YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünyada Altın Daha Ne Kadar Tepetaklak Düşecek?
24 Kasım 2014 12:08

ABD Merkez Bankası (FED) Eylül 2012'de başlayan “3. Parasal Genişleme Programı” nı bu ay sonlandırdı. FED'in tahvil alımlarını durdurmanın ötesinde, para arzını sıkılaştırması ve ardından faiz artırımına gitmesi, son dört yılda dünyanın her yanına yayılan likiditenin geri çekilmesine yol açabilir.  ABD Merkez Bankası'nın (FED) açıklanan kararları küresel piyasalarda dolara talebi arttırdı.

rs1-169.jpg

Şimdi Amerika merkez bankasının kararı, doların yükselmesi ile altının ne alakası var?
Evet, aslında Altın fiyatlarının dolarla ciddi bir ilişkisi var aslında. Dolarla ters orantılı bir yapıya sahip olan altın doların değerlenmesiyle düşüşe geçer. 

Bakın, FED'in faiz tahminini yükseltmesi ve doların değer kazanmasının etkisiyle uluslararası piyasalarda altının fiyatı yılın en düşüğüne yakın seviyede seyrediyor.
Dünya Altın Konseyi yakın tarihte yayınladığı raporunda, altın talebinin üçüncü çeyrekte külçe  ve sikke  altın alımlarının gerilemesi ve mücevher alımlarındaki düşüş ile birlikte, yaklaşık beş yılın en düşük seviyesine gerilediği belirtiliyor. 

Yine Dünya Altın Konseyinin raporunda, küresel altın talebinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 düşerek, 929,3 ton ile 2009 yılının son çeyreğinden bu yana en düşük seviyesine gerilediği kaydediliyor. 

Şu ana kadar yazdıklarımı okuyanlar “dolarla olan bu ilişki bundan sonra altın fiyatını nasıl etkiler ?” diye bir soru sorabilir.

Finansal piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (FED) 2015 sonu için tahmin edilen yüzde 1,375 faiz tahmini için yılın ilk yarısı içinde faiz artış sürecinin başlayacağı tahmin ediliyor.

Bu tahmin ne demek dersek; dolar uluslararası piyasada değer kazanma sürecine giriyor anlamını çıkarabiliriz. Bu da bize altının hem faiz artışı, hem de doların değer kazanmasıyla ters orantılı bir yapıya sahip olmasından dolayı önümüzdeki süreçte daha da düşeceğe sinyalini veriyor.

Altın fiyatındaki düşüşlerin bu denli etkili olması, etkili olmaya devam etmesi sürpriz olarak algılanmamalıdır. Ayrıca bu düşüşler “uzun vadeli yeni bir alım fırsatı mı?” gibi bir yaklaşım içerisinde yer almamamız gerektiğini de ifade edebiliriz. Altın 2013 yılından beri güvenilir liman özelliğini kaybettirmiş gibi görünüyor. Dolardaki güçlenme devam ettiği sürece altındaki düşüşün süreceğini söyleyebiliriz. Altında bundan sonra ABD Merkez Bankası FED'in politikalarının belirleyici olacağını okuyucularımıza hatırlatmakta fayda var.

Dünya Altın Konseyi verilerine göre, Türkiye altın rezervi sıralamasında bir sıra yükselerek 12'nci sıraya yerleşti. İşte en çok altına sahip ülkeler:

S.NO

ÜLKE

TON

1

ABD

8.133,50

2

Almanya

3.384,20

3

IMF

2.814,00

4

İtalya

2.451,80

5

Fransa

2.435,40

6

Rusya

1.094,70

7

Çin

1.054,10

8

İsviçre

1.040,00

9

Japonya

765,2

10

Hollanda

612,5

11

Hindistan

557,7

12

Türkiye

512,9

13

ECB

503,2

14

Tayvan

423,6

15

Portekiz

382,5

Ülkeler Niye Altın rezervi yaparlar?

Ülkeler genelde üç sebepten dolayı altın rezervlerini artırırlar;
Birincisi; ülkeler hayatiyetini sürdürebilmesi için çeşitli alanlarda ithal mallara hayati ihtiyacı vardır. Böyle bir durumda devlete ait olan uluslararası döviz rezervleri ithalatçıya kullandırılır. Bunun için altın rezervine ihtiyaç vardır.

İkincisi; Ülkenin dış borcu varsa, hazine döviz bulamama durumuyla karşılaşırsa ülkenin güvenirliği sarsılır. Dolayısıyla, tedbiren merkez bankaları rezerv tutar. Tabi rezerv tutmak bir ülke açısından önemli bir maliyettir. Gelişmenizi finanse edebileceğiniz bir kaynak merkez bankasının kasasında veya yabancı bankalardaki düşük faizli hesaplarda atıl olarak beklemektedir.

Üçüncüsü; Yerli parayı zayıflatarak ihracatı, büyümeyi ve istihdamı artırmak istiyorsanız piyasadan yabancı para toplarsınız, bunun için de altın rezervine ihtiyaç duyulur.

Şimdi Altın alma zamanı mı?

Yastık altı birikim yapmak isteyenler için bu düşüş süreci avantaj olacağa benziyor, fakat büyük miktarlı yatırımlarda altındaki bu kırılganlık ve düşüş seyrinin daha devam edeceği riskli bir dönemin göstergesi olabilir.

Yazarın Önceki Yazıları
Şirket Ortağına Şirketten Borç Vermek 05.02.2018Peşin Alınan İbraname Geçerli midir? 29.01.20182018 yılında kimlere E-fatura E-defter zorunlu? 22.01.2018Doğum iznindeki Kadın İşçi İşten Çıkarılabilir mi? 15.01.2018Facebook sayfasında Google reklam geliri elde edenlerde vergi 08.01.2018İstihdam Şurasından Teşvikler Yağdı 31.12.2017Devlet memuru Refakat iznini parça parça kullanabilir mi? 25.12.2017Defter beyan sistemi ne getiriyor? 18.12.2017Çekte Zamanaşımı Var mıdır? 11.12.2017E Haciz E işkence Olmamalı 04.12.2017İş Davalarında yeni bir çözüm dava öncesi Arabuluculuk 27.11.2017Nedir bu Sanal para veya kripto para? 20.11.2017Yargıtay Kararlarıyla İşçinin İmzaladığı İbraname 13.11.2017İş kazasında manevi tazminat hakkı var mıdır? 06.11.2017Çalışma koşullarında esaslı değişiklik nedir? 30.10.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.