YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kayıt Dışı İstihdamın Sebepleri ve Sigortasız Çalışılanlar Ne Yapabilir?
06 Haziran 2016 11:18

Ekonomi içerisinde kayıt dışı üretilen mal ve hizmetler büyük ölçüde kayıt dışı çalışan/çalıştırılan kişilerce üretilmektedir. Ülkemizde de işveren ve çalışanlar özellikle bürokratik işlemlerden, vergi ve sigorta prim yükümlülüklerinden kurtulmak amacıyla kayıt dışı istihdam ilişkilerinde bulunmaktadırlar. Kayıt dışı istihdam, birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi, ülkemizde de kentsel yaşam alanlarında yaşanan iktisadi zorunluluklardan dolayı ortaya çıkmış ve gelişmiştir.

Kayıt dışı istihdam, çalışmaları hiç bildirilmeyenler ve çalışmaları eksik bildirilenler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Çalışmaları hiç bildirilmeyenler kayıt dışı istihdamın en yaygın şeklini oluşturmaktadır. Bu çalışanları  şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yabancı kaçak işçiler,
  • Çalışan çocuklar,
  • Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir ve aylık alanlar,
  • Kayıt dışında çalışan erkek ve kadınlar,
  • Kayıt dışında çalışan dul, yetim ve maluller.

Kayıt Dışı Çalışma Neden Artmaktadır?

Bölgesel geri kalmışlık, hızlı nüfus artışı ve iç göç nedeniyle şehirlerde işsiz nüfus hızla artmaktadır. Şehirlerde işsiz nüfusun hızla artış göstermesi, bireylerin işteki seçiciliğini kırarak, sigortasız çalışmalarına neden olmaktadır. Gelişmekte olan ülkemizde, istihdam yaratma olanakları sınırlıdır. Bu nedenle kayıtlı sektörde istihdam edilemeyen işgücü, piyasaya giriş ve çıkışın kolay olduğu, herhangi bir eğitim ya da uzmanlık gerektirmeyen, büyük miktarda sermayeye ihtiyaç duyulmayan evde çalışma, fason üretim, işportacılık, simitçilik, pazarcılık, su satıcılığı vb. işlerin yapıldığı informal sektörde sigortasız olarak çalışmaktadır. Bu durum ise kayıt dışı istihdamın artış göstermesine neden olmaktadır. Türkiye’de başta tarım sektörü olmak üzere; imalat, tekstil, inşaat ve hizmetler sektörlerinde kayıt dışı istihdam yaygındır. Ülkede kayıt dışı istihdam edilenlerin büyük bir çoğunluğu küçük ve orta ölçekli işletmelerde (KOBİ) çalışmaktadır. KOBİ’ler tüm işletmelerin %99.6’sını, toplam istihdamın %63.8’ini ve katma değerin de %36’lık kısmını oluşturmaktadır. Ülkemizde kayıt dışı istihdamın boyutunu algılamak için şu husus çok önemlidir; çalışan her 100 kişiden 37 si kayıt dışı çalışmaktadır. TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre çalışan sayısı 22 milyon iken,  kayıt dışı istihdam edilen sayısı 10.400 kişidir.

Son günlerde Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/8637 sayılı bir kararı basınımızda çok konuşuluyor. Bu kararda Yargıtay, kayıt dışı çalıştırılan birinin durumun tespiti davasında ödenmeyen primlerin işverenden tahsil etme görevinin SGK'ya ait olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararını bozdu ve dava sonucunda işçiye emekli aylığı bağlandı. Ancak hukukta her olayı kendi içinde değerlendirmek gerekir, dosya içeriği ve olayın gelişimine göre farklı kararlar çıkabilir. Yargıtay Hukuk/Ceza Genel Kurulu kararları içtihat oluşturur, bu kararların kanun hükmünde anlaşılacağını söylersek, yanlış bir şey söylememiş oluruz. Fakat Yargıtay’ın içtihat niteliğinde kayıt dışı istihdamla alakalı henüz bir kararı yoktur.

Sigortasız Çalışan İşçilerin Hak Arama Yolları

Sigortasız çalışanlar için öncelikli önerimiz; artık e-devlet sistemi kullanılmakta, birçok kurum e-devlette bulunmaktadır. Bu sistemden aralıklarla sigortalılık durumlarını kontrol edilmelidir. Bu yöntemi zor bulanlar, direk bağlı bulundukları SGK Müdürlüğü’ne giderek de sigortalılık durumlarını öğrenebilir. Eğer sigortaları yapılmamışsa, erken müdahale etme şansına sahip olabilirler. Sigortasız çalıştıklarını tespit edenler şunları yapabilirler:

İdari Yoldan Hak Arama

Sigortasız çalıştırılanlar için; işyerinde çalıştığı süre içerisinde ilk müracaat etmesi/şikâyette bulunması gereken yer Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlükleri veya Merkez Müdürlükleridir. Müracaatlar/şikâyetler işçinin çalıştığı işyerinin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik İl/Merkez Müdürlüğü’ne ve yazılı olarak, yani dilekçe ile yapılmalıdır. Şikâyet dilekçesi elden verilebileceği gibi, taahhütlü posta ile de gönderilebilir.

Şikâyet dilekçesi Kuruma ulaştıktan sonra, ilgili kontrol memuru elindeki iş yoğunluğuna bağlı olarak, belli bir süre sonra şikâyet sahibi ile irtibata geçer ve şikâyet sahibinin iddialarına ilişkin olarak ifadesini alır. Bu aşamada şikâyet sahibi, varsa iddialarına ilişkin delil, bilgi ve belgeleri de kontrol memuruna verebilir. Müdürlüklere ihbar ve şikâyetler Alo 170 Kayıt Dışı İstihdam hattına yapılabilir.

Sigortasız Çalışırken Şikâyetin Yapılması

Şikâyetlerde öncelikle, işyerinde çalışıyorken müracaatta/şikâyette bulunmak önemlidir. Çünkü bu durumda SGK kontrol memuru şikâyet üzerine işyerine gelerek, yerel denetim yapar, orada çalışanları tutanağa alır, şikâyette bulunan kişi de gerçekten o an işyerinde çalışıyorsa, çalıştığı fiilen tespit edilmiş olur.

İşten Ayrıldıktan Sonra Şikâyetin Yapılması

Eğer işçi işyerinden ayrıldıktan veya işten çıkarıldıktan sonra şikâyette bulunmuşsa, o takdirde durum daha da zorlaşır. Çünkü her şeyden önce; şikâyet sahibinin o işyerinde çalıştığını, işyerinde denetim yaparak fiilen tespit etme imkanı ortadan kalkmış olduğu gibi, işveren de büyük bir maliyet ile idari para cezası ile karşılaşacağını bildiğinden, o işçinin kendisine ait işyerinde çalışmış olduğu yönündeki iddiayı kabul etmez.

 Yargı Yoluyla Hak Arama

Yukarıda belirtildiği üzere; sigortalı ya doğrudan, ya da kuruma yapılan müracaat/şikâyet sonrasında yapılan incelemenin ardından, şikâyet sahibine kurumca yazılı olarak bilgi verilmesi sonucuna göre yargı yoluna başvurabilir. Buna literatürde "Hizmet Tespit Davaları" denir. Şikâyet sahibi 5510 sayılı Kanunun 86''''ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca; çalıştığı hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak, beş yıl içerisinde İş Mahkemesi’ne başvurarak, alacağı ilâm, yani mahkeme kararı ile iddia ettiği çalışmalarını ispatlayabilir.

Kayıt Dışı İstihdamla Mücadelede Çözüm Nedir?

Günümüzde kayıt dışı istihdam, kayıt dışı ekonominin bir parçası olarak ülke ekonomisindeki gelişmeler ışığında kendi sosyal dokusunu oluşturmaktadır.

Gelişmiş ülkeler, kayıt dışı istihdamla mücadele çalışmaları kapsamında sadece bir politikaya ağırlık vermemekte, birçok politikayı eş zamanlı olarak hep birlikte uygulamaktadır.

Hem kayıt dışı istihdamı önleyici, hem de kayıtlı istihdamı artırıcı tedbirleri birlikte içeren politikalar birlikte üretilmelidir.

Dünyada ve Türkiye’de kayıt dışı istihdamla mücadele çalışmaları kapsamında geliştirilen stratejiler şu başlıklar altında toplanabilir:

-  Mevcut Sistemin Değiştirilmesi,

-  Kayıtlı Sisteme Girişe Zorlama,

-  Sosyal Diyalog Mekanizması,

-  Aktif İstihdam Politikaları,

- Davranışları Değiştirme,

- İşsizlik, Enflasyon ve Yoksullukla Mücadele,

- Sosyal Güvenlik Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi.

Mevcut sistemin değiştirilmesi, kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu ülkemizde en önemli hususların başında gelmektedir. İstihdam üzerindeki mali yüklerin yüksek olması, bir yandan istihdam artışını frenleyerek işsizlik sorununu beslemekteyken, diğer yandan da kayıt dışı istihdamı teşvik ederek, devlet için önemli gelir kayıplarına neden olmaktadır. Mali yüklerin azaltılması gelir kaybı değil, devletin gelirlerinin artmasını sağlayacağı kanaatindeyim.

Ayrıca; bürokratik işlemlerin fazlalığı kayıt dışı istihdama neden olan en önemli sorunlardan biridir. Örneğin; işyeri açarken alınması gereken izin belgelerinin, yerli veya yabancı işçi çalıştırırken yapılması gereken işlemlerin fazlalığı, işvereni ve çalışanı kayıt dışı istihdama yöneltmektedir.

İşsizlik, enflasyon ve yoksulluk, kayıt dışı istihdama neden olan diğer en temel sorunlardan bir kaçıdır. İşsizlik ve enflasyonun yüksek olduğu ülkelerde, kayıt dışı istihdam da yüksektir. Çünkü işsizlik ve yüksek enflasyonun olduğu dönemlerde evine ekmek götüremeyen işsiz insanlar, hayatlarını devam ettirebilmek amacıyla kayıt dışı çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Sosyal güvenlik sisteminin iyi işletilemediği ülkelerde kayıt dışı istihdam oldukça yüksektir. Günümüzde sosyal güvenlik sisteminin iyi yönetildiği gelişmiş ülkelerde bile sosyal güvenlik sistemlerinde değişikliklere gidilmektedir. Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin iyi işletilememesine neden olan birçok unsur bulunmaktadır. Bunların ivedilikle çözülmesi; “Halka hizmet, hakka hizmettir” mantığının bir gereğidir. Unutmamamız gerekir ki; biz, “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” diyen ecdadın nesliyiz. 

Yazarın Önceki Yazıları
Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016İşverenler, BES Otomatik Katılım 1 Ocakta Başlıyor 28.11.2016Bu Ülkenin Kaderini Dolar mı Belirleyecek? 21.11.2016Ev Hizmetlerinde Çalışanlarda Sigorta 14.11.2016Yeni Destek Kırsal kalkınmaya 07.11.2016Biz olabilmenin kudreti 31.10.2016Farklı Bir Bakışla Ekonomimiz 24.10.2016Kıdem tazminatı alma şartlarını biliyor musunuz? 17.10.2016Bu keşke son vergi yapılandırması olsa 10.10.2016Vatan Sevdalıları Göreve Talip Olmalı 03.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.