YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Merkez Bankası Faiz İndirimi Neden Önemli?
09 Şubat 2015 09:25

Merkez Bankası'nın faizleri düşürmesi ekonomide genişlemeye yol açan bir unsurdur. İSO Başkanı "Sanayici maalesef, kur ve faize yenildi“ derken, özel sektör dış borcu Türkiye tarihinde ilk kez 203 milyar dolara ulaştı. Kur arttıkça borç katlanıyor. Çünkü borçların yüzde 55'i dolar, yaklaşık yüzde 40'ı da euro cinsindendir. Kısa vadeli, yani bir yıl ve daha az sürede ödenmesi gereken borç ise 170 milyar dolara yaklaşıyor. Faiz indirimi ekonomi ile bu kadar ilişkili ise, peki bizim Merkez Bankamız neden faiz indirmiyor diye düşünebiliriz. Bu sorunun cevabını vermek için öncelikle Merkez Bankası’nın bakışını algılamamızda fayda var. Şimdi kısaca bu duruma bakacak olursak

Merkez Bankası Neden Faiz İndirmiyor?

Merkez Bankası'nın temel amacı fiyat istikrarının sağlanması olarak belirlenmiştir. Bu temel amaca ulaşmak için kullanılacak araçların seçimi ve uygulama şartları Merkez Bankası'na bırakılmıştır. Böylece Merkez Bankası araç bağımsızlığına kavuşmuştur. Merkez Bankası, faiz oranlarına ilişkin kararlarını tamamen enflasyonun ileride alacağı seyre ve bu seyrin hedeflenen enflasyon  ile uygunluğuna bakarak almakta ve hesap verebilirlik ile şeffaflık ilkeleri gereği olarak, bu kararının nedenlerini kamuoyuna açıklamaktadır. Türkiye, MINT (Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye) ülkeleri sınıflandırmasında, 2050'nin ekonomik devleri arasında gösteriliyor olsa da, bugünün gerçeği, Türkiye ekonomisinin “en kırılgan” beş ekonomi arasında (Brezilya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika, Türkiye) ilk sırada olmasıdır.

Kırılgan beşli, dediğimiz ülkelere ve Türkiye’ye baktığımızda;

  • Türkiye, kırılgan beşli içinde tasarruf oranı en düşük olan ekonomidir.
  • Türkiye kırılgan beşli içinde enflasyon oranı en yüksek olan ekonomidir.
  • Bu beş ekonomi dış finansman çekmek konusunda birbirine rakiptir.

Merkez Bankası neden korkuyor?

  1. Faiz oranlarının inmesinin kurda yükselişe sebep olacağı, vatandaşın dövize yöneleceği, sonuçta döviz fiyatının tırmanışa geçmesinden,
  2. Ucuz faizin döviz girişlerini yavaşlatacağı (dış kaynak akışı olmazsa sıkıntı daha da büyüyecektir. Oysa Türkiye'den kaynak çıkışı söz konusudur),
  3. İçeride döviz talebinin artırmasından,
  4. Tasarruf oranı düşük girişimcilerden çok, tüketicinin borçlanmasında talebin patlamasından,
  5. Bu durumun cari açık ve enflasyon beklentilerini yükselteceğinden

 Korkuyor. Bu gerekçeler ile Merkez Bankası faiz indirimi konusunda temkinli davranıyor.

Hükümet neden faizin inmesini istiyor?

Merkez Bankası’nın yukarıda saydığımız gerekçelerle faiz indirmeye direnmesine rağmen, hükümet faizin inmesini istiyor. Peki, bunu neden istediğine bakacak olursak;

  1. Hükümet faizin indirilmesiyle girişimcilerin ucuz borçlanarak daha çok yatırım ve üretim yapmalarını bekliyor.
  2. Her girişimcinin bir müşterisi var ve müşterisine krediyle satış yapıyor. Faiz ucuzlarsa müşterisi borcunu daha kolay öder, bu da girişimciyi rahatlatır.
  3. Son dönemde ülkede lokomotif sektör inşaat ve gayrimenkul sektörüdür. Gayrimenkul işi yapan girişimciler faizin ucuzlamasını bekliyorlar. Faiz ucuzlayınca satışları artacaktır.
  4. Halkımızın büyük bir bölümü borçlu; konut kredisi, ihtiyaç kredisi, taşıt kredisi, kredi kartı borçları var. Faiz ucuzlarsa, mevcut borçların faiz yükü azalacak, bu da sokaktaki insanın rahatlamasını sağlayacaktır.

Sonuç olarak kanımca; Merkez Bankası, faizin indirilmesi durumunda girişimcilerden çok, tüketicinin borçlanmasından, talebin patlamasından korkuyor. Ucuz faizin döviz girişlerini yavaşlatmasından, içeride döviz talebini arttırmasından, sonuçta döviz fiyatının tırmanışa geçmesinden korkuyor. Fakat bana göre, bütün bu tartışmalarda Merkez Bankası bir husus gözden kaçırıyor.

Gözden kaçırılan husus, “Türkiye’de faizin iç tasarruflar üzerindeki etkisi” dir.  Türkiye’de iç tasarruflar ağırlıklı olarak bireysel tasarruflardır. Kurumsal tasarrufların ağırlığı azdır. Hâlbuki faizi sıfıra kadar çekebilen ülkelerde kurumsal tasarrufların toplam tasarruflarda payı yüksektir. Bireysel tasarruflar ise faize karşı hassastır. Enflasyonun altındaki reel getiriler tasarrufların banka sistemi dışına kaçmasına; dövize, altına, gayrimenkule yönelmesine yol açıyor. Bu durumda kredi müesseseleri ucuz faizle kredi verecek kaynak bulamadığından, Merkez Bankası’nın ucuz faizli kredi için bankalara kaynak yaratması gerekiyor.

Örneğin, Merkez Bankası’nın gecelik fonlama faizini (borç verme) yüzde 8,50’den 7,50’ye indirmesi halinde, bu fonlardan yararlanan bankaların ortalama maliyetleri düşeceğinden, ister istemez kredi faizleri de inecektir. Bu gelişme kredi kullanımında bir genişlemeye yol açacaktır. Bu da ekonomide genişleme anlamına gelecektir.

Benzer bir durum reeskont kredisi ve avans faizlerinde de geçerlidir. Merkez Bankası, bu faizleri düşürerek ekonomide genişlemeye yol açabilir. İhracat reeskont kredisi faizi ise ihracatı artırma ve teşvik etmek amacını güttüğü için daha çok dış dengeyle ilgili sonuçlar verir. Merkez Bankası’nın bu faizi düşürmesi ihracatın daha fazla desteklenmesine yol açacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
Doğum iznindeki Kadın İşçi İşten Çıkarılabilir mi? 15.01.2018Facebook sayfasında Google reklam geliri elde edenlerde vergi 08.01.2018İstihdam Şurasından Teşvikler Yağdı 31.12.2017Devlet memuru Refakat iznini parça parça kullanabilir mi? 25.12.2017Defter beyan sistemi ne getiriyor? 18.12.2017Çekte Zamanaşımı Var mıdır? 11.12.2017E Haciz E işkence Olmamalı 04.12.2017İş Davalarında yeni bir çözüm dava öncesi Arabuluculuk 27.11.2017Nedir bu Sanal para veya kripto para? 20.11.2017Yargıtay Kararlarıyla İşçinin İmzaladığı İbraname 13.11.2017İş kazasında manevi tazminat hakkı var mıdır? 06.11.2017Çalışma koşullarında esaslı değişiklik nedir? 30.10.2017Kayıt dışının çözüm anahtarı Mali müşavirlerdir 23.10.2017Şirketlerde Gayrimenkul Alımında Vergi Durumu 16.10.2017SMS ile İş Sözleşmesi Sonlandırılabilir mi? 09.10.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.