YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Vatan Sevdalıları Göreve Talip Olmalı
03 Ekim 2016 10:48

Türkiye’miz bugün öyle bir sürecin içine sokulmak istenilmiştir ki, ülkemiz ile ilgili emelleri olan ve bir takım güçleri elinde bulunduranların propagandaları ile karanlık komplolarının sonucu, suçlu-mağdur, haklı-haksız birbirine karıştırılıp, biri diğerinin yerine geçirilmek istenmiştir. Bu ülkenin düşmanları ile terör örgütleri tarafından dünyanın dört bir yanında ülkemiz için kurgulanan kumpaslar için lobi faaliyetlerine ev sahipliğini maalesef ülkemizdeki uşakları yapmaktadırlar.

Bu karanlık zihniyetli lobilere ev sahipliğini yapan içimizdeki yerli hain işbirlikçileri aslında yüzyıllardan beri vardır. Nitekim emperyalist güçler ve yandaşları savaş meydanlarında yenemedikleri ülkemizi, içerden kuşatarak, yok olma sınırına getirebilmenin karanlık senaryoları ile ülkemizdeki istikrar, ekonomik kalkınmışlık ile huzur ve güvene darbe vurmanın yollarını aramaktadırlar.

Türk Milletini yok etmeyi hedef alanlar artık bütün kozlarını öne sürmüşler, bütün oyunlarını oynamaya başlamışlardır.

Türk devletini, milletin rızası ile yok edemeyeceklerini anlayan beynelmilel emperyalizmin iş birlikçileri korkutma, sindirme ve yıldırma yoluna başvurarak, devletin zinde güçlerini yıpratma ve küçük düşürmeyi hedef almaktadırlar.

Son yıllarda meydana gelen toplumsal olaylardaki amaç da yine budur. Çünkü benimsenen doktrin beynelmilel olduğu için, davranış modelleri de beynelmilel olacaktır. Orta doğuda başarıya ulaşan taktikler Türkiye’de de tatbik edilmeye çalışılmaktadır. 

Milletimize düşman emperyalist lobilerin ve taşeronlarının faaliyetlerine karşı mücadele etme kabiliyeti olan vatansever halkımızın dinamik ve güçlü olduğu dönemlerde bunlar çok fazla etkili olamamışlar, her saldırışları büyük bir mağlubiyetle sonuçlanmıştır. Beynelmilel emperyalistlerin ülkemize yaptığı çirkin dayatmaları yerli taşeronlar aracılığıyla sergilenmektedir. Bu nedenlerle, halkımızın bu misyonerlere ve iş birlikçilerine vatan-millet ve bayrak severliğinin şuuru ile karşı koyma melekeleri hemen hemen en üst seviyeye çıkmıştır.

Hıyanette sınır tanımayan bu insanlar yüzünden palazlanan taşeron takımı çeteler, bugün ülkemize her zamankinden daha fazla çullanmış durumdadırlar. Bunlara haddini bildirmek ve ülkemize reva görülen kaos ortamını engellemek için halkımıza ve temiz siyasete büyük görev düşmektedir. 

Bu yeni görevler, ülkenin ekonomik, sosyal, politik ve kültürel hayatının çeşitli kademelerindeki görevlerdir. Eğer vatan, millet ve bayrak sevdalıları, sahip olduğu bilgi ve kabiliyetlerini göz önünde bulundurarak, başarı ile ifa edebileceği göreve talip olmazsa, ileride doğacak zararlardan şikâyet edemeyecektir. Vatan için yaşamak, vatanın ilerleme, yükselme, gelişmesine çalışmak da, vatan için ölmek kadar şereflidir. 

Büyük milletler engin denizlere benzer. Asaletli ve onurlu büyük halkımızın bu engin denizi son bir defa dalgalanacaktır. Ve bu dalgalanış, yapısını değiştirmek isteyen bedbahtların sonu, onu kendi yatağında tüm coşkusu ile kıyamete dek yaşatmak isteyenlerin ise zaferi olacaktır.

Bu göreve talip oluş, yapılan fedakârlıkların ve hizmetlerinin bir karşılığı olarak değil, Cenabı-ı Hakkın emanetlerinin ehil ellere teslim edilmesi emrinin bir gereğidir. Ayrıca, bu göreve talip oluş, milletimize daha müessir bir hizmeti sağlayacağından, milli ve dini gereğidir. Çünkü bu milletin evlatları için mevki ve makamlar, gaye değil, milli ve ilahi gayeye ulaşmayı hızlandıran vasıtalardır.

Merhum Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi;

 Sahipsiz olan vatanın batması haktır, sen sahip olursan, bu vatan batmayacaktır.”

Bu ehil kadroların her sahada zaferinin yaklaştığı bu günlerde, geride kalmak ve yapabileceği göreve talip olmamak bu milli davaya en büyük ihanettir. Parlamentoda ve yerel idarelerde yatırım-ekonomik ve sosyal ve kültürel hayatta ülkeye hizmeti hâkim kılma fırsatının doğabileceği önümüzdeki günlerde, davanın yükünü çekmiş ve imtihanını başarıyla vermiş, kendisini vatana ve millete adayan vatan erleri, dış mihrakların sahte ve monte güçlerinin önüne geçmelidirler. 

Yoksa son pişmanlık para etmez ve yapılan bunca fedakârlıklar hovardaca harcanmış olacaktır. Buna ise kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu konuda ihmal, hepimizi Allah, tarih ve millet huzurunda vebal altında bırakacaktır.

Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et

Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten.

Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar

Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten

 

“Devlet (olma) devri senindir, dünyaya egemen ol.

Allah talihini her türlü yıkımdan korusun.

Gezdiğin nazlı sahralar zulmün köpeklerine kaldı

Uyan ey yaralı kükreyen aslan bu aymazlık uykusundan.

Yazarın Önceki Yazıları
Girişimciler 2017 Yılında Şunları Unutmayın 23.01.2017Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016İşverenler, BES Otomatik Katılım 1 Ocakta Başlıyor 28.11.2016Bu Ülkenin Kaderini Dolar mı Belirleyecek? 21.11.2016Ev Hizmetlerinde Çalışanlarda Sigorta 14.11.2016Yeni Destek Kırsal kalkınmaya 07.11.2016Biz olabilmenin kudreti 31.10.2016Farklı Bir Bakışla Ekonomimiz 24.10.2016Kıdem tazminatı alma şartlarını biliyor musunuz? 17.10.2016Bu keşke son vergi yapılandırması olsa 10.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.