YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Prof. Dr. Cemal Fedayi
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kılıçdaroğlu’nu Kim Yanılttı?
21 Nisan 2017 08:53

CHP bu referandumda iki kere yenildi. Önce sandıkta yenildi; sonra YSK’da yenildi. Kılıçdaroğlu bir defa daha birileri tarafından yanıltıldı. Kulağına üflenenlere göre hareket etti…

Hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde durduk yerde bir mühürsüz zarf polemiği başlattı ve bu polemikten de hükmen (yargı kararıyla) mağlup ayrıldı.

YSK üyeleri 1’e karşı 10 oyla CHP’nin iptal talebini reddetti… Bu karar kesin olduğundan bir üst merciye itiraz imkânı da yok.

Şimdi bu mühürsüz zarf meselesinin hukuki ve siyasi boyutlarına bir bakalım:

***

Ceza hukukunun temel kaidesi “suçta ve cezada şahsilik” prensibidir. Suçu kim işlediyse cezayı o çeker.

Zarfları mühürleme görevini ihmal eden sandık görevlileri bu suçlarının cezasını bizzat kendileri çekecektir. Nitekim YSK bu ihmali yapanlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

Yani üç-beş sandık görevlisi görevini ihmal etti diye:

1.Mühürsüz zarfla oy kullanan vatandaşların oyları iptal edilemez.

2.Topyekûn referandum hiç iptal edilemez. Nitekim YSK da bu yönde karar verdi.

 

***

Oy kullanmak anayasal haktır. Anayasal hak hiçbir gerekçeyle iptal veya ilga edilemez.

İlgili kanun, dışarıdan zarf getirilmesini ve hile yapılmasını önlemek için mühürlü zarf önlemini getirmiştir. Dışarıdan zarf getirilmedikçe kanuna aykırılık iddia edilemez.

Tartışma konusu olayda, dışarıdan zarf getirilmemiştir. YSK’nın bastırdığı resmi zarflar ve pusulalar kullanılmıştır.

Dolayısıyla mühürsüz zarf olayında, kanuna ve anayasaya aykırılık yoktur; oylar geçerlidir. Bu tür vakalar daha önce de olmuş ve aynı yönde kararlar alınmıştır. Yani mühürsüz zarf olayı, bütün seçimlerde görülebilen türden, vaka-i adiyedendir…

Daha önceki seçimlerde de görülmüştür ve mühürsüz zarflar geçerli sayılmıştır. Üstelik, geçerli sayılıp sayılmaması yönünde yapılan sandık kurulu oylamalarında, CHP ve HDP’li üyeler de mühürsüz zarfların geçerli sayılması yönünde oy kullanmıştır.(1)

***

Bu işin hukuki boyutu; bir de siyasi boyutu var. Mühürsüz zarf kullanılan sandıklarda CHP ve HDP’den de sandık kurulu üyeleri bulunuyordu.

Eğer mühürsüz zarf iptal sebebiyse CHP ve HDP’li üyeler neden bir tutanakla bu durumu tespit etmediler? Neden muhalefet şerhi koymadılar?

Mühür basmama, bir görevi ihmaldir ve bu görevi ihmal suçunu o sandık kurulunda bulunan bütün üyeler işlemişlerdir. Yani CHP ve HDP’li üyeler de görevlerini ihmal etmişlerdir. Eğer mühürsüz zarf mevcutsa, CHP ve HDP’li üyeler derhal o zarflara mühür basabilirlerdi.

Belki de CHP ve HDP’li üyeler, seçime gölge düşürmek için kasden zarfları mühürlememişlerdir. O nedenle YSK’nın suç duyurusu çok yerindedir. Bu zarfları mühürleme işini kasden ihmal edenler cezalarını çekmelidir.

***

Bir de CHP’lilerin yanılsaması var. CHP zannediyor ki, mühürsüz zarflardaki oyların tamamında evet oyu vardır ve bu oylar iptal edilirse hayır öne çıkacaktır.

Bu çok saf ve naiv bir yaklaşımdır. Mühürsüz zarfların bazısında evet bazısında hayır oyu vardır. Dolayısıyla mühürsüz zarfların tamamı iptal edildiğinde, toplam sonuçta bir değişiklik olmaz.

Yani bir denklemin her iki tarafında da aynı eksiltmeyi yaparsanız toplamda bir değişiklik olmaz. Mühürsüz zarflarda da benim analizime göre evet ve hayır oyları birbirine yakındır.

Yani YSK mühürsüz zarfların tamamını iptal etseydi de genel sonuç değişmezdi.

***

CHP’nin anlamadığı ve anlamak istemediği bir konu da şu: Evet ile hayır oyu arasında 1 milyon 300 bin fark var.

Böylesine büyük bir farkın kapatılması mümkün değildir. Mühürsüz zarf sayısı en fazla 5-10 bin civarındadır. Haydi, CHP penceresinden bakalım: 200-300 bin civarında bir oy iptal edildi diyelim.

Yine de aradaki fark kapatılamaz. 300 bin evet eksilse bile arada 1 milyonluk fark var. Bu farkı hiçbir itiraz kapatamaz.

CHP’nin yenilgiyi kabullenmesi ve hazmetmesi, kendisi için en doğru yoldur. Aksi halde tüm sindirim sistemini fesada uğratabilir.

***

CHP’nin hazım problemi yaşamasının esas sebebi CHP’ye bilgi veren anket şirketleridir. Öyle anlaşılıyor ki, CHP’ye iş yapan kamuoyu şirketleri, kesin olarak hayır çıkacağı şeklinde raporlar hazırlamışlar. Kılıçdaroğlu da bunlara inanmış…

Bunu nereden biliyorum? Oylamadan bir gün önce Kılıçdaroğlu teşkilatlarına bir genelge gönderdi. Sonucun hayır çıkacağından emin bir edayla yazılmış bir metindi bu genelde.

Orada deniliyorduk ki, sakın kutlamalarda taşkınlık yapmayın, ölçülü olun, ılımlı olun vs… Bizi doğrudan ilgilendiren cümle şu: “Kamuoyu araştırmaları… halkımızın… hayır diyerek… güçlü bir tavır koyacağını göstermektedir. Hayır kararı belli olduktan sonra da…” (2)

Yani CHP’ye çalışan kamuoyu araştırma şirketleri Kılıçdaroğlu’nu fena halde hayır çıkacağına inandırmışlar. O da hızını alamayıp teşkilatlarına, “hayır çıkacağı kesin, sakın kutlamalarda taşkınlık yapmayın” mealinde genelge göndermiş…

Yani CHP takımı hayır çıkacağından emindi. Evet çıktığını görünce bunu kabullenemedi ve hazmedemedi. Fakat zamanla bunu kabullenecektir. Zaman her şeyin ilacıdır.

***

Referandum doğası gereği sıfır toplamlı bir oyundur. Yani genel seçimlerde olduğu gibi bir paylaşım söz konusu değil. Referandumda bir taraf tamamen kazanır öteki taraf tamamen kaybeder. Bunun ortası ve paylaşımı olmaz.

Demokrasi oyununun kuralı budur. CHP ve HDP’nin hatırı için demokrasinin temel prensibini değiştiremeyiz. Arada küçük bir fark var diye seçimi iptal edemeyiz.

Küçük bir fark olduğundan yola çıkan bazı CHP’li uyanıklar da, “efendim anayasa gibi önemli bir konuda nitelikli çoğunluk olmalı” demeye başladılar…

Bir defa, burada tüm anayasa değiştirilmedi; rejim de (anayasanın ilk dört maddesi) değiştirilmedi. Sadece anayasanın 18 maddesi değiştirildi. Kaldı ki, anayasanın tamamı değiştirilse de yine aranan, salt çoğunluktur; nitelikli çoğunluk değildir.

Dikkati şuraya çekiyorum: Nitelikli çoğunluk arayanlar bu itirazlarını sonuçlar açıklandıktan sona dile getirdiler.

Eğer samimi olsalardı oylamadan önce bu itirazlarını açık ederlerdi. Seçimden evet oyu çıktığını görünce “nitelikli çoğunluk olmalı” demeye başladılar. Eğer hayır oyu çıksaydı hiç böyle bir şey demeyeceklerdi.

***

Dünyanın her tarafında referandum yapılıyor ve her yerde kural aynıdır: Yarıdan bir fazlasını alan kazanır.

Batılı ülkelerde de referandum yapılıyor ve orada da aynı kurallar geçerli. Anayasa referandumunda da diğer referandumlarda da aranan %50+1’dir. Yani salt çoğunluktur.

En son İngiltere’de çok hayati bir konuda referandum yapıldı. %51 evet dediği için İngiltere AB’den ayrılmaya karar verdi.

Hayır diyen %49 da buna hiç itiraz etmedi. Üstelik aradaki fark sadece 500 bin idi. Bizimkisi gibi 1 milyon 300 bin değildi.

Yani Batı ülkelerinde de referandumlarda salt çoğunluk aranıyor; nitelikli çoğunluk aranmıyor. Hangi Avrupa ülkesinde referandumda nitelikli çoğunluk aranıyor? Bize bir örnek göstersinler. Böyle bir örnek yok.

Halkın temsilcilerinin yer aldığı parlamentoda yapılan oylamalarda nitelikli çoğunluk aranabilir; bu doğru. Ama egemenliğin kaynağında yapılan oylamalarda nitelikli çoğunluk aranmıyor; salt çoğunluk yeterli görülüyor.

***

Halkçı olduğunu iddia eden CHP yaptığı inkılapların hiçbirini referanduma götürmedi; halka sormadı. Kendisi de hiçbir zaman serbest seçimlerle iktidara gelemedi. 1950’den itibaren girdiği bütün seçimleri kaybetti…

Diktatör dedikleri Erdoğan ise yaptığı bütün değişimleri halka sordu; çıktığı bütün makamlara halkın oyuyla çıktı. Görev süresi içinde üç defa referandum yaptı.

Girdiği bütün genel seçimlerden ve yerel seçimlerden galip çıktı. Bütün referandumlardan galip çıktı. En son, tek başına girdiği Cumhurbaşkanlığı seçiminden de galip çıktı.

İşte hazmedemedikleri bu… Erdoğan hep yendi CHP hep yenildi. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış…

Olmayacak şey ya; farz-ı muhal, YSK CHP’nin aklına uyup da referandumu iptal etseydi ve yeni oylama yapılsaydı, evet oyları daha da artardı.

Tıpkı, 7 Haziran’ın tekrarı olan 1 Kasım’da olduğu gibi. Evet oyları %51.4’ten %60’a doğru yükselirdi. Ak Parti 7 Haziran’da %41 idi. 1 Kasım’da ise %50’ye fırlamıştı. Referandum yenilenseydi buna benzer bir fırlama olurdu…

CHP zannediyor ki, seçim yenilense hayır oyları öne çıkacak. Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş. Yenilen pehlivan da güreşe doymazmış…

(1) http://www.kanalahaber.com/haber/gundem/chp-ve-hdp-bu-belgelere-ne-diyecek-koseye-sikistilar-355445/

(2) http://www.cnnturk.com/turkiye/kilicdaroglundan-genelge-hayir-cikinca

Yazarın Önceki Yazıları
Küçülen ABD, Büyüyen Türkiye’ye Karşı 19.10.2017Görmez Neden Ayrıldı? 14.08.2017Darbeye Katılmayan FETÖ’cü Tehlikesi? 20.07.2017Erbakan’ın İftarından Akar’ın Bayramına 28.06.2017Ramazan Üzerine Son Notlar 18.06.2017Katar’ı neden kuyuya atmak istiyorlar? 08.06.2017Düzen Kurucu Olarak Ak Parti 25.05.2017Bir Siyonist Proje Olarak ABD-PKK İş Birliği 12.05.201716 Nisan’da Yeni Bir Çağın Kapısı Açıldı 06.05.2017CHP Türkiye’de Kaybettiğini Avrupa’da Arıyor 28.04.2017Evet Oyları Neden Yüksek Çıktı? 26.04.2017Kazanan Erdoğan; Kaybeden Bahçeli 17.04.2017Hayırcıların Son Yalanı: Eyalet 14.04.2017Darbe Ürünü Parlamenter Sistemin Bitmesi için EVET 13.04.2017Kılıçdaroğlu Şehitlere ve Savcılara Hakaret Etti! 05.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.