YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Nedir?
12 Ekim 2015 07:05

İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işveren, iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş

güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun77. Maddesinin açık buyruğudur.

Türk hukuk mevzuatında iş kazalarından dolayı riskler; oluşmaması için İş Hukuku mevzuatı

ile oluştuktan sonra kişinin uğradığı zararın giderilmesi için Sosyal Sigortalar ve Borçlar

hukuku mevzuatı ile güvenceye alınmıştır.

İş Kazası Nedir?                

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. maddesinde iş

kazası tanımı yapılmıştır. Sigortalının geçirdiği kazanın iş kazası sayılması ancak

durumlarının bu tanıma uyması ile mümkündür. Buna göre iş kazası;

- Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,

- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına

bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir

yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

- Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan emziren kadın

sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

- Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan

olaydır.

 Neler İş kazası Olarak Değerlendirilir?

Bir olayın iş kazası olarak nitelendirilebilmesi için dört unsurun gerçekleşmesi gerekir.

Bunlar;

1. Kazaya uğrayanın sigortalı olması,

Kaza sonucu bedence veya ruhça özre uğrayanın, 5510 sayılı yasa kapsamında “sigortalı” bir

kimse olması zorunludur. Aksi takdirde, bir iş kazasından söz edilmesi mümkün

değildir. Örneğin, bir işverenin kendi iş yerinde ücretsiz çalışan eşi ya da askerlik

hizmetlerini er olarak yapmakta olanlar kazaya uğraması durumunda 5510 sayılı

Kanun anlamında bir iş kazası sayılmayacaktır.

Kimlerin sigortalı sayılacağı 5510 sayılı yasanın 4. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre;

 Hizmet akdi ile işveren tarafından çalıştırılanlar,

 Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına

bağımsız çalışanlar (gelir vergisi mükellefi olanlar, esnaf ve sanatkarlar, ticari şirketlerin

ortakları, tarımsal faaliyette bulunanlar),

 Kamu idarelerinde çalışanlar.

 Sigortalılar, işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı sayılacaklarından (5510/7); bunların

işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olması, bu niteliklerini

ortadan kaldırmaz (5510/92),

Yani sigortalı sayılanlar, kuruma bildirilmeden bir kazaya uğrasalar dahi yine uğradıkları

kaza iş

* Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 30.5.1995 tarihli 4641/5019 sayılı kararında   “Olayın iş

kazası sayılması için kazaya uğrayan ile işveren arasında Borçlar kanunundaki

tanımlamaya göre hizmet sözleşmesinin mevcut olması

gerekir” denmiştir. Yargıtay’a göre; “sigortalı sayılmayan 5510/6” bir kimsenin uğradığı

kaza, iş kazası olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

*  Bunlar bir iş sözleşmesine dayanarak işveren tarafından çalıştırılsalar bile 5510 sayılı

yasa kapsamı dışında tutulduklarından, iş kazası sigortası hükümlerinden yararlanamazlar.

*   Yargıtay’a göre; bir kimse iş yerine arkadaşını ziyaret amacıyla geldiği sırada bir kaza

geçirdiğinde, sigortalı olmadığı için, bu olay iş kazası olarak sayılmaz. Bununla birlikte

kanun, istisnanın istisnası denilebilecek bir düzenlemeyle bazı kimseleri iş sözleşmesine

dayanarak çalışmasalar bile bazı sigorta kolları bu durumu iş kazası açısından sigortalı

saymıştır.

1. Kazalının hemen veya sonradan bedenen veya ruhen özre uğramış olması,

Sigortalıyı bedenen ya da ruhen özre uğratan yahut ölümüne neden olan olayların oluşumuna

neden olan etkenler konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.

İş kazası, yabancı ve dıştan gelen bir etken yani, dış bir olay sonucu mağdurun vücut

bütünlüğüne, organik yapısına zarar vermelidir. Dıştan gelen olay;

İş yerinde patlama,  Bir maddenin çarpması,  Düşmesi,  Ortam havasından zehirlenme,

Elektrik cereyanına kapılma,  Yüksekten düşme,  Güneş çarpması gibi.

1. Sigortalının uğradığı kaza, yer ve zaman itibariyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve

Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13. maddesinde belirtilen hususlardan birinde meydana

gelmesi

Kazaya uğrayan sigortalı;

 İş yerinde bulunduğu sırada,

İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,

Görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın

geçen zamanlarda,

Emziren kadının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

İşverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında olmalıdır

5510/11’e göre, sigortalı sayılanların işlerini yaptıkları yerler “iş yeri” olarak

tanımlanmıştır. İş yerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı

bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen iş yerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme,

yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro

gibi diğer eklentiler ile araçlar da iş yerinden sayılmış bulunmaktadır.

Bu duruma göre, sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, örneğin;

Avluda koşarken düşmesi sonucu bedence sakatlanması,

Yemekhanede kavga etmesi sonucu yaralanması,

Dinlenme yerinde, herhangi bir şahıs tarafından tabanca ile vurulması,

İş yerinde intihar etmesi,

İş yeri sınırları içerisinde bulunan havuz gibi yerlerde boğulma sebebiyle ölüm halleri de iş

kazası sayılmaktadır.

 4. Kazada nedensellik “illiyet” bağının bulunması,

Bir kazanın iş kazası sayılabilmesi için;

1. Sigortalının gördüğü “iş” ile meydana gelen “kaza” olayı arasında,

2. “Kaza” olayı ile “uğranılan özür” arasında uygun illiyet

Yargıtay verdiği birçok kararında bu anlamda uygun illiyet bağının varlığını aramıştır.

Kazalardan Dolayı İşverenin Sorumluluğunun Sınırı

Kazalardan dolayı işverenin sorumluluğu 3 halde sınırlandırılabilir:

1-Mücbir sebep 2-Zarar görenin ağır kusuru 3-Üçüncü şahsın ağır kusuru:

Bir olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi, işverenin her durumda bu kazadan sorumlu

tutulmasını gerektirmez. Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında bir kazasından işverenin

sorumlu olması için, işverenin iş güvenliği önlemlerini alma ve özen

gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihtimal göstermesi sonucu kaza meydana

gelmiş olmalıdır. Diğer bir deyişle, oluşan kazadan sorumlu olabilmesi için işverenin

kusurunun kanıtlanmış olması gerekir.

Asansörün bozuk olduğu, kata kabinsiz geldiği, merdiven boşluklarının ışıklandırılmadığı,

asansör önüne uyarıcı levha konulmadığı belirlenmiş olduğuna göre; ayrıca işverenin

işçisine el feneri gibi aydınlatma aracı vermesi İstanbul gibi bir yerde bulunan binada pek de

hayatın olağan akışına uygun düşmediğinden ve işverenin işçinin her gittiği binayı önceden

kontrol etmesi de hayatın olağan akışına aykırı olacağından, bu konuda işverenin alabileceği

bir tedbirin olmadığı, dolayısıyla kusurlu sayılamayacağı kabul edilmelidir.

Yazarın Önceki Yazıları
Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016İşverenler, BES Otomatik Katılım 1 Ocakta Başlıyor 28.11.2016Bu Ülkenin Kaderini Dolar mı Belirleyecek? 21.11.2016Ev Hizmetlerinde Çalışanlarda Sigorta 14.11.2016Yeni Destek Kırsal kalkınmaya 07.11.2016Biz olabilmenin kudreti 31.10.2016Farklı Bir Bakışla Ekonomimiz 24.10.2016Kıdem tazminatı alma şartlarını biliyor musunuz? 17.10.2016Bu keşke son vergi yapılandırması olsa 10.10.2016Vatan Sevdalıları Göreve Talip Olmalı 03.10.2016Türkiye Ekonomisi Dizayn Edilmeye Çalışılıyor 26.09.2016Batı neden Türkiye’de kaos ve terörizme destek oluyor? 19.09.2016Önce ülkene sadakat sonra işinde liyakat 05.09.20163.Köprü ülkeye ne kazandıracak 29.08.2016Bu yapılandırma kaçmaz 22.08.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.