23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,855
  • BIST107.785
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3527
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8803
  • İstanbul23 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya22 °C
  • Adana29 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır25 °C
  • Bursa27 °C
  • Kayseri23 °C
  • Kocaeli25 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep24 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kıdem tazminatının bugünü ve yapılan çalışmalar
30 Mayıs 2016 10:30

Kıdem tazminatı konusu ülkemizde her çalışanı ilgilendiren önemli iş hukuku konularından biridir. Önemli oluşu, toplumun büyük bir bölümünü ilgilendiriyor olmasından dolayıdır. Resmi verilere göre 2015 yılında toplam çalışan işçi sayısı 14 milyon kişidir. Yine resmi istatistiklere göre Türkiye’de çalışanların sadece % 14’ü kıdem tazminatını alabilmiş, çalışanların % 86’sı ise hak ettiği halde kıdem tazminatını alamamıştır. Son zamanlarda sosyal medyada kıdem tazminatının kalktığı, işverenlere kıyak yapıldığı yönünde eleştiriler okuyorum. Bu yüzden bu hafta kıdem tazminatı ile alakalı bilinmesi gerekenler ve devletin bu hususta ne yapmaya çalıştığına dair sorulara cevap vereceğim.

Kıdem tazminatı nedir?  

İş Kanunu’nda gösterilen fesih hallerinde; en az bir yıllık çalışması olan işçiye veya işçinin ölümü halinde de işçinin geride kalanlarına işveren tarafından ödenmesi gereken paradır.

Kıdem Tazminatı müessesesi neden ggetirilmiştir?

İş Kanunu’daki bu madde, işçilerin gelir ve iş güvenliğini sağlayıcı, gereksiz işten çıkarmaların, işçiyi olumsuz etkileyecek durumların ortaya çıkmasını önleyici, işverenlerin sıradan ve önemsiz nedenlerle işçi çıkarmalarını frenleyici ve aynı zamanda iş yerinde liyakatla, sadakatle, özveri ve başarı ile çalışarak hizmet etmesi nedeniyle işçiye yıpranması karşılığı bir ödül olması bağlamında getirilmiştir.
Bilindiği üzere; 10.06.2003 tarih ve 25134 nolu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi, 1475 sayılı eski İş Kanununu “Kıdem tazminatının düzenleyen 14. madde hariç“ yürürlükten kaldırmıştır. Yani, kıdem tazminatı halen eski 1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesindeki esaslara göre ödenmektedir. Zira 4857 Sayılı Yeni İş Kanunu’nun Geçici 6. maddesi “Kıdem tazminatı fonunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri eski İş Kanunu’nun 14. maddesi hükümlerine göre saklıdır” hükmüne yer vermiştir.

Kıdem Tazminatının Ödenebilmesinin Koşulları 

1475 sayılı eski İş Kanunu’nun bugün yürürlükte olan 14. maddesine göre, kıdem tazminatına hak kazanma şartları şöyle sıralanabilir:

4857 Sayılı İş Kanunu’na tabi bir işçinin o işveren emrinde en az bir yıl çalışmış olması,
İş akdinin, İş Kanunu’nda belirtilen biçimde sona ermesi,

İşveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunun 25. Maddesinin II numaralı bendinde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri nedenlerle dışında hizmet akdinin feshedilmesi durumunda,

İşçi tarafından 4857 Sayılı İş Kanunun 24. maddesinde sayılan nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,

Muvazzaf askerlik hizmetinin ifası için iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,

İşçinin bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme alması amacıyla iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,

Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi rızası ile iş akdini sona erdirmesi durumunda,

İşçinin ölümü sebebiyle iş sözleşmesinin son bulması durumunda,

Kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi ve Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle işçi kıdem tazminatı almaya hak kazanır. 

Çok Sorulan Bir Soru; Prim Ödeme Gün Sayısını Tamamlayarak Kıdemi Hak Kazanmak 
Bu maddeyi şöyle açabiliriz;

- 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün prim ödeme şartını yerine getirenlerin istifa etmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanması için, ilk işe giriş tarihi 08.09.1999 tarihinden önce olmalıdır.

- 08.09.1999 ve 30.04.2008 tarihleri arası ilk işe giriş bildirimleri olan çalışanlar ise, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün prim ödemek şartı ile yaşı beklemek üzere istifa edilmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanabileceklerdir.

- 01.05.2008 den sonra ilk defa işe başlayanlar ise, 25 yıl sigortalılık ve 5400 prim günü koşullarını sağlamaları ve yaşı beklemek üzere işten ayrılmaları halinde kıdem tazminatına hak kazanabileceklerdir.

Önemli Noktalar 

İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır.

İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.

İşyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.

12.07.1975 tarihinden evvel işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse, devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur.
T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle, Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre yaşlılık veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Bu maddede belirtilen kamu kuruluşlarında işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi suretiyle, geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaz.
Aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez.

Kıdem tazminatının hesaplanması, son ücret üzerinden yapılır. Parça başı, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur.
Tazminata esas ücret, işçinin işten ayrılma tarihi ile hesaplanır.

Kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.

Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hâkim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır.

Kıdem tazminatı ile ilgili 30 günlük süre hizmet akitleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebilir.
İşçinin ölümü halinde yukarıdaki hükümlere göre doğan tazminat tutarı, kanuni mirasçılarına ödenir.
Kıdem tazminatından doğan sorumluluğu işveren şahıslara veya sigorta şirketlerine sigorta ettiremez.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır? 

1475 sayılı İş Kanunu’nun halen yürürlükte olan kıdem tazminatı ile ilgili 14 üncü maddesinde; “…işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler içinde aynı oran üzerinden ödeme yapılır“ hükmü vardır.

Kıdem tazminatının hesaplanması son brüt ücret üzerinden yapılır. Kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında, son brüt ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün olup, bu son ücrete tekabül eden menfaatler hem ayni, hem de nakdi olanları göz önünde bulundurulmalıdır.

Kıdem tazminatına eklenecek tutar hesaplanması için işçinin işten ayrıldığı tarihten geriye doğru bir  tam yıl içinde ödenmiş olanları toplanıp, 365 güne bölünür ve sonra çıkan rakam 30 ile çarpılarak brüt ücret ilave edilir. Ancak, süreklilik arz etmeyen, cep harçlığı, bayram harçlığı gibi ödemeler kıdem tazminatına yansıtılacak nitelikteki ödemelerden değildir ve hesaplamaya dâhil edilmemelidir.

Kıdem tazminatında brüt ücrete eklenecek ücret ekleri nelerdir? 

Sürekli olarak ödenen ikramiyeler, sürekli olarak yapılan yemek yardımı, sosyal yardım zammı niteliğinde sürekli yapılan yardımlar (Yıllık izin harçlığı, konut yardımı, aile yardımı, eğitim yardımı, giyim yardımı, sağlık yardımı, çocuk zammı, yakacak yardımı, erzak yardımı, ulaşım yardımı, vs.), sürekli olarak verilen primler, kasa tazminatı.

Kıdem tazminatına dahil edilmeyecek ödemeler 

Askerlik yardımı, bayram harçlığı, bir defalık verilen ikramiyeler, devamlılık göstermeyen primler, doğal afet yardımı, doğum yardımı, evlenme yardımı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti, hastalık yardımı, iş arama yardımı, izin harçlığı, jestiyon ödemeleri, ölüm yardımı, seyahat primleri, teşvik ikramiyesi ve primleri, yıllık izin ücreti, yolluklar.

Kıdem tazminatında yapılması planlanan değişiklikler

Kıdem tazminatı kaldırılmaya çalışılmıyor, sadece yeni bir düzenleme yapılması ve ödenme şeklinin değiştirilmesi düşünülüyor. Kıdem tazminatının bir fona dayalı olması görüşü son 4 yıldır hükümetin temel çalışma konularından. Ne var ki, geçtiğimiz yıllarda kamuoyuna çok iyi anlatılamaması, sendikaların direnç göstermeleri sebebiyle askıda kalmıştı.

Bu konuda 9. Kalkınma Planı Stratejisi içinde yer alan işgücü piyasası reformları olarak, kıdem tazminatında değişiklik çalışmaları bulunmakta. Buna göre;

Bir kıdem tazminatı fonu oluşturulacak.

Fon içinde herkesin kendi hesabı ayrı ayrı tutulacak.

Tüm çalışanların kendi şahsı adına açılmış bir hesapta kıdem tazminatı birikecek.

Ne amaçlanıyor?

Tasarruf oranlarına faydası olması (bireysel emeklilik sistemi üzerinden çalışacak, tasarruf oranlarının artmasında faydalı olacak).

Şirketlerin mali tablolarında reel olarak yer almasını sağlamak.

Kıdem tazminatına devlet güvencesi getirilmesi.

Kıdem tazminatı fonu nedir?

Her çalışanın kendi hesabının olduğu, yani tıpkı bireysel emeklilik hesaplarında olduğu gibi çalışanların hesaplarının biriktiği, hazine yani devlet garantili bir fon kurularak, kıdem tazminatlarının birikmesi. Bu fonun yönetiminde işçi ve işverenlerin çoğunlukta olacağı bir sistemin kurulması, fonun denetiminin Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından yapılarak, bu sistem üzerinden işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesidir.

Kıdem tazminatı fonu neden sürekli tartışılıyor?

Burada işçilerin yüzde 86'sının kıdem tazminatı alamadığı gerçeği dikkate alındığında, en uygun çözümün fon sistemi olduğu görülmektedir. İşveren Sendikaları ise, kıdem tazminatının bir yıl karşılığı 15 gün olarak ödenmesini talep ediyor. Devletin kontrolünde işçi, işveren temsilcilerinin mutabakatı şart; tartışılan, üzerinde kafa yorulan, herkesin mutlu olacağı bir çözüm üretilmek istendiği için, elbette ki bu konuda işçi ve işveren tarafının tartışması ve bir sonuca varmasını beklemeliyiz.

Kıdem tazminatı fonunun işçi için avantajları nedir?

İstifa edenin kıdemi yanmayacak. İşçi istifa etse bile, kıdem tazminatı birikecek ve hak ettiğinde bu süreler için fondan ödeme yapılacak,

İşveren iflas etme veya ödeme güçlüğüne düşse bile, işçinin kıdem tazminatı hakkı yanmayacak,

Bir yıldan az çalışanlar da kıdem tazminatından yararlanacak,

İşçi alamadığı kıdem tazminatı için mahkemelik olmayacak, dava masrafı ödemek zorunda kalmayacak,

Kıdem tazminatı hakkı olmayan İş Kanunu kapsamı dışında kalan işçiler de kıdem tazminatından yararlanabilecek,

İşçi daha iyi bir iş bulduğunda işini değiştirebilecek, Böylece tazminat alarak işten atılmak için işçinin iş barışını bozmasına gerek kalmayacak,

İşçi işverenle kıdem tazminatı almak için mesai gibi hakkından vazgeçmek zorunda kalmayacak, pazarlık yapmayacak,

İşçilere fazla mesai yaptırmak yerine yeni işçi alınacağından istihdam artacak, işsizlik azalacak.

Kıdem tazminatı fonunun işçi için dezavantajları nedir?

Sigortasız ve kayıt dışı çalışan işçiler kıdem tazminatı hakkından yararlanamayacak,  

Ücreti düşük gösterilenler düşük miktarda kıdem tazminatı alacağından mağdur olabilecek, 

Evlilik, askerlik, 15 yılı ve 3600 günü doldurup, emeklilik yaşını bekleme gibi durumlarda kıdem tazminatı ödenmeyecek,

Eğer işçinin bir yıl karşılığı 30 gün, yani aylık ücrette yüzde 8,33 oranı yerine, daha az bir süre yani aylık ücrette yüzde 4-5 gibi kıdem tazminatı ödenirse hak kaybı yaşanacak,

Ücretten fon için kesinti yapılacak tutar düşük belirlenirse, daha az kıdem tazminatına hak kazanılacak,

Kıdem tazminatı fonunun kötü yönetilmesi halinde mağduriyetler olacak.

Kıdem tazminatı fonunda işçi açısından kazanımlar daha fazladır. 

İşverenler için avantajları nedir?

İşverenler kıdem tazminatı fonuna aylık ödeme yapacakları için kıdem tazminatı yükü oluşmayacak,

İşveren işçisiyle kıdem tazminatı için mahkemelik olmayacak,

İşveren, işçiyi işten çıkartırken kıdem tazminatı yükünü düşünmeyecek,

İşverenler, kıdem yükü nedeniyle yeni işçi almayarak fazla mesai yaptırmalarına gerek kalmayacak ve bu nedenle işçilik maliyetleri düşecek,

Şimdiki uygulamada kıdem tazminatı karşılıklarını gider yazamıyor. Yeni sistemde işverenler kıdem tazminatı fonuna yaptıkları ödemeleri de gider yazabilecekler.

Kıdem tazminatı fonunun işveren için dezavantajları nedir?

İşverenler, daha önce kıdemini düşünüp, ayrılamayan nitelikli işçileri işyerinde tutmakta zorlanacaklar,

İstifa veya haklı nedenle tazminatsız işten ayrılan işçiler kıdem tazminatı almış olacaklar. Dolayısıyla istifa edene de, hırsızlık yapana da kıdem tazminatı ödenmiş olacak,

İşverenler bir nevi kredi olarak kullandıkları kıdem tazminatını, fon kurulunca kullanamayacaklar.

Sonuç olarak; Kıdem tazminatı fonunun kurulmasının işçi ve işveren açısından olumlu ve olumsuz yönlerini yukarıda belirtmeye çalıştım. Söz konusu olumsuz yönlerin de taslakta yapılacak değişikliklerle ve kayıt dışılığın azaltılması ile telafi edileceği kanaatindeyim. Bu sebeple; her ne kadar olumsuz yönleri belirtilse de, fonun işleyişi ile birçok yapısal sorunların düzeleceği kesindir. 
Söz konusu yapısal sorunlardan en önemlisi, kıdem tazminatının alınamaması sebebiyle mevcut sistemde açılan davaların hepsi son bulacak ve gerek idare gerekse mahkemelerdeki iş yükü azalacaktır. Bununla beraber, kıdem tazminatı fondan yararlanmak isteyen işçilerin kayıt içinde olmalarını takip etmelerini sağlayacak yeni bir neden daha olacaktır. Bu da kayıt dışı ile mücadelede önemli bir etken olacaktır.

Kıdem tazminatı fonunun daha taslak aşamasında bu kadar çok tartışılıyor olması, olumlu ve olumsuz yönlerinin belirtiliyor olması, yasalaşma öncesi taslağın olgunlaşmasını sağlayacak ve gerek işçi,  işveren ve gerekse kurulacak olan fon açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Yazarın Önceki Yazıları
Kayıt dışının çözüm anahtarı Mali müşavirlerdir 23.10.2017Şirketlerde Gayrimenkul Alımında Vergi Durumu 16.10.2017SMS ile İş Sözleşmesi Sonlandırılabilir mi? 09.10.2017Okul Harcamaları Gider Yazılır mı? 02.10.2017İmalatçı Kobi’lere Kosgeb’den Destek 27.09.2017İmalatçı Kobi’lere Kosgeb’den Destek 25.09.2017Tarıma dayalı yatırımlara kırsal kalkınma destekleri geldi! 18.09.2017Yabancılara Konut Veya İşyeri Satışında KDV İstisnası 11.09.2017E Ticaret Siteleri Dikkat! 05.09.2017Artık Yıllık İzin Bölümler Halinde Kullanılabilir 21.08.2017Vergi İdaresi İncelemeye Sevk Etmeden İzahat İsteyecek 14.08.2017İşsizlik Sigortası Hakkında Bilinmesi Gereken Tüm Hususlar 07.08.2017İşçi çalıştıran patronlar bunlara dikkat 31.07.2017Yurtdışında Yaşayanlarda Emeklilik 24.07.2017Devlet Memurlarında Refakat Bakım İzni 17.07.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // Ugur
Hocam 2000 giriş kıdem tazminat yazısı alabilirmiyim...
06 Mart 2017 23:12
 // Yamyam
Sayın hocam kıdem tazminatı 6772 sayılı kanuna dahil edilecek mi?...
30 Mayıs 2016 17:04