YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
RTÜK kimi koruyor?
20 Ocak 2016 20:49

Her geçen gün ahlaka aykırı yayınlar çoğalırken RTÜK'ün ne iş yaptığına dair sorularım da artıyor. Zira bu türlü program ve diziler engellenmediği gibi sayıları da giderek artıyor. 5 yıl sonra televizyon ekranlarında neler göreceğiz tahmin etmek bile istemiyorum!

RTÜK üyelerine sormak lazım;

Ahlaka mugayir görüntülerin hemen hemen her dizide yer alması, içeriği tamamen dedikodu, fitne-fesat olan, toplum ahlakını çökerttiği ayan olan programların hala yayınlanıyor olması sizi hiç rahatsız etmiyor mu?

Sanırım etmiyor. Zira geçtiğimiz günlerde açıklamaktan bile haya ettiğim tarzda bir reklama rastladım. Bu kadarı da fazla diyerek hemen şikayette bulundum. (bu kadarı normal diyebileceğim bir yayın da pek çok açıkçası) Çünkü reklam sadece ahlaka mugayir görüntülerden oluşuyordu. Lütfedip cevap verdiler: Kurallara aykırı bir durum göremedik!

Sayın yetkililer;

Böylesine rezalet dizi ve programların ahlaka uygun olmadığını anlamanızı mı bekleyeceğiz harekete geçmek için? Çocuklarınıza ve ailenize gönül rahatlığıyla seyrettirebiliyor musunuz böylesine çirkin yayınları? Yastığa başınızı koyduğunuzda 1-2 dakika da olsa bunları düşünmenizi rica ediyorum. Tüm bu rezil yayınlara rağmen rahat uyuyabiliyorsanız diyecek bir sözüm yok...

Aileler böyle mi korunuyor!

Yeri gelmişken bir konuya daha temas etmeden geçemeyeceğim.

Rezil programların televizyon ekranlarında artmasına göz yuman RTÜK geçenlerde Kanal A'ya ceza kesti.

Manşetlerin Dili programında Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan bir gerçeği gözler önüne sermişti. Hem de hiç hakaret etmeden, çirkin bir kelime kullanmadan.

Alper Tan, büyük bir ülkenin yönetildiği 450 bin metrekarelik Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin kapladığı alanı eleştirenlere, Anıtkabir'in 750 bin metrekare yer kapladığını hatırlattı.  Tan, dünyayı yöneten Osmanlı Padişahlarının ise 25-30 metrekarelik kabirlerde yattığına da dikkat çekti.

İşte toplum ahlakını korumada rol üstlenmekten kaçınan RTÜK sırf bu sözler yüzünden kanala ceza kesti. Sebebi de biliyor musunuz?  "Genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” maddesini ihlal ettiği için! Buna kargalar bile güler...

Asıl ilginç olan ise RTÜK'ün bu cezayı tebliğ etmemesi. Söz konusu ceza ne Kanal A'ya tebliğ edildi, ne de RTÜK'ün internet sitesinden yayınlandı. Bu cezayı Hürriyet gazetesinde çıkan haberden öğrendik!

Bu örnek bile RTÜK'ün bakış açısını gözler önüne seriyor...

Ceza hiçbir zaman çözüm olmadı

Dönelim asıl mevzuumuza...

Televizyonlarda yayınlanan birbirinden iğrenç programlara sadece ceza kesmek bir işe yaramıyor. Bunu defalarca gördük. Çünkü o programlar ödedikleri cezanın onlarca kat fazlasını kazanıyor. Dolayısıyla ceza yemek gibi bir dertleri yok. O zaman RTÜK'ün de cezalarını buna göre gözden geçirmesi gerekiyor. Toplum sağlığı için program ya da dizilere engel olmak çok zor olmasa gerek...

Toplumuzda bu türlü programlara çok tepki var. Kiminle konuşsam bu konudaki rahatsızlığını anlatıyor. Ama izlemekten de geri durmuyoruz maalesef.

En çok şikayet edilen program ya da dizilere bakıyoruz, hepsi reytinglerde zirve! Kuru kuruya şikayet etmenin bir anlamı yok dostlar. Gerekli tepkiyi göstermediğimiz takdirde ahirette hepimiz sorumlu olacağız. Yakınmalarımız lafta kalmamalı...

En büyük tehlike: Normalleştirme!

Eskiden yurt dışında yayınlanan programları görür, Batı'daki ahlaki çöküşün sebebini anlardık. Ne bilelim birkaç yıl içinde o rezillikleri kendi televizyonlarımızda göreceğimizi. Birileri o rezillikleri hayatımıza sokmaya çalışacaktı elbette ama bizim bunu kabullenebileceğimizi düşünemezdim.

Toplum olarak her şeyi normalleştirme gibi bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Eskiden Müslümanların köşe bucak kaçtığı faizi hayatımızın merkezine soktuk. Kredi çekip, faize girmek o kadar sıradanlaştı ki şimdi kredi almayanı dövüyorlar! Bankalardan uzak duranlara da 'keriz' muamelesi yapıyorlar. Bunlar hep ilmek ilmek işlendi hayatımıza. Biz fark edemedik, fark edenlere de kulak vermedik.

Günahlar, haramlar o kadar çok girdi ki hayatımızda.... Bunlardan kaçanlar yadırganır oldu. Kredi işlemleri, içki, sigara, küfür, eşcinsellik, fuhuş o kadar gösterildi ki insanlara... Artık her şey normal karşılanıyor!

Yeni moda: Gıybet

Şimdi de gıybet moda oldu! Hemen hemen her dizi ve programda mevcut. Topluma güzel bir şeymiş gibi gösteriliyor: "Hadi gel gıybet yapalım, hadi siz gıybet yapmaya gidin!"

Şimdi gıybet sözcüğünü normalleştirme çalışmaları yürütülüyor. Müslümanın özellikle uzak durması gereken bu kelime yavaş yavaş sıradanlaştırılıyor İnşaAllah buna mani olabiliriz.

Allah (C.C) Hucurat suresinde "Birbirinizi gıybet etmeyin" buyuruyor.

İki cihan sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ise Ebu Davud'dan rivayet edilen Hadis-i Şerif'te şöyle buyuruyor:

Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. "Bunlar kim" dedim. Cebrail aleyhisselam, "Gıybet ederek insanların etini yiyen, şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir" dedi

Yüce dinimiz İslam'da gıybetin ne kadar kötü bir şey olduğu defaatle vurgulanmıştır. Ama gelin görün ki Müslümanların özellikle uzak durması gereken bu durum normal bir hadiseymiş gibi hayatımızda! Dizilerde dalga geçer gibi bu kelimeyi kullanmaya başladılar

Korkarım ki insanlarımız bunu da kabullenecek ve ahlaki çöküntü daha da hızlanacak.

Tehlikenin farkında mısınız?

Yaşadığımız ahlaki çöküntüye şaşırmamak lazım. 20 yıl önce konuşmaktan bile haya edeceğimiz şeyleri şimdi çoluğumuzla çocuğumuzla izliyoruz! Hem de hiç sesimizi çıkartmadan. Hepimiz modern (!) olduk ya!

Fransa'da 0-3 yaş arasındaki çocukların televizyon izlemesinin yasak olduğunu biliyor musunuz?

Neden?

Çünkü 0-3 yaş arası çocuk, bir saniyede 25 milyon kare görüntü alıyor. Dünyanın en iyi kamerası bile bu kadar iyi görüntü alamıyor. Bu da şu demektir; çocuk gördüğü, duyduğu her şeyi hafızasına kaydediyor.

Ve biz buna rağmen bu rezilliklerin evimizde sergilenmesine müsaade ediyoruz. Ne zaman sesimiz çıkacak? Her şeyimizi kaybettiğimizde mi?

Haydi biz geçmişle muhasebe yaparak ahlaken çöktüğümüzün farkındayız. Oynanan oyunları kısmen de olsa görebiliyoruz.

Peki ya çocuklarımız?..

 

Ogün ÖCEK

@ogunocek

Yazarın Önceki Yazıları
İşte ABD'ye verilecek en güzel cevap 15.11.2017İdlib operasyonu kimi rahatsız ediyor? 18.10.201728 Şubat medyası yine mi diriliyor? 19.09.201720 dakikada değişir mi her şey? 17.05.2017Gün; devleti yeniden inşa etme günü... 16.04.2017Teşekkürler Avrupa... 11.03.2017Aman dikkat! Tehlike her geçen gün büyüyor 08.02.2017Allah'la savaştığınızın farkında mısınız? 20.01.2017İstanbul Üniversitesi'nde skandal uygulama 30.11.2016İşte ABD'nin anlayacağı dil... 21.10.2016Ve mutlu son! Türkler geri geldi 24.08.2016Dikkat! Birileri bize 'canbaza bak' diyor! 18.08.2016Tarikatlar devlete yerleşir mi? 11.08.2016Dünya böyle kahramanlık görmemişti 06.08.2016İşte özlediğimiz tablo... 23.07.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.