YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İsrail ile anlaşmak da nereden çıktı!
27 Haziran 2016 18:32

Bugün Başbakan Binali Yıldırım İsrail ile varılan mutabakatın ayrıntılarını açıkladı.

Yıldırım'ın açıklayacağı konular  birkaç gündür basında yer alıyordu. Ama herkes bugün saat 13:00'da yapılan açıklamaya dikkat kesilmişti. Maalesef yapılan açıklama hayal kırıklığımızı daha da arttırdı.

İsrail ile yapılan anlaşma Türkiye'nin şartlarının tamamını kapsamıyordu.  Basına "İsrail tüm şartları yerine getirdi" diye lanse ettirilen hadisenin iç yüzü pek de öyle değil.

Zira şartlardan sadece bir tanesi yerine getirildi. O da Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan özür dilemesi.. Peki ya diğerleri?

ÜÇ ŞARTIN İKİSİ YERİNE GETİRİLMEDİ

Türkiye'nin şartları arasında Mavi Marmara saldırısında şehit edilen vatandaşlarımızın ailelerine tazminat ödenmesi de vardı. Başbakan Yıldırım İsrail'in 20 milyon dolarlık tazminatı ödeyeceğini söyledi.

Burada önemli olan tazminatın herhangi bir hesaba değil, bizzat aileleri tek tek tazminat adıyla ödenmesi. Böylelikle İsrail suç işlediğini itiraf etmiş olacaktı ama bir manevrayla işi farklı bir yere getirdiler. İsrail tazminatı Türkiye'de bir hesaba yatıracak, tazminatın şehit ailelerine dağıtılması da Türkiye'nin sorumluluğunda olacak. Yani bir nevi susturma politikası, Siyonizm oyunu...

Biz İsrail'in bu türlü oyunlarına alıştık... Hiç şaşırmıyoruz... Ama Türkiye olarak öne sürülen şartı bu şekilde kabul etmek de neyin nesi...

ABLUKA KALDIRILMAYACAK

Peki ya son madde?

Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılması...

Bu maddeye ne oldu?

Sözde İsrail bu maddeyi de kabul etti. Ama maalesef böyle bir kabul söz konusu değil. İsrail sadece insani yardıma izin verdi, o yardımın da İsrail'in kontrolünden geçirilmesi kaydıyla!

Yani ambargonun kaldırılmasıyla hiç alakası yok. Kaldı ki Binali Yıldırım'la eş zamanlı olarak İsrail Başbakanı Netanyahu da açıklama yaptı. Netanyahu, "Türkiye ile anlaşmamız sonrasında da Gazze’nin denizden ablukası devam edecek" dedi.

"Peki hiçbir şey yapılmasaydı da oradaki kardeşlerimiz açlıktan mı ölseydi" diyenler çıkacaktır muhakkak.

Buna da cevabımız var. Biz bu anlaşmayla Gazzeli kardeşlerimize kısa vadede fayda sağlamış olabiliriz ama uzun vadede bunun dezavantajını göreceğiz. Ambargonun kaldırılmaması demek oradaki kardeşlerimizin ticaretle, üretimle uğraşıp kendi kendini geliştirememesi demek. Bunun önünü açmadıktan sonra hiçbir insani yardım işe yaramaz.

Kaldı ki insani yardımlar da İsrail kontrolünde yapılacak. Katil İsrail bunu taahhüt ediyor. İsrail'in sözünde durduğunu kim görmüş? İsrail yarın öbür gün "insanı yardım malzemelerinin içinde izin veremeyeceğimiz şeyler var" deyip geri gönderse ne olacak? Maalesef bu mutabakatın oradaki kardeşlerimize uzun vadede faydası yok, zararı var...

Türkiye İsrail'e karşı sunduğu şartların ikisinden taviz verdi ve bu Müslüman alemi için hayal kırıklığı oluşturdu. Dünyadaki Müslümanların umudu olan Türkiye'nin böyle bir anlaşma içine girmesine üzülmemek elde değil...

TARİHİ ANLAŞMA DİYE DUYURMAK...

İsrail ile yapılan mutabakatın kamuoyuna sızması ile birlikte bir dezenformasyon yarışı başladı. Bazı basın kuruluşları bunu 'tarihi anlaşma' diye duyurdu. Böylesine Türkiye aleyhine olan bir anlaşmayı 'tarihi' diye duyurmak akılla alay etmek demektir.

Müslümanları yaralayan bir anlaşmayı 'tarihi anlaşma' diye nitelendirmek ümmete hakarettir. Maalesef kraldan fazla kralcı olan basın kuruluşları anlaşmayı çarpıtarak halka yanlış bilgi veriyor...

İKİNCİ ŞOK: KUSURA BAKMA RUSYA

Günün ikinci kötü haberi akşam saatlerinde geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Putin'e mektup yazarak ilişkilerin düzelmesi için bir adım attı. Bu adım da bizi son derece yaraladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Rusya'ya yazılan mektubun içeriği hakkında bilgi verdi.

Kalın, mektupta, "Hayatını kaybeden Rus pilotun ailesine bir kez daha acılarını paylaştığımı belirtmek ve taziyelerimi sunmak istiyorum; kusura bakmasınlar diyorum." ifadesine yer verildiğini bildirdi.

Sınırlarımıza tecavüz eden Rus uçağını vurarak Müslüman aleminin göğsünü kabartan Türkiye Rusya'ya "kusura bakmayın" diyor.

Müslüman kardeşlerimizi acımasızca katleden, sınırlarımıza defalarca kez tecavüz eden Rus uçağını düşürmenin neresi kusur?

Rus uçağını düşürmek kesinlikle doğru bir karardı ve aynısının tekrarlanması halinde o uçağı vurmak sınırımızı koruyanların asli görevi. En azından kendi payıma sınırlarımıza tecavüz eden Rus uçağının cezası kesilmeden geri gönderilmesini kabul edemem, etmemeliyiz!

AZ DÜŞMAN İÇİN PISIRIK MI DAVRANACAĞIZ?

Başbakan Binali Yıldırım "az düşman çok dost" diyerek başladı ama olaylar istemediğimiz bir yere gidiyor. Az düşmandan kasıt 'pısırık Türkiye' olmamalı.

Kimse düşman istemez. Ama şartlar gerektirdiğinde de en sağlam düşman olabilmeli Türkiye. Milli silahlarıyla, inancıyla, kararlılığıyla kimsenin düşman olmak istemediği Türkiye mi, yoksa Batı'nın dayatmalarıyla hareket eden pısırık, korkak, eski Türkiye mi?

MASAYA YUMRUĞUNU VURAN TÜRKİYE...

Türkiye dik duruşuyla, kararlılığıyla, meydan okumalarıyla Müslümanların ayağa kalkmasına vesile olan örnek ülke...

Müslümanların umut bağladığı bu güzel ülkeyi gözden düşürmenin lüzumu yok. Düşmanların da istediği bu değil mi? O halde düşmanlarımızı sevindirecek hamlelerden ısrarla kaçınmalıyız.

Bu anlamsız dış politika değişikliğini bir daha gözden geçirip üzerimize düşen vazifeleri korkusuzca yerine getirmeliyiz. 

Kardeşlerimizin hakkını savundukça, Müslümanların sömürülmesine müsaade etmedikçe Allah bizimle beraberdir.

Hakk'ı savunduğumuz için yalnız mı kaldık?  Hasbünallahü ve nî’mel vekîl (Allah bize yeter, O,  ne güzel vekil )

Batı bizi düşman mı olarak mı görüyor? Hasbünallahü ve nî’mel vekîl

Dayattıklarını yapmadığımız için bizi ekonomik olarak zora mı sokacaklar? Hasbünallahü ve nî’mel vekîl

Çok mu zor zamanlardan geçiyoruz? Hasbünallahü ve nî’mel vekîl

Çevrede güveneceğimiz kimse kalmadı mı? Hasbünallahü ve nî’mel vekîl

Hasbunallahu ve ni'mel vekil ni'mel Mevla ve ni'me'n nasîr... (Allah Teala, bize yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevla ve ne güzel yardımcıdır)

 

Ogün ÖCEK

27 Haziran 2016

Yazarın Önceki Yazıları
İdlib operasyonu kimi rahatsız ediyor? 18.10.201728 Şubat medyası yine mi diriliyor? 19.09.201720 dakikada değişir mi her şey? 17.05.2017Gün; devleti yeniden inşa etme günü... 16.04.2017Teşekkürler Avrupa... 11.03.2017Aman dikkat! Tehlike her geçen gün büyüyor 08.02.2017Allah'la savaştığınızın farkında mısınız? 20.01.2017İstanbul Üniversitesi'nde skandal uygulama 30.11.2016İşte ABD'nin anlayacağı dil... 21.10.2016Ve mutlu son! Türkler geri geldi 24.08.2016Dikkat! Birileri bize 'canbaza bak' diyor! 18.08.2016Tarikatlar devlete yerleşir mi? 11.08.2016Dünya böyle kahramanlık görmemişti 06.08.2016İşte özlediğimiz tablo... 23.07.2016Genç Paşaların sahaya inme vakti gelmedi mi? 20.07.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
gerçekten
 // selami öde
merak edyorum gerçekten farkında değilmisiniz yoksa reklamın kötüsü olmaz deyip polemik peşindemisiniz...
05 Temmuz 2016 Salı 12:50
doğru ama
 // muammer
iyihoşda birde bunun diğer yönüne bakmak lazım değilmi anlaşmasaydıkda filistinliler orada aç susuz kalsaydıda ölselerdi dahamı iyi,masabaşı atmak kolay ama bunun birde sahası var,eğer bayırbucak türkmenlerine yardım gitmese bugün ne olurdu orası ne istediğinizi anlamadım içerideki terörlemi uğraşalım,rusyayla ve israil ilemi ne istiyorsunuz hocam ne demek istediğinizi ve donjuanlığınızı anlamadım...
30 Haziran 2016 Perşembe 15:25
şeytan israil
 // mehmet TÜRK
Ogün kardeşim, ne güzel yazmışsın. ağzına sağlık. bize söyleyecek bir söz kalmamış..ben öyle zannediyorum ki, cumhurbaşkanımızın kafasına taş düşmüş..yoksa bu sapmanın asla bir açıklaması olamaz..AKP nin kalpleri de kaymış görünüyor..kendileri bilir. bizler hala müslümanız ve yüzümüz ümmeti islamdan yanadır..onlar bu davayı bırakırsa Allah kendi yolunda yürüyecek daha iyi ekip ve grup getirir. kaybeden onlar olur. kimse Allaha bir zarar veremez. vesselam...
28 Haziran 2016 Salı 16:45