YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Darbe girişimi sonrası ekonomimiz nasıl?
01 Ağustos 2016 09:07

15 Temmuz’da demokrasiye karşı, milli iradeye karşı, insan özgürlüklerine karşı, yatırım özgürlüğüne karşı, bu ülkede ayakta olan her şeye karşı yapılmış bir ihaneti yaşadık.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu teröristlerin rol oynadığı bu askeri darbe girişiminin; Türkiye’nin siyasi istikrarının yanı sıra, son yıllarda sergilediği ekonomik büyüme performansı, artan refah ve dış yatırım çekme kabiliyeti gibi ekonomik büyüme ve kalkınma hedeflerine de darbe yapmayı amaçlayan, tamamıyla Türkiye’nin geleceğine yönelik bir tehdit olduğu açıktır.

Türkiye’nin her yerinde darbeye karşı duran halkımız gibi, ekonomi kurmaylarımızın mücadelesi de takdire şayandır.

Darbe girişiminin hemen ardından izleyen haftanın ilk günü; Ekonomi Bakanlığımız ve Merkez Banka’mızın verdikleri hızlı tepkiyle piyasaların sağlıklı işlemesini sağladılar. Tabii ki; sokaktaki darbeyi önleyen büyük Türk milletinin piyasalardaki darbeyi de önlemeye yönelik gayretlerini de unutmamak lazım. Geçtiğimiz hafta vatandaşlarımız 9 milyar doların üzerindeki dövizini bozdurarak, Türk lirasına geçti. Bu çok önemli idi, çünkü dışarıdaki yatırımcı korkularla, şüphelerle Türkiye'ye yaklaşıp, portföy değişikliğine giderken, vatandaşımız kendi ülkesine güvenmiş, geleceğine inanmış ve bu dönemde gidip, dövizini yüksek seviyeden bozmuştur. Bu sayede dolardaki dalgalanmayı sınırlamıştır.

Bu bağlamda; darbe girişimini izleyen dönemde, özellikle uluslararası piyasalardaki işleyişin devam etmesi, finansal sistemin istikrarlı konumu ve ekonomi yöneticilerinin spekülatörlere fırsat vermeyen açıklamaları ile normalleşme sürecine katkı sağlamaları, oldukça önem kazanmıştır.

İç piyasada istikrarın sağlandığına yönelik yapılan açıklamaların yanı sıra, Merkez Bankası’nın faiz indirimine devam kararı ve ekonomi yöneticileri tarafından dış yatırımcıya verilen mesajlar sayesinde uluslararası kuruluşların yaptığı açıklamalara rağmen, darbe girişimi sonrası piyasalar rahatlamıştır. Darbe girişimi sonrası piyasada oluşan şokların iyi yönetilmesi ile birlikte, kısa vadede iç ve dış piyasada istikrarsızlık bertaraf edilmiş ve alınan Olağanüstü Hal Kararı sonrasında halkın ve yatırımcıların bu durumdan etkilenmeyeceğinin açıklanması oldukça önem arz etmiştir.

Bu anlattıklarımla sanırım darbe girişiminin etkilerinin, ekonomimizin basiretli yönetimi ile teğet geçtiğini söylemek yanlış olmaz.

Tabii bu iş bitmedi, 2023 hedefli Türkiye’nin kaybedecek zamanı yok. Türkiye'nin katma değer üreten, savunma sanayisini, enerji sanayisini, teknolojisini daha yukarı çeken, ithalata daha az bağlı ve kendi markalarını daha fazla çıkaran bir ekonomi haline gelmesi gerekiyor.

Darbe girişimi sonrasında topyekûn bir seferberlikle orta ve uzun vadede daha olumlu gelişmeler sağlanacak ve büyüme hızlanacaktır. Milletimizin yazmış olduğu demokrasi destanı, tarihe sivil demokrasi devrimi olarak geçecektir. Fakat bu olayı, yaşadığımız süreci, Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu, darbe girişimi nedeniyle ekonomide kalıcı, anlamlı, büyük bir tahribat yaşanmadığını, Türkiye'nin ekonomiyle ilgili, yatırımla ilgili cazibesini artan bir şekilde devam ettirdiğini tüm dünyada anlatmamız gerekiyor.

Türk ekonomisinin temelleri sağlamdır. Şu an yatırım kararlarının açıklanması için çok uygun ve önemli bir dönemdir. Bekletilen yatırım kararlarının, teşviklerin açıklanması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca, her türlü mecrayı kullanarak, iş dünyasının yurt dışındaki muhatapları ile çok iyi bir iletişim stratejisi uygulayarak, Türk ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu, bütçe disiplini, cari açık, piyasa mekanizmaları, borsa ve Merkez Bankası'nın sağlıklı bir şekilde çalıştığını ve gerekli önlemleri aldığını ifade ederek, durumu anlatması lazım.

Türkiye'nin birçok alanda olduğu gibi, enerjide merkez olma ve geleceğe yönelik olağanüstü hamleler yapması, içerdeki ve dışarıdaki düşmanları rahatsız ediyor, bu hedef engellenmek isteniyor. Ben inanıyorum ki; bu alçak girişime verilen toplumsal tepkiler, halkın darbeye karşı birlik ve beraberlik yönündeki tutumu hem Türkiye, hem de dünyadaki darbe zihniyetinin yok olmasına ve darbeler tarihini değiştirme kabiliyetine sahip olacaktır. Çünkü Türk halkı canını yok sayarak meydanlara çıktı. 79 milyon bir vücut olarak şer odaklarının amaçlarına engel oldu.

Bu sayede, çok kısa zaman içinde bu dumanlı havanın kaybolacağını ve hızlı bir şekilde güzel günlere ulaşacağımızı ve 2023 hedeflerimizin daha hızlı bir şekilde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

Ekonomi bakanımız Nihat Zeybekçi’nin geçtiğimiz hafta iş dünyasının önemli isimleriyle bir araya gelerek, darbe girişiminin etkilerini yok etmeye yönelik aldıkları kararları da önemsiyorum.  Bakan, Türkiye'nin yanlış algısını düzeltmek için iş dünyası ile tüm dünyayı gezip, Türkiye'yi anlatacaklarını açıkladı.

Bu açıdan, darbe girişiminin çok kısa sürede bertaraf edilmesi ve hayatın bir an önce normalleştirilmesi çabası, ekonomik performansın sekteye uğratılmaması ve ilerlemesi, sürecin iyi yönetilmesinin sonucudur.

Yazarın Önceki Yazıları
Artık zihnimizdeki prangalarından kurtulma zamanı 23.03.2017İzne Çıkmayıp, Ücretini Alabilir miyim? 20.03.2017Düzenli Ödeyene Vergi İndirimi, Esnafa Ahilik Sandığı Geldi 13.03.2017İki milyon istihdam için getirilen teşvikler 06.03.2017İnşaat Sektörü Nereye Gidiyor? 27.02.2017Üretim Yapan Kobilere Birleşmede Vergi Muafiyeti 20.02.2017Piyasayı Canlandıracak Vergi İndirimleri Geldi 06.02.2017Vergi Erteleme Dâhil Birçok Düzenleme Yer alan Yeni Yasa 30.01.2017Girişimciler 2017 Yılında Şunları Unutmayın 23.01.2017Kriz Mi Geliyor, Şirketimizde Ne Tedbir Alalım? 16.01.2017Neden Taraf Olmak 05.01.2017Sicil Affını da Kapsayan Torba Yasa Mecliste 26.12.2016Yurtdışı Fuar Katılım Ve Marka Tanıtımına Yeni Teşvikler 19.12.2016Doların düşmesi Neden Önemli ve Nereye Kadar Düşecek? 12.12.2016Neden Dolardan Türk Lirasına Dönmeliyiz? 05.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.