YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Herkesi ilgilendiren bir sorun: Enflasyon
08 Şubat 2016 08:39

Enflasyon deyince akla ilk gelen, günlük hayatta çokça kullandığımız; mal ve hizmetlerin fiyatlarının artmasıdır. Ancak mal ve hizmetlerin fiyatları zaman içinde artabilir veya azalabilir. Enflasyon sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir. Diğer bir deyişle, sadece bazı malların fiyatlarının sürekli artması ya da tüm malların fiyatlarının bir sefer artması enflasyon değildir. Örneğin; aylık enflasyon oranının yüzde üç olması, o ay içinde fiyatlar genel seviyesinin bir önceki aya göre yüzde üç oranında arttığını gösterir. Yıllık enflasyonun yüzde 30 olması da, fiyatların bir önceki yıla göre ortalama yüzde 30 oranında arttığını gösterir. Örneğin; geçen yıl 20TL’ye alınan bir malın, bu yıl ancak 26 TL’ye alınabileceğini ifade eder. Yüksek enflasyon, paranın alım gücünü azaltır ve aynı zamanda fiyat değişimlerini anlamayı zorlaştırır.

Örneğin; Türkiye’de 1970’lı yıllarda 50 - 100 bin TL ile ortalama bir ev alınabilirken, bugün bu para ile bir ev alınamaması, enflasyonun alım gücünü zaman içinde ne denli azalttığının net bir göstergesidir. Enflasyonun düşmesi; fiyatların düşmesi, insanların alım gücünün artması, gelirlerinin yükselmesi demek değildir. Enflasyonun düşmesi; fiyatların daha az artması, insanların alım güçlerinin daha az etkilemesi ve neticesinde istikrar ve refah demektir.

Bugün Türkiye’nin önündeki birinci ekonomik sorun enflasyondur. Sanayicilerin, ihracatçıların, çalışanların, finans kesiminin ve günlük yaşamın içindeki diğer insanların, kısaca toplumdaki tüm kesimlerin, fiyat istikrarının kendilerine ne şekilde ve ne oranda bir fayda sağlayacağı, yaşam standartlarını ne ölçüde yükselteceği konusunda herhangi bir tecrübeleri yoktur.

Enflasyonun ne anlama geldiği, nelerin enflasyona sebep olduğu ve enflasyonla mücadelede para politikasının rolüne dair gerekli ve yeterli bilgi sahibi olmak,

  • Enflasyonun ülkemizin ekonomik ve toplumsal hayatında yol açtığı hasarları kavramamıza,
  • Enflasyonla mücadelenin neden bu kadar önemli olduğunu anlamamıza ve bugün artık sürdürülebilir ve yüksek büyümenin, ancak fiyat istikrarı ile sağlanabileceğine dair ortak bir bilincin oluşmasına büyük ölçüde katkıda bulunacaktır.

İstikrarlı bir ortamda, reel faizlerin düşmesiyle birlikte, kredi piyasası daha sağlıklı işleyecektir. Üretici firmalar, üretimde kullanılmak üzere daha fazla kredi talep edebilecekler, tüketiciler ise uzun vadeli finansman ihtiyacı gerektiren harcamalarını ertelemeden gerçekleştirebileceklerdir. İstikrarlı bir ortamda bireyler ve firmalar kararlarını alırken, önlerini daha kolay görebildikleri için, işgücü piyasası daha sağlıklı işleyecek ve insanlar daha kolay ve kalıcı iş bulabileceklerdir.

Enflasyonun düşmesiyle sağlanacak istikrar ortamı olumlu etkisini dış piyasalarda da hissettirecektir. Böylece, uzun vadeli yabancı sermayenin üretken alanlara girişi hızlanacak ve uluslararası piyasalarda rekabet gücümüz artacaktır. Fiyat istikrarının sağlanmasıyla, yüksek enflasyon ve yüksek enflasyonun olumsuz sonuçları hakkında endişe etmeye gerek kalmayacak, ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı sağlamak için kaynakların verimli ve sağlıklı bir şekilde kullanılabilecektir.

Unutulmamalıdır ki, fiyat istikrarının sağlandığı bir ortamda yaşamak insanlar için bir haktır. Ülkemizde de fiyat istikrarının sağlanması ile sadece ekonomik istikrarın sağlanmasına katkıda bulunulmayacak, aynı zamanda yaşam kalitesi yükselecek, insanların birbirlerine ve geleceklerine duydukları güven artacak ve toplumsal alanda iyileşmenin önü açılacaktır.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre; Çekirdek TÜFE ocak ayında yıllık yüzde 9,63 arttı. Enflasyonun artmasındaki en önemli etkenin gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığı görülmektedir.

Gıdadaki enflasyonun sebebinin aracılar olduğu bilinmektedir. Gıdada enflasyonu azaltmanın yolu üretici-market arasındaki makası daraltacak tedbirleri almaktır. Çiftçinin, bin bir emekle ürettiği ürününü mümkün olan en düşük fiyata sattığını, fakat markete gelene kadar fiyatın 3-4’e katlandığını biliyoruz.

Tarlada 14 kuruş olan maydanoz, markette 79 kuruşa, 55 kuruş olan marul 2 lira 28 kuruşa, , 5 lira olan kuru incir 16 liraya mutfaklarımıza ulaşmaktadır. Üretici ve market fiyatları arasındaki fark incelendiğinde, tarladan markete fiyat artışının en aza indirilmesi için kısa vadede aracı komisyoncu sayısının azaltılıp, nakliye maliyetlerinin düşürülmesine yönelik formüller üzerinde çalışılması gerekir.

Orta ve uzun vadede, demiryolu ağının yaygınlaştırılması, soğuk hava depoları bulunan vagonların devreye alınmasıyla nakliye giderleri düşecektir. Çiftçinin ekonomik örgütlülüğünün ve gücünün artırılarak, aracı sayısının azaltılması, ambalajlama, depolama ve nakliye maliyetlerinin asgari düzeye çekilmesi, üreticiden tüketiciye kadar geçen süreçte kar marjlarının makul seviyelere düşürülmesi için rekabet koşullarının oluşturulması gerekir. Bütün bunlar tarladan markete oluşan fiyat farkını en aza indirecek, fiyat istikrarını sağlayacaktır. Çiftçi düzenli ve yeterli bir gelire kavuşacak, tüketici de makul fiyatlarla gıda tüketebilecektir.

Son söz olarak şunu söylemek isterim; Bugüne kadar çözülen Türk ekonomisinin birçok başka kanayan yarasında olduğu gibi, burada da asıl yapılması gereken reform ve düzenlemedir. Bahane üretmeden, enflasyonun üzerine gitmemiz lazım, çünkü enflasyon halkın gelirini eriten, refah seviyesini düşüren önemli bir unsurdur, Ayrıca 124 ülke arasında % 9,5 ile en fazla enflasyonu olan 8. ülke olarak Türkiye’nin adı yazıyor ve bu bize hiç yakışmıyor.

Yazarın Önceki Yazıları
Artık zihnimizdeki prangalarından kurtulma zamanı 23.03.2017İzne Çıkmayıp, Ücretini Alabilir miyim? 20.03.2017Düzenli Ödeyene Vergi İndirimi, Esnafa Ahilik Sandığı Geldi 13.03.2017İki milyon istihdam için getirilen teşvikler 06.03.2017İnşaat Sektörü Nereye Gidiyor? 27.02.2017Üretim Yapan Kobilere Birleşmede Vergi Muafiyeti 20.02.2017Piyasayı Canlandıracak Vergi İndirimleri Geldi 06.02.2017Vergi Erteleme Dâhil Birçok Düzenleme Yer alan Yeni Yasa 30.01.2017Girişimciler 2017 Yılında Şunları Unutmayın 23.01.2017Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.