YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İsrail bir halk meselesi değil, ümmet meselesidir
22 Aralık 2015 17:10

Birkaç gündür 'Türkiye, İsrail politikasında bir değişikliğe mi gidiyor?' sorusu gündemde. Bu konunun gündeme gelmesi çok doğal. Zira AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik 20 Aralık akşamı yaptığı açıklamada İsrail halkı için 'Türkiye'nin dostudur' ifadesini kullandı.

Ömer Çelik daha sonra sosyal medyadan sözlerine açıklama getirdi. Çelik, "Devletler arası ilişkilerde inişler ve çıkışlar olabilir ancak bizim halklarla ilişkilerimiz her zaman dostane bir düzleme sahiptir" dedi. Yani Çelik İsrail halkını kastetmiş. Peki bu fikir doğru mu? Sorunun cevabını yazının sonuna sakladım.

'Türkiye ile İsrail anlaştı' haberini kim pompaladı?

Türkiye ile İsrail'in anlaştığına dair haber 17 Aralık Perşembe günü İsrail gazetesi Haaretz tarafından servis edildi. Yani 17 Aralık darbe girişiminin yıl dönümünde... İsrail gazetesi Haaretz, bu bilgiyi Yahudi kaynaklara dayandırıyordu. FETÖ'nün yayın organları ve muhalif kesim bu açıklamaya balıklama atlattı.

Biliyorsunuz ki İsrail ile ilişkilerin kopmasına sebep olan olay İsrailli haydutların Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine saldırmasıydı. Türkiye dışında birçok ülkeden de tepki alan bu saldırı FETÖ Lideri Fetullah Gülen tarafından doğal karşılanmıştı. Gülen İsrail'in kanlı baskınını değerlendirirken, İHH'nın İsrail'den izin almamasını eleştirdi ve "İsrail'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" demişti. Gülen bu açıklamayı Amerikan Wall Street Journal gazetesine yapmıştı!

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e 'One Minute' tepkisinden sonra gerilen ilişkiler Mavi Marmara saldırısıyla tamamen kopmuştu. Türkiye'nin Rus savaş uçağını düşürmesinden sonra, "yandık, bittik, o kadar da doğal gaz alıyoruz, Rusya bizi mahveder' diye algı oluşturmaya çalışanlar, o zaman da aynı şeyi İsrail için yapmıştı. Erdoğan'ın dünyanın gözü önünde İsrail'i rezil etmesine karşı Türkiye karşıtı bu kesimler o zaman 'İsrail'e böyle denir mi, İsrail bizi mahveder, İsrail güçlü bir devlet, Türkiye İsrail'e karşı çıkmakla hata yaptı' yaygarası kopartıyordu. Bu kesimlerin başını da FETÖ medyası çekiyordu. Çünkü Fetullah Gülen olaya 'İsrail'den izin almak lazımdı' çerçevesinden bakıyordu!

Bu sebeple olacak ki İsrail gazetesi Haaretz'in bu iddiasına balıklama atladılar. Halbuki gerçek hiç de böyle değildi. Bu türlü hassas konularla ilgili gerçek bilgilere ulaşmadan, sorun yaşadığımız ülkenin dilinden yayın yapmak kime hizmet eder? Cevabı sizlere bırakıyorum.

Türkiye - İsrail görüşmeleri ile ilgili gerçek neydi?

Türkiye ile İsrail'in anlaştığına dair haberlerin basına servis edilmesinden sonra Türk yetkililerden de açıklama geldi. Yetkililer İsrail ile görüşüldüğünü fakat bir anlaşma sağlanamadığını kaydetti. Peki Türkiye ile İsrail ne görüşüyordu?

Türkiye  - İsrail görüşmeleri birkaç haftadır değil daha uzun bir süredir devam ediyor. Mavi Marmara saldırısı sonrası Türkiye'nin gösterdiği tepki neticesinde afallayan İsrail, ilişkilerin tekrar eski seyrine dönebilmesi için çok çaba saf etti, etmeye de devam ediyor. Türkiye - İsrail görüşmeleri 3 konu çerçevesinde geçiyor. O da Türkiye'nin şartları.

Neydi Türkiye'nin şartları?

1 - İsrail bu saldırıdan ötürü özür dileyecek. (Bu şart yerine getirildi)

2-  İsrail hain saldırı sonrasında şehit olanlar için tazminat ödeyecek

3 - İsrail, Filistin'e uyguladığı ablukayı kaldıracak.

Türkiye ile İsrail arasında yürütülen görüşmeler yerine getirilmeyen 2 şartla ilgili. Ayrıca bu görüşmeler yeni değil, uzun süredir yürütülüyor. Başbakan Davutoğlu da AK Parti grup toplantısında görüşmelerin bu minvalde gerçekleştirildiği açıkladı.

İsrail basını, bu görüşmeleri basına sızdırdı ve Türkiye'deki bazı kesimler bu görüşmeler çerçevesinde 'Türkiye, İsrail'le anlaşıyor' yaygarası koparttı. Bu görüşmenin dünya medyasına servis edilmesinde Reuters'in de rolünü atlamamak lazım.

Türkiye;

- Suriye'de kardeşlerimizi kucaklarken katil Esed'e de karşı bir politika izliyor.

- Filistinli kardeşlerimizin durumunu, İsrail'in barbarlığını tüm dünyaya duyuruyor.

- Türkiye karşıtı her türlü odağın beslediği teröristlere karşı başarılı operasyonlar gerçekleştiriyor.

- Bir gece ansızın Musul'a girebiliyor.

- Suudi Arabistan ve Katar'da üs kurabiliyor.

- Oluşturulan İslam İttifakında önemli roller üstleniyor.

Türkiye daha sayabileceğimiz birçok alanda Batı'yı rahatsız edecek politikalar sergilerken içten ve dıştan saldırılara maruz kalmamız çok normal. Bu da politikalarımızın ne derece etkili ve başarılı olduğunu gösteriyor.

Türkiye'nin İslam dünyasındaki prestijini sarsacak hamlelerin ülke düşmanları tarafından hayata geçirilmesine şaşırmamak gerekir. Zira Erdoğan'ın İsrail'e karşı 'One Minute' çıkışı ve Müslüman karşıtlarına karşı yürüttüğü politikalar Türkiye'yi İslam dünyasında adeta yıldızlaştırmıştı.  'Türkiye, İsrail ile anlaştı' haberleriyle yapmak istedikleri şey Türkiye'nin itibarını sarsmaya çalışmaktan başka bir şey değil.

İsrail'den doğal gaz almak!

Türkiye ile İsrail arasında gerçekleşen görüşmeleri gerçek dışı bir şekilde servis eden medyanın öne sürdüğü gerekçelerden bir tanesi de doğal gazdı. Türkiye'nin Rusya'yla yaşadığı kriz sebebiyle yönünü tekrar İsrail'e döndüğünü iddia ettiler. Böylece Türkiye'nin hem Rusya'ya karşı hem de İsrail'e karşı yürüttüğü politikalar neticesinde çuvalladığı izlenimini oluşturacaklardı.

Eski Türkiye özlemi içinde yanıp tutuşan bu kesimlerin politikaları da ancak bu kadar olurdu. Türkiye ortaya çıkabilecek doğal gaz sorununu Azerbaycan'la, Katar'la Kuzey Irak'la bertaraf etti. Buna rağmen Türkiye'nin doğal gaz için 8 milyonluk İsrail'e yanaşma ihtimalini öne sürmek tamamen komedi...

İsrail halkı ile dost olabilir miyiz?

Gelelim Ömer Çelik'in 'İsrail halkı Türkiye'nin dostudur' açıklamasına...

Devlet politikası olarak İsrail'i dost olarak görmemiz olanaksız. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail hakkındaki sözleri ve Başbakan Davutoğlu'nun 'İsrail bizim dostumuz olamaz' açıklamaları bir dostluğun söz konusu olamayacağını gösteriyor.

İsrail'in Müslümanlara karşı yürüttüğü bu hasmane tavır sona ermeyeceğine göre Türkiye'nin de İsrail'le iyi ilişkiler içinde olması mümkün değil.

Allah (C.C) kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin. Onların bazısı, bazısının dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki, o da onlardandır. Muhakkak ki Allah o zalimleri hidayete, doğru yola iletmez." (Mâide Sûresi, 5:51) diye buyururken İsrail halkı Türkiye'nin dostu olabilir mi? Kesinlikle hayır. Çünkü İsrail meselesi bir halk meselesi değil, ümmet meselesidir... Ve zafer Allah'ın izniyle Ümmet-i Muhammed'in olacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
İstanbul Üniversitesi'nde skandal uygulama 30.11.2016İşte ABD'nin anlayacağı dil... 21.10.2016Ve mutlu son! Türkler geri geldi 24.08.2016Dikkat! Birileri bize 'canbaza bak' diyor! 18.08.2016Tarikatlar devlete yerleşir mi? 11.08.2016Dünya böyle kahramanlık görmemişti 06.08.2016İşte özlediğimiz tablo... 23.07.2016Genç Paşaların sahaya inme vakti gelmedi mi? 20.07.2016Düşmanını uzaklarda arama Türkiye 16.07.2016Terör üretim merkezi Avrupa! 15.07.2016İsrail ile anlaşmak da nereden çıktı! 27.06.2016İşte Hz. Muhammed'in (SAV) ordusu 05.04.2016Hala gözlerini açmayacak mısın Türkiye? 14.03.2016Müslümanlara sırt çevirip Batı'ya mı güvenelim! 13.02.2016İslam Ordusu sahaya iniyor 30.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Kahrol İsrail
 // Selman Kapıcı
Kahrolsun İsrail...
22 Aralık 2015 Salı 17:55