YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Limited Şirket Ortaklarının Vergi Borcunda Sorumlulukları
01 Aralık 2014 11:14

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre ülkemizde sermaye şirketlerinin yüzde sekseni Limited Şirket şeklindedir. Ülkemizde gerek vergi avantajları, gerekse de şirket sahibi olmanın imajı girişimcileri şirket kurmaya yönlendirmektedir. Anonim Şirketlere göre daha az prosedüre sahip olması nedeniyle de genel olarak Limited Şirketler tercih edilmektedir.

6102 Sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunumuzda Limited şirketlerle ilgili konular 573. İle 644. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yeni Türk Ticaret kanunumuzda konumuz ile ilgili değişiklere öncelikle bakacak olursak Limited şirket tanımı şu şekilde yapılmıştır:

 “Bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur. Ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.”

Ortakların sorumlulukları ise 623. Maddede açıklanmıştır

Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara, ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir. Buna göre;

“Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler. Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler.”

Tanımdan da anlaşılabileceği gibi, limited şirketlerde müdürlerden en azından birinin ortak olma zorunluluğu bulunmaktadır. Ayrıca, limited şirket ortakları hisseleri oranında kamu borçlarından sorumludur.

Anonim şirkette pay sahipleri yalnızca taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sorumlu iken, limited şirkette şirket borçlarından şirket sorumlu olacaktır ve bu sorumluluk şirketin bütün malvarlıklarını kapsamaktadır.

Limited Şirketin Vergi Borçlarından Dolayı Müdür ve Ortakların Sorumluluğu

Ortaklar: Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Örneğin bir limitet şirkette %30 oranında ortak iseniz, şirketin ödenmemiş vergi borcunun %30'undan sorumlu olursunuz.

Kanuni temsilciler: Limited şirketlerde aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile yetkili ve mecburlar. Böyle bir durumda ortakların hepsi kanuni temsilci sıfatına haiz olacaklarından, amme alacağının tamamından müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulurlar. Şirket işlerini idare ve şirketi temsile yetki verilmiş bir kişi (ortak) bulunması halinde, kanuni temsilci olan bu ortak amme alacağının tamamından sorumlu olacaktır.

Müdürler: Limited şirkette müdür olarak atanmış bir kişi, vergi borcunun tamamından sorumlu olur. Örneğin %10 ortak olduğunuz bir şirkette aynı zamanda müdür sıfatınız da varsa, vergi borçlarının %10'undan değil, tamamından sorumlu olursunuz.

Vergi Borcu Önce Ortaktan mı Müdürden mi Tahsil edilir?

Limited şirketten tahsil edilemeyen vergiler açısından müdür ve ortakların hangisinin önce takip edileceği hususunda uygulamada görüş birliği bulunmamaktadır. Limited şirket ortaklarının şirketin kamu borçlarına karşı sorumluluğunu düzenleyen AATUHK (Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun) un 35. Maddesi, kanuni temsilcilerin şirketin vergi ve buna bağlı borçlarına karşı sorumluluğunu düzenleyen Vergi Usul Kanununun 10. maddesi ve diğer kamu borçlarına karşı sorumluluğunu öngören AATUHK mükerrer 35. Maddesinde de takip sıralamasına ilişkin herhangi açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Şahsi kanaatim, limited şirketten tahsil edilemeyen tüm kamu alacaklarından alacaklı kamu idaresi karşısında sorumlu olan öncelikli olarak kanuni temsilci olan müdürlerin takip edilmesidir. Kamu borcu bunlardan tahsil olunamazsa, ortakların takip edilmesi gerekir. Bu husus Danıştay kararlarında da bu şekilde görülmektedir;

Danıştay 11.Dairesinin 1998/2473 Esas, 1998/3849 sayılı kararında; “Şirketten tahsil olanağı kalmadığı saptanan kamu alacağının, öncelikle kanunî temsilcilerin mal varlıklarından aranılması, buna rağmen tahsil edilemediği takdirde de konulan sermaye ile sınırlı olmak üzere ortakların takibe alınması gerekirken, ilgili dönemde kanunî temsilci sıfatı taşımadığı ihtilafsız olan davacının koymuş olduğu sermaye tutarında takibata tabi tutulmasına ilişkin ödeme emrinde isabet görülmemiştir…” demektedir. Bu hususta yine çok önemli olan;

Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu.’nun, 2002/610 Esas,2003/319 sayılı kararında ise; “Şirketten tahsil imkanı kalmadığı saptanan kamu alacağının, öncelikle kanunî temsilcilerin mal varlığından aranılması, buna rağmen tahsil edilememesi halinde, konulan sermaye ile sınırlı olmak üzere ortaklardan tahsili yoluna gidilmesi gerekir.” denilmiştir.

Limited şirketin vergi borçlarındaki sorumluluğu açık şekilde belirtilmiş olmasına rağmen, Maliye Bakanlığı 1 No.lu Tahsilât Genel Tebliği’nde ortaklar ve müdürler arasında bir öncelik sırasının bulunmadığını şu şekilde ifade etmektedir;

“6183 sayılı Kanunun 35 ve mükerrer 35. maddelerinde yer verilen sorumluluklar ile 213 sayılı Kanunun 10. maddesinde düzenlenen sorumluluk nedeniyle yapılacak takiplerde ortak ve kanunî temsilcilerin takibinde bir öncelik sıralaması söz konusu olmadığından, ortaklar ve kanunî temsilciler hakkında yapılacak takiplere aynı zamanda başlanılması gerekmektedir.”

Söz konusu tebliğden de görüleceği üzere, kamu alacaklısı kamu alacağının tahsili amacıyla müdürler ve ortakları aynı anda takibe alabilecektir. Bu konuda yargı kararları ile idarenin uygulaması arsındaki farklılıktan dolayı ihtilafların çıkması muhtemeldir.

Maliye Bakanlığı 1 No.lu Tahsilat Genel Tebliği’nde ayrıca, tüm ortakların da kanuni düzen gereği aynı zamanda müdür olduğuna yönelik esastan hareketle şu düzenleme yapılmıştır;

“6762 sayılı Kanunun 540. maddesinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortakların hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecbur oldukları hükme bağlanmıştır. Böyle bir durumda ortaklar hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak takip; 35. madde hükümlerine göre sermaye hisseleri oranında olmayacaktır. Ortakların hepsi kanunî temsilci sıfatına haiz olacaklarından, haklarındaki takip 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesine göre, amme alacağının tamamından müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre yürütülecektir.”.

Sonuç itibariyle, yukarıda bahsi geçen Kanunlarımız ve Danıştay Kararları doğrultusunda kendi durumunuzu ilişkilendirmeniz doğru neticeye ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
Tarıma dayalı yatırımlara kırsal kalkınma destekleri geldi! 18.09.2017Yabancılara Konut Veya İşyeri Satışında KDV İstisnası 11.09.2017E Ticaret Siteleri Dikkat! 05.09.2017Artık Yıllık İzin Bölümler Halinde Kullanılabilir 21.08.2017Vergi İdaresi İncelemeye Sevk Etmeden İzahat İsteyecek 14.08.2017İşsizlik Sigortası Hakkında Bilinmesi Gereken Tüm Hususlar 07.08.2017İşçi çalıştıran patronlar bunlara dikkat 31.07.2017Yurtdışında Yaşayanlarda Emeklilik 24.07.2017Devlet Memurlarında Refakat Bakım İzni 17.07.2017Genç işsizliğin çözümü girişimci sayısını arttırmak 10.07.2017Hafta Tatili Kalktı mı? 03.07.2017Bayramda Sigortalı Personeller Çalıştırılabilir mi? 24.06.2017Bayram tatili için çalışanlar neler soruyor? 19.06.2017Ara dinlenme eksik kullandırılan işçi haklı fesih yapabilir 12.06.2017İş Güvenliği Uzmanı zorunluluğuna erteleme geliyor 05.06.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Yunus Günay
Merhabalar..2008 de şirketi aktif pasif devrettim.fakat muhasebecinin hatası yüzünden müdürlük vasfı devam etmiş..2011 de mudurluk vasfinin hala devam ettigini farkedince hemen bir kararla müdürlük ten çıktım..şimdi elime bir tebligat geldi ve 2008 ile 2011 arasında ödenmemiş 190 000 lira vergi borcunu benim odemem isteniyor..Bu durumda nasıl bir yol takip etmem gerekiyor? Rica etsem bana yardımcı olurmusunuz!...
16 Mart 2016 22:04