YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Maaşını Düzenli Alamayan İşçi Ne yapabilir?
22 Aralık 2014 10:35

İş hayatımızda birçok çalışanın temel sorunlarından biri olan zamanında veya tam alınamayan maaşlar hususunda,

- 4857 sayılı iş kanunumuz işçiye ne tür haklar vermiştir?

- neler yapılmalıdır?

konularını bu makalemde ayrıntılı olarak anlatacağım.

Bildiğiniz gibi, 4857 sayılı iş kanunumuzun 32. maddesinde maaş şöyle tanımlanmıştır: “Genel anlamda ücret; Bir kimseye, bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır .” denmiştir.

İş kanunumuzun 32. maddesinde, 01.01.2009 tarihinden itibaren ülke genelinde 10 ve daha fazla çalışan olması halinde “Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile iş yerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir” hükmü getirilmiştir.

İşveren 10 kişinin üzerinde personel çalıştırıyor ise, çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit ödemelerini açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.

İş kanunumuz ücretin ödeme zamanını da belirtilerek şöyle denmiştir;    “Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.” Buna göre işveren, işçinin ücretini kanun, iş veya toplu iş sözleşmeleri hükümlerine göre hesaplamak ve zamanında ödemek zorundadır. Başka bir anlatımla, iş ya da toplu iş sözleşmelerinde aksine bir hüküm yoksa işçinin ücreti çalıştığı ayı takip eden ayın birinci gününde ödenmek zorundadır.

Ücretin Gününde Ödenmemesi

4857 sayılı iş kanunumuzun 34. maddesinde, işveren ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir (zorunlu) nedenler dışında ücreti ödemesi gerektiği tanımlanmıştır.

(Mücbir sebep; deprem, su baskını, yangın, toprak kayması, kasırga, savaş durumu, hatta genel grev gibi önceden tahmini ve önlenmesi mümkün olmayan, çoğunlukla doğal afet türü olaylar.)

Gününde ücretini alamayan işçi şunları yapabilir;

1.      İşçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.

  1. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez.
  2. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.

4.      Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.

 

İşçi bir veya birkaç ayın maaşının 2-3 kez geç ödenmesinden dolayı ne yapabilir?

Maaş ödeme tarihinden itibaren 20 sine kadar ödenmez ise; 21 inci gün itibariyle  İş Kanununun 26. maddesine göre 6 günlük (hak düşürücü) süre içinde işçi, 4857 sayılı iş kanunun 24. maddesi II e bendinde tanımlanan  “ İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” maddesini gerekçe göstererek hizmet akdini haklı sebeple tazminatını almak kaydı   ile fesih edebilir.

İş kanunumuz işçi ücretinin zamanında ve tam olarak ödemesi gerektiği esasını getirmiştir. Kanun koyucu, 20 günlük süreyi işçinin iş görmekten kaçınma hakkını kullanmaya başlaması için tanımıştır. Zamanında ödenmeyen maaş için de mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmasını emretmiştir. Tabi bildiğiniz gibi, realitede bunun uygulanması işçi ile işveren arasında ciddi sorunlar oluşmasına sebep olabilir. Ancak işçi dava açarak geciken ücretini faizi ile talep edebilir.

 

Bir Yargı Kararı;

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2008 yılında Esas 2008/ 25967 Kararında;

Davacı işçi davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, fakat ücretlerinin düzenli bir şekilde ödenmediğini, son olarak  Nisan ayının bir kısım ücreti ile Mayıs ayı ücretinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla mesai ve vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, davacının ücretinin ödenmemesi ve mevcut iş yerinde yaşanan ekonomik kriz nedeni ile ücret ödemelerinde görülen gecikmeden ötürü davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini kabul ederek davacının isteğini kısmen hüküm altına almıştır. Yerel mahkemenin kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi davalı vekili tarafından yapılan temyiz üzerine yerel mahkemenin kararını bozmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uyuşmazlığın davacı tarafından yapılan feshin haklı fesih olup olmamasından kaynaklandığını ifade etmiştir.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bozma kararının gerekçesinde; davalı iş yerinde ücretlerin ödemesinin her ayın 20. günü olduğunun toplu iş sözleşmesi ile sabit olduğunu, davacının iş sözleşmesini Nisan-Mayıs aylarına ait ücretlerinin işverence ödenmemesinden dolayı feshettiğini, yapılan yargılamada Nisan ayı ücretinin imzalı bordro ile ödendiğini, Mayıs ayına ilişkin ücretin vadesi gelmeden sözleşmenin işçi tarafından feshedildiğini, ücret ödemelerinde herhangi bir düzensizliğinin ispat edilemediğini belirterek, işçinin yaptığı haklı fesih işleminin geçersiz olduğunu tespit etmiştir.

Yargıtay kararından hareketle, işçinin ücretinin kanuna uygun şekilde hesaplanıp, ödenmemesi sebebine dayalı fesih işlemi yapabilmesi için şunlar oluşmalıdır:

1.      Ücretin vadesinin gelmesi ve vadenin gelmesine rağmen ücretin ödenmemiş olması gerekmektedir.

2.      İşçi iş yerindeki iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınmalı, ancak mutad işleri yerine getirmelidir.

3.      İş sözleşmesini feshetmeden önce işverene ücret ödemesini yapabilmesi için vade tarihinden itibaren 20 günlük süre tanımalıdır.

4.  Bu süre sonunda da ücretinin ödenmemesi durumunda işverene ihtarname çekerek, mevcut durumdan haberdar etmek suretiyle iş sözleşmesini feshetmelidir.

Yargılama aşamasında ise, işçinin ücretinin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu hususun ispatı sadece işçinin imzasını taşıyan ödeme belgesi veya banka dekontudur.  İş kanunumuza göre işverenler çalıştırdıkları işçilere ait belgeleri tutma yükümlülüğü altındadır. Böyle bir anlaşmazlıkta en önemli deliller işverenin kayıtlarında yer alması gereken imzalı bordrolar veya banka kayıtları olacaktır.

Ücret ödemeleri ile ilgili anlaşmazlıkları işçileri ile yaşamak istemeyen işverenlerin tüm işçileri ile yazılı sözleşme yapmaları ve söz konusu yapılacak sözleşmelerde ücretlerin ödeme gününün kesin bir tarih olarak belirtilmesi kendi yararlarına olacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016İşverenler, BES Otomatik Katılım 1 Ocakta Başlıyor 28.11.2016Bu Ülkenin Kaderini Dolar mı Belirleyecek? 21.11.2016Ev Hizmetlerinde Çalışanlarda Sigorta 14.11.2016Yeni Destek Kırsal kalkınmaya 07.11.2016Biz olabilmenin kudreti 31.10.2016Farklı Bir Bakışla Ekonomimiz 24.10.2016Kıdem tazminatı alma şartlarını biliyor musunuz? 17.10.2016Bu keşke son vergi yapılandırması olsa 10.10.2016Vatan Sevdalıları Göreve Talip Olmalı 03.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
14:00
 // 1
Isverende isciyi mahkeme yoluyla isten cikartsin yada mevcut calisma kosullarini da mahkeme yoluyla halletsin o zaman bu mahkemelerde en az 4-5 ay sursun sartlar esitlensin ...ama bisi degismez yine parasiyla 10 kanun bilen tutar kilif uydurur yine...
25 Aralık 2014 14:00