılaştığı anı, sekeratı mevti, kabri müşahede ettiğini ve onun karanlığını, tabutu ve onun içindeki yalnızlık ve vahşeti, münker meleğini ve heybetini, Nekir meleğini ve onun dehşetli darbelerini, Münker ve Nekir’in sorgulamalarındaki dehşeti, bütün insanların Alemlerin Rabbi’nin huzuruna çıktıkları günde Allah’ın huzuruna çıkacağını, o gün hiçbir nefsin bir diğer nefis için hiçbir şeye malik olamayacağını ve o gün her şeyin dizgininin Allah’a ait bulunacağını hatırlasın. Kim, Allah’ın Kitabı’na ve Resülüllah’ın Sünneti’ne muhalefet ederse, Allah ve Resülü’nün haram kıldığını helalleştirmeye çalışırsa, müslüman kardeşinin vakıflarını bozmaya, hayırlarını tahrip etmeye ve hasenatını iptal eylemeye gayret gösterirse ve müminin hayır müesseselerini fonksiyonsuz hale getirmeye taarruz ederse, artık Allah’ın gadabı ile dönmüş olur; son durağı ve oturağı Cehennem’dir; Cehennem ne kötü bir varılacak yerdir; Allah onun hesaba çekicisi, azabın en azgın olanlarıyla azaplandıncısı ve ikabın kanunlarıyla cezasını vericisidir. “O gün zalimler ileri sürecekleri mazeretleri fayda vermeyecektir; onlar için sadece la’net vardır; onların varacakları cehennem ne kötü bir menzildir.” “O gün her nefis kazandığı günahlar sebebiyle rezil-ü rüsvay olacaktır; o gün zulüm yoktur; şüphesiz Allah hesabı çok hızlı yapandır.”

minber__0.jpg

Sadık Yalsızuçanlar

Yazarın Önceki Yazıları
Her yer Kerbela her dem Muharrem 12.10.2016“Sizin Çocuklar” Artık Başaramayacak 19.09.2016Allah ihmal etmez, mühlet verir 19.08.201615 Temmuz'un düşündürdükleri 02.08.2016"Ten Cehennemdir" 07.06.2016Medeniyetin kaynağı : Aşk ve İrfan 12.04.2016Modern edebiyat ve insani değerler 25.02.2016Suzan Anne de Göçtü 14.01.2016Üsküdar'dan dünyaya yeni bir yayın soluğu 02.11.2015İslam medeniyetinin kalbi: Doğu Türkistan 23.10.2015Üçüncü Dünya Savaşı 12.10.2015Terörün Meşrulaştırılması 27.09.2015Yeni Türkiye’nin gittikçe artan engelleri 27.08.2015Kısa Keseyim 03.08.2015Yunus Emre dizisi bağlamında televizyon - kutsal ilişkisi 10.07.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
İnşallah
 // Bülent Saka
İnşallah bir bizimde gözlerimiz Ayasofyanın İbadete açıldığını görürüz.İşte o zaman ülkemizin bağımsız olduğunu görürüz.
...
02 Haziran 2015 Salı 14:27
 // Rasim DUMAN
Hukumetimiz birseye karar verirken, bircok paradigmayi dikkate almak zorunda. Onlarin sahip olduklari bilgiye ( istihbarat, siyasi ve ictimai dengeler anlaminda soyluyorum) sade vatandaslar olarak, biz sahip degiliz. Onun icin, "hikmet-i hukumet" deyip, sabir ve teenni ile beklemeliyiz....
01 Haziran 2015 17:28
 // Rasim DUMAN
Ayasofya'nin yeniden cami olarak ibadete acilmasi, cocuklugumdan beri en buyuk dileklerimden,arzularimdan ve hayallerimden biri. İnsallah Rabbim dunya gozu ile bunu gormeyi nasip edecek. Ama bu mevzuda hukumetimizi baski altina almayi ve bunaltmayi uygun gormuyorum. Herseyin bir vakti ve zamani var. Hakki icra edelim derken, fitneye sebep olmayalim....
01 Haziran 2015 17:21