YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kurumsallaşma ve Denetimin Aile Şirketlerinde Önemi
31 Ağustos 2015 08:43

Aile şirketleri tüm ülkeler için çok önemli birer ekonomik zenginlik, istihdam ve katma değer unsurlarıdır. Türkiye’deki şirketlerin büyük çoğunluğu aile şirketlerinden oluşmakta ve bunların büyük çoğunluğunun da kurumsallaşma açısından çok ciddi sorunları olduğu bilinmektedir.

 

Ekonomide bu denli önemli olmalarına karşın, aile şirketlerinin ömrü ne yazık ki kısa olmaktadır. Bu şirketlerin çoğunluğu ikinci kuşakta kuşak döneminde iflas etmekte ya da el değiştirmektedir. Yapılan araştırmalara göre üçüncü kuşağa dek yaşayanların sayısı ise % 10’ nun altındadır. Bana göre; aile şirketlerinin başarısızlıklarının veya dağılmalarının arkasındaki temel sorun, kurumsallaşamama ve doğru  hesap verebilir bir iç kontrol sistemi kuramamalarından kaynaklanmaktadır.

İç Kontrol Nedir Şirkete Ne Faydası Var?

İç kontrol;

  • İşletme operasyonlarının etkinliği ve verimliliğini,
  • Mali raporlama sisteminin güvenirliliğini,
  • Yasal düzenlemelere uygunluk sağlamayı amaçlayan ve bu konuda makul güvence oluşturmak için tasarlanmış ve iş süreçleri içinde yer almasından ötürü bir sistem olarak nitelendirilmektedir.

Tanımından da anlaşılacağı üzere; iç kontrol, bir organizasyonun aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya her kesimi ile içinde olduğu bir sistemdir. İş akışlarının içerisinde iç kontroller yer alır. Diğer bir ifadeyle, iç kontrol sisteminin bir işletmede var olmamasının olumsuz sonuçları; para ve mal kaybı, hatalı kararlar alınması, suistimal ve dolandırıcılıklarla karşı karşıya kalınması, gelir kaybı ve amaçlara ulaşılamamasıdır.

İç denetim çalışmalarının başarıya ulaşması için, aile şirketi sahip ya da ortakları öncelikle yetki paylaşımı konusunda zihinlerindeki problemi çözmelidirler. Bu problemi çözmeden iç denetim dahil, hiçbir şey bu şirketlerin kurumsallaşmasına katkıda bulunamaz. Kurumsal yönetim ilkelerinden şeffaflık, hesap verebilirlik, sorumluluk, adillik ve yetki devri kavramlarının gereklerinin büyük ölçüde başarılamaması ülkemizdeki aile şirketlerinin dağılıp yok olmalarına temel teşkil etmektedir.

Ayrıca, aile şirketlerinde hesap verebilirlik kavramının gereği raporlama, iç kontrol sistemlerinin tam gelişmemesi de bu şirketlerin çöküşlerindeki temel sebeplerdir.

İşte, bu amaçla biz aile şirketlerine mutlaka bir iç kontrol sistemi kurun veya dışarıdan destekle şirketlerinizin denetimini sağlayın önerisinde bulunuyoruz.

İç kontroller,  amaçlarına göre  aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir: 

  • İstenmeyen durumların meydana gelmesini önleyici kontroller,
  • Meydana gelmiş bir istenmeyen durumu ortaya çıkarıcı kontroller,
  • İstenen bir durumun meydana gelmesine ya da oluşmasına sebebiyet veren yönlendirici kontroller,
  • Olmayan, ya da maliyeti çok yüksek herhangi bir kontrolün doğurduğu boşluğu doldurucu/telafi edici kontroller.

İç kontrol sistemi; bir işletmenin varlıklarını korumak, muhasebeye ve diğer faaliyetlere ilişkin  bilgi ve raporların doğruluk ve güvenilirliğini sağlamak, işletmenin faaliyetlerinde etkinliği artırmak ve işletme  yönetimince belirlenen politikalara işletme faaliyetlerinin uygunluğunu  saptamak için kullanılır. Tüm bunları yapan  iç kontrol sistemi beş unsurdan oluşmaktadır.

  • Kontrol Ortamı,
  • Risk Değerlemesi,
  • Bilgi ve İletişim,
  • Kontrol Faaliyetleri,
  • Gözetim.

Sonuç olarak; işletmelerin, kişilere bağlı olarak yönetilen iktisadi birimler olmak yerine, çeşitli boyutlarda gelişmiş ve yerleşmiş sistemlere sahip kurumlar şekline dönüşmesi gerekliliği ve bunun çağdaş işletme ve yönetim anlayışının en önemli çalışma alanlarından biri haline geldiği yaygın şekilde kabul görmektedir. Bu bağlamda, sürdürülebilirlik kavramı ön plana çıkmakta ve her şirket tarafından ilk hedeflerden biri olarak gösterilmektedir.

Konuya sürdürülebilirlik ile ilgili ciddi sorunlar yaşayan aile şirketleri açısından bakacak olursak; bu tarz şirketlerin büyüklükleri ve gelişim evreleri ne olursa olsun, kendilerine has özelliklerinden dolayı kurumsallaşma yolunda normalden daha fazla zorlanmaları doğal karşılanmaktadır. Aile içi çıkar, inanç, değer ve ilişkilerin işe yansıması, değişime kapalı kültür anlayışı, aileden olmayan çalışanlara güvenilmemesi gibi noktalar kurumsallaşmayı zorlaştıran unsurlar arasında gösterilebilir. Fakat aile şirketinin hesap verebilir ve şeffaf bir yönetim anlayışına sahip olması gerekir. Bu bağlamda, kurumsallaşma ve iç kontrol mekanizmalarının geliştirilmesi ömürlerini uzatacağından, aile şirketlerimizin biran önce işletmelerinde denetim ve kontrol mekanizmalarını kurmaları veya bu konuda profesyonel destek almaları iş ve işletmelerinin ömrünü uzatacaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016İşverenler, BES Otomatik Katılım 1 Ocakta Başlıyor 28.11.2016Bu Ülkenin Kaderini Dolar mı Belirleyecek? 21.11.2016Ev Hizmetlerinde Çalışanlarda Sigorta 14.11.2016Yeni Destek Kırsal kalkınmaya 07.11.2016Biz olabilmenin kudreti 31.10.2016Farklı Bir Bakışla Ekonomimiz 24.10.2016Kıdem tazminatı alma şartlarını biliyor musunuz? 17.10.2016Bu keşke son vergi yapılandırması olsa 10.10.2016Vatan Sevdalıları Göreve Talip Olmalı 03.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.