YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Tarikatlar devlete yerleşir mi?
11 Ağustos 2016 18:20

Fetullahçı Terör Örgütü'nün devlete sızmasıyla başlayan ihanet hareketi 15 Temmuz gecesi darbe girişimiyle doruk noktasına ulaştı.

15 Temmuz gecesi halkı katlederek darbe girişiminde bulunan FETÖ'cüler tam anlamıyla suyun yüzüne çıktı ve halkın hemen hemen tamamı bunların bir ihanet şebekesi olduğunu anladı.

Halen Pensilvanya'da bulunan Fetullah Gülen ise özellikle yabancı basına Türkiye'yi şikayet ederek ihanetini sürdürüyor.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL'le birlikte büyük bir temizlik başladı. Devlet FETÖ militanlarını tüm kurumlarından arındırmaya çalışıyor. Burada da şu soru geliyor akıllara: Boşaltılan kadrolara kim yerleştirilecek?

Gülen Hareketi dini bir cemaat değildir

FETÖ'nün ihanet içeren hamlelerinden sonra insanlarda tarikat/cemaat karşıtı bir tavır gelişti. Şunu hemen belirtmeliyim ki Gülen Hareketi bir cemaat değildir ve dini hiçbir bağlantısı yoktur. 

Şeriata ters düşecek birçok hamle bu örgüt tarafından göz göre göre yapılmaktadır. Dolayısıyla cemaat ya da tarikat dendiğinde akıllara bu hainlerin gelmesi yanlış olur.

28 Şubat sürecinde İslam karşıtı kesimler yürüttükleri operasyonlarla tarikat karşıtı bir algı oluşturmuştu. Tarikat denildiğinde insanların aklına Aczimendiler ve o malum görüntüler gelmekteydi. O dönemde darbecilerle kol kola giren FETÖ şimdi de cemaat isminin karşılığı gibi görülüyor. Bu büyük bir yanlıştır. Her iki dönemde de tarikatlar zarar görmüştür. Yine tarikat karşıtı bir algıya müsaade etmememiz gerekiyor.

Gelelim baştaki sorumuza...

FETÖ elemanlarından boşalan makamlara kimler getirilecek?

Bu soru ister istemez insanların aklına "şimdi hangi cemaat oralara yerleşecek" sorusunu da doğuruyor. Soru yanlış olduğunda doğru cevabı bulmak oldukça zor...

Bu zamana kadar cemaatlerin devlet kurumlarına yerleşmesi gibi bir durum yoktu. Bu politika FETÖ ile birlikte hayata geçti.

Hiçbir dini cemaatin devlet kurumlarına yerleşme gibi bir politikası olamaz. Eğer var ise bu dini cemaat değil ancak maşa olarak kullanılmaya hazır bir örgüttür. Cemaatlerin tek amacı Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vessellem) izinden yürüyerek Allah'ın (celle celaluhu) rızasını kazanmaktır.

Peki kurumlara kimler yerleştirilecek?

FETÖ militanlarından boşalan yerlere muhakkak ki atamalar yapılacak. Şunu biliyoruz ki daha önce yapılan atamalarda çok büyük yanlışlar yapıldı. Devlet kadroları FETÖ'cülerle dolduruldu ve bunun zararı çok büyük oldu. Bu sebeple şimdi yapılacak atamalar büyük önem arz etmekte.

Personel atamalarında liyakat esas alınmalı ve bu konuda ayrım yapmadan herkese eşit davranılmalıdır. Yaşadığımız acı örnekler de bunun böyle olması gerektiğini göstermiyor mu?

Yüce Rabbimiz Nisa Suresi'nin 58. ayetinde şöyle buyuruyor:

"Muhakkak ki Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah bu emriyle size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve her şeyi hakkıyla görür."

Bu ayet izlememiz gereken yolu açık bir şekilde gösteriyor.

Bunun böyle olması gerektiğini Hz. Peygamberin hayatına da bakarak anlayabiliyoruz. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi vessellem) Hicret ederken yanına kılavuz olarak müşrik olan Abdullah b. Uraykıt'ı seçmişti.

Abdullah bin Uraykıt, yıldızlara bakarak yolu tayin edebilecek kadar yol rehberliği anlamında ehil birisiydi. Efendimiz onun müşrikliğine bakmadan ehil oluşunu esas almıştı. Bundan güzel örnek var mı?

Tarikat yolcularının hakkı yok mu? 

Müslüman işini iyi yapan kişidir. Müslümanlığın alametlerinden biri de budur.

Münafığın alameti ise üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez ve ona güvenildiği zaman hıyanet eder.

Gerçek Müslüman yaptığı işi doğru yapmakla hükümlüdür.

Peki hem işini iyi yapıp hem de tarikat ehli olanların devlette yeri yok mu?

Eğer bir kişi işini iyi yapmasına rağmen sırf tarikata bağlı diye dışlanırsa Allah'ın gazabını üzerine çeker. Tarikat; manevi bir yolculuktur ve Allah rızasını her şeyin önünde tutar.

Tarikatlar tarihi boyunca vardır ve var olacaktır. Çünkü tarikatlar Allah'a yaklaşmak için birer vesiledir. Nitekim Cenab-ı Hakk Zülcelal Hazretleri, Maide Suresi 35. ayetinde mealen şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler, Allah’tan korkun, Ona (yaklaşmak) için vesileler arayın ve onun yolunda cihad edin. Ta ki muradınıza eresiniz.”

Allah ehli sünnet üzere olan tarikatları başımızdan eksiltmesin, onları da Hakk'tan ayırmasın.

Menzilciler, Süleymancılar, İsmailağa Cemaati, Nurcular, Erenköy Cemaati, İskenderpaşa, Cerrahiler, Kadiriler, Uşşakiler... Hepsi bir elin parmakları, aynı yolun yolcuları. Rabbim Hakk yolunda hepimizi daim etsin, amin.

Günümüzde devlet erkanının bazı tarikatlara müntesip olması ya da onlarla görüşmesi şüphesiz güzel bir hadisedir. Çünkü gerçek Müslümanların liderliğine her zaman ihtiyacımız var. Kişiler Hakk yolundan ayrılmadığı sürece ülke huzuru da daim olacaktır. Bu sebeple tarikatların da devleti denetlemesi, İslama uygun önerilerde bulunması elzemdir.

Tarikatlar hep vardı

Tarikatlara Osmanlı döneminde de büyük önem verilmişti. Hatta birçok padişahın tarikatlara müntesip olduğu bilinen bir gerçektir.

Osmanlı'da tarikatlar devlet erkanıyla birlikte hareket ederlerdi. Yapılan işlerin dine uygunluğu denetlenir ve din dışı uygulamalara yer verilmezdi. Osmanlı padişahları tarikat şeyhlerine hürmet etmekle birlikte Hakk yolundan şaşanlara da müsaade etmezlerdi.

Osmanlı'da tarikatların başsız kalmasına da müsaade edilmezdi. Örneğin bir tarikatın Postnişini Hakk'a yürüdüğünde eğer yerine biri geçmezse o kişinin makamı boş kalmasın diye devlet tarafından bir atama yapılırdı. Yani devlet yeri geldiğinde tarikatlara atama yapardı.

Osmanlı'nın tarikatlara bakış açısıyla ilgili ciltlerce kitap yazılabilir. Son bir örnekle bu bahsi kapatayım.

Osmanlı'da derdest edilmek üzere aranan bir suçlu eğer dergaha sığınır ve Postnişin de onu kabul ederse o suçlu serbest bırakılıyordu. Çünkü girdiği dergahta eğitilecek ve manevi terbiyeden sonra bir daha suç işlemeyecekti. Ne güzel bir ıslah yöntemi...

***

Yazıyı özetleyecek olursak, FETÖ militanlarından temizlenen yerlere liyakat sahibi kimseler yerleştirilmelidir.

FETÖ örneğinden yola çıkarak ehl-i tarikleri dışlamak çok büyük bir hata olur. Vatana ihanet eden şebekelerin cezasını Hakk yolundan yürüyenler çekmemelidir.

Gerçek Müslümanlara her zaman ihtiyacımız var. Gerçek Müslümanın girmediği yerlere Yahudiler, Hristiyanlar, bozguncular girer...

Allah yolundan ayrılmadığımız sürece zafer muhakkak bizimdir...

Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz. (Al-i İmran 103)

 

Ogün ÖCEK

11 Ağustos 2016

@ogunocek

Yazarın Önceki Yazıları
20 dakikada değişir mi her şey? 17.05.2017Gün; devleti yeniden inşa etme günü... 16.04.2017Teşekkürler Avrupa... 11.03.2017Aman dikkat! Tehlike her geçen gün büyüyor 08.02.2017Allah'la savaştığınızın farkında mısınız? 20.01.2017İstanbul Üniversitesi'nde skandal uygulama 30.11.2016İşte ABD'nin anlayacağı dil... 21.10.2016Ve mutlu son! Türkler geri geldi 24.08.2016Dikkat! Birileri bize 'canbaza bak' diyor! 18.08.2016Dünya böyle kahramanlık görmemişti 06.08.2016İşte özlediğimiz tablo... 23.07.2016Genç Paşaların sahaya inme vakti gelmedi mi? 20.07.2016Düşmanını uzaklarda arama Türkiye 16.07.2016Terör üretim merkezi Avrupa! 15.07.2016İsrail ile anlaşmak da nereden çıktı! 27.06.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.