YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kıdem tazminatı alma şartlarını biliyor musunuz?
17 Ekim 2016 11:04

Bana gelen sorularda, birçok okurumuzun; kıdem tazminatı alarak işten ayrılma, 15 yıl 3.600 gün ile kıdem tazminatı alma gibi, kıdem tazminatı ile ilgili birçok hususu merak ettiğini görüyorum. Bu hususta daha önce makalelerim olmasına rağmen, daha ayrıntılı bir şekilde anlatmanın birçok okurumuzun sorusuna cevap olacağını düşünüyorum, 

Kıdem tazminatı:  İş Kanunu’nda gösterilen fesih hallerinde; en az bir yıllık çalışması olan işçiye veya işçinin ölümü halinde de işçinin geride kalanlarına işveren tarafından ödenmesi gereken paradır.

Kıdem tazminatı müessesesi:  İş Kanunu’na; işçilerin gelir ve iş güvenliğini sağlayıcı , gereksiz işten çıkarmaların işçiyi olumsuz etkileyecek durumların ortaya çıkmasını önleyici, işverenlerin sıradan ve önemsiz nedenlerle işçi çıkarmalarını frenleyici ve aynı zamanda iş yerinde liyakatla, sadakatle, özveri ve başarı ile çalışarak hizmet etmesi nedeniyle işçiye yıpranması karşılığı bir ödül olması bağlamında getirilmiştir.

Bilindiği üzere 10.06.2003 tarih ve 25134 nolu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi, 1475 sayılı eski İş Kanunu “kıdem tazminatının düzenleyen 14. madde hariç “ yürürlükten kaldırmıştır. Yani, kıdem tazminatı halen eski 1475 Sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesindeki esaslara göre ödenmektedir. Zira 4857 Sayılı Yeni İş Kanunu’nun Geçici 6. maddesi “ Kıdem tazminatı fonunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri eski İş Kanunu’nun 14. maddesi hükümlerine göre saklıdır” hükmüne yer vermiştir.

Kıdem Tazminatının Ödenebilmesinin Koşulları 

1475 sayılı eski İş Kanunu’nun bugün yürürlükte olan 14. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazanma şartlarını öncelikle şöyle sıralayabiliriz:

1-   4857 Sayılı İş Kanuna tabi bir işçinin bulunması,

2-   İşçinin o işveren emrinde en az bir yıl çalışmış olması,

3-   İş akdinin, İş Kanununda belirtilen biçimde sona ermesi.

 

Peki, İş Kanunu’ndaki Belirtilen Kıdem Alma Biçimleri Nelerdir?

1- İşveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinin II numaralı bendinde gösterilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri nedenlerle hizmet akdinin feshedilmesi durumunda,

2- İşçi tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,

3-   Muvazzaf askerlik hizmetinin ifası için iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,

4-  İşçinin bağlı bulunduğu kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme alması amacıyla iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda,

5- Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi rızası ile iş akdini sona erdirmesi durumunda,

6- İşçinin ölümü sebebiyle iş sözleşmesinin son bulması durumunda,

7- 15 Yıl 3600 günle emekli olma durumunda.

Bu maddeyi şöyle açabiliriz:

Şu an yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3.600 gün prim ödeme gün sayısı ile yaşlılık aylığı bağlanması (emeklilik) konusunda herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.

Bu konudaki düzenleme 1475 sayılı İş Kanunu’nun halen yürürlükte olan ve kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesinin beşinci bendinde, “506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci maddesi ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu’nun halen yürürlükte olan 20 nci maddesinde yer almaktadır.

506 Sayılı Kanuna Göre 15 Yıl 3.600 Günle Emekli Olma Şartları

Bu konudaki düzenleme, önceleri 506 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesinin (A) bendinde emeklilik koşullarından biri olarak yer almaktaydı. Buna göre kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olan, 15 yıldan beri sigortalı bulunan ve adına en az 3.600 gün prim ödenmiş olan SSK sigortalıları emekli olabiliyordu. Ancak, 1999 yılında 4447 sayılı Kanun ile ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine 2002 yılında 4759 sayılı Kanun ile emeklilik şartlarında önemli değişiklikler yapıldı ve 15 yıl – 3.600 günle emekli olma şartı 25 yıl 4.500 gün olarak yeniden belirlendi. Dolayısıyla 15 yıl 3.600 günle emekli olma imkanı ortadan kaldırılmış oldu. Fakat kazanılmış hakların korunması adına bu düzenleme 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 81 inci maddenin (C) bendinde yer aldı. SSK (4/1-a) sigortalılarının 15 yıl sigortalılık süresi 3.600 prim ödeme gün sayısı ile emeklilik işlemleri halen bu geçici maddeye istinaden yürütülmektedir. Yalnız bu kazanılmış hak sadece 8.9.1999 tarihinden önce işe girmiş SSK sigortalıları için geçerli olduğundan, 8.9.1999 tarihi veya sonrasında işe girmiş olanlar bu haktan yararlanamaz.

Tazminat Alıp Tekrar Çalışmak Mümkün Mü?

Bu hak kapsamında kıdem tazminatı alanların yeniden çalışıp çalışamayacağı konusu farklı değerlendirmelere konu olabiliyordu. Bu durumdaki işçiler kısa bir süre sonra yeniden çalışmaya başladıklarında, tazminatı ödeyen işveren bu kişiler hakkında “hakkın kötüye kullanıldığı” iddiası ile dava açıp tazminat istiyordu. Diğer yandan Anayasa’da açıkça yer alan çalışma hürriyeti kapsamında bu kişilerin tazminat aldıktan sonra yeniden çalışmasının “hakkın kötüye kullanılması” olup olmadığı konusunda farklı kararlar da söz konusuydu. 15 yıl 3.600 günle kıdem tazminatı alan bir işçinin bu hakkını kötüye kullandığı iddiası ile açılan davada Yargıtay 22. Hukuk Dairesi. 25.01.2013 tarihli  2012/10954 Esas, 2013/909,sayılı kararı ile; emekliliğe hak kazanma sebebiyle iş akdini sona erdirdikten sonra başka firmada işe başlamanın “Hakkın Kötü niyetli Kullanılması Olarak Değerlendirilemeyeceğini” açıkça, bu durumdaki işçilerin yeniden çalışmaya başlamasının “hakkın kötüye kullanılması” olmadığı yönünde karar verdi. Bu karar sonrası 15 yıl 3.600 günle kıdem tazminatı alan kişilerin yeniden çalışmaya başlamalarının önünde bir engel kalmamış oldu. Daha önce bazı durumlarda mahkemeler işçinin çok kısa bir süre sonra yeniden çalışmaya başlaması halinde bu durumun “hakkın kötüye kullanılması” olarak değerlendirilebileceği yönünde kararlar verebiliyorlardı. Ancak kararda açıkça bu ifadenin yer alması tazminat alan kişilerin yeniden çalışabileceklerini ortaya koymuş oldu.

Son Yargıtay Kararı

Yargıtay en son bir kararında bu konuda daha da esneklik getirdi. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi konuya ilişkin 09.02.2015 tarihli  2014/16384 Esas  2015/939 numaralı kararında; 15 yıl – 3.600 gün dışında bir koşul aranmayacağı, davacının gerek emeklilik ve gerekse ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle başka bir işyerinde çalışmak için ayrılmasının ve hatta daha işten ayrılmadan önce çalışacağı yeri belirlemesinin sonuca etkili olmadığı, herkesin daha iyi yaşam ve iş standartlarında çalışmak ve işyerini belirlemek haklarına sahip olduğu yönünde karar vermiştir.

 

 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
İzne Çıkmayıp, Ücretini Alabilir miyim? 20.03.2017Düzenli Ödeyene Vergi İndirimi, Esnafa Ahilik Sandığı Geldi 13.03.2017İki milyon istihdam için getirilen teşvikler 06.03.2017İnşaat Sektörü Nereye Gidiyor? 27.02.2017Üretim Yapan Kobilere Birleşmede Vergi Muafiyeti 20.02.2017Piyasayı Canlandıracak Vergi İndirimleri Geldi 06.02.2017Vergi Erteleme Dâhil Birçok Düzenleme Yer alan Yeni Yasa 30.01.2017Girişimciler 2017 Yılında Şunları Unutmayın 23.01.2017Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016İşverenler, BES Otomatik Katılım 1 Ocakta Başlıyor 28.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.