YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yunus'un aşk yolculuğu
18 Temmuz 2015 12:01

Yunus Emre Aşkın Yolculuğu dizisi ramazan boyunca 22 bölüm halinde yayınlandı ve bayramla birlikte sona erdi. Ekranı şenlendirdi. TRT1 ekranlarını şenlendiren bir dizi daha vardı: Diriliş "Ertuğrul" dizisi. Her iki dizi de arka arkaya yayınladı ve deyim yerindeyse, oruçlu gönüllere manevi bir şenlik yaşatıldı. TRT yetkililerini kutlamak lazım. Hem bu dizlerin yapımına verdikleri katkıdan dolayı, hem de her iki diziyi arka arkaya yayınladıkları için. Bu iki dizi, TRT'nin bu topluma hayırlı bir hediyesi oldu. Bu hediyeler devam etmeli. Hediyeleşmek sünnettir. Kim bu topluma bir hediye verirse toplum da ona aynıyla mukabele eder. Toplum, hakikatin aynası olur bazen. İnsan, Allah'ın bir mucizesidir. Ona güzel ve hayırlı davranmak, güzel ve hayırlı karşılık görmekle sonuçlanır.

 Öyle görünüyor ki Genel Müdür Şenol Göka beyin yönetiminde TRT daha bir canlandı. Bu canlılığın artarak sürmesini temenni ediyoruz. TRT, bu halkın en güvendiği ekranlardan biri olmalıdır. Eğer bu topraklarda yeni bir iklimin doğmasını istiyorsak TV'nin bu doğuşa etkisini küçümsemek lazım. Çoğunluğun gözü kulağı hep ekranda oldu ve olmaya da devam edecektir. Yeni bir iklim yeni bir dil ile doğar. Yeni dil, bu toplumun susuzluğunu çektiği bir şeydir. Söz, ağırlığını kaybetmemeli. İma, rahmetten bir iz taşımalıdır. 

Yunus Emre Aşkın Yolcuğu dizine Mustafa Tatcı Hocanın katkıları önemliydi. Dizinin danışmanlığını üstlendi ve hakikatli bir Yunus portresinin ortaya çıkması için çabaladı. Bu çaba önemli ölçüde karşılığını buldu da. Mustafa Tatcı Hoca, Yunus Emre üzerine yıllarını vermiş, onun meşrebini ve manevi alemini keşfetmek için zihnini ve gönlünü bu yola seferber etmiş, dikkatleri keskin bir insan. Malumdur ki Yunus Emre, bir bilgi konusu değil, bir irfan meselesidir. İrfan ehlinin hallerine keşif dalışları yapmak, bilgiden çok irfan ehlinin hallerine vakıf olmakla mümkündür. Kelimeler, anlamların bütününü kavrayamazlar. Bir müddet sonra yorulur ve ölürler. Kelimenin üstadı ve kurtarıcısı imadır. İma'nın üstadı ise dilsizliktir. Bu noktalardan haberdar olmak gerekir. Yunus Emre'nin dilsizleşme serüvenini hepimiz gördük ve izledik. Dizi, bu yönüyle çok başarılı oldu.

İzlenme oranının yüksek olduğunu sanıyorum. Aldığımız bilgiler ve edindiğimiz izlenimler bu yönde. Reyting oranları önemli. Bu oran, çok sayıda insanın ilgisinin Yunus Emre dizisine yöneldiğini gösteriyor. Demek ki reytingi yükseltmenin tek bir yolu yok. Nitelikli ürünlerle de reyting yükselebiliyor. İnsanın ilgisinin bir çok yönü vardır. Hayıra da yönelir şerre de. Böyle yaratılmışız çünkü. İnsanın dikkatinin hayırlı ve güzel noktalardan da yakanabileceğinin en önemli delillerinden biridir bu diziler. Reytinge bakışımızı ve reyting algımızı değiştirmek mümkünmüş demek ki.

Diziyi hayata geçiren kadroya da teşekkür etmek gerekir. Büyük bir emek ve hakikatli bir çaba.

Bu dizinin izleyici kitlesi üzerinde de bir araştırma yapmak gerekir diye düşünüyorum.  Kimler izledi, kimlerin dikkatini celbetti? Benim anlayabildiğim kadarıyla her kesimden ve her seviyeden insanı ekranlara çekti. Sosyal medyadaki tepkileri izlemeye çalıştım. Basındaki haberleri önemli oranda takip ettiğimi sanıyorum. Yunus Emre'ye ilişkin insanımızın muhabbeti malum. En küçükten en büyüğe kadar toplumun her kesimi Yunus'u bilir ve çoğu da sever. Bu sevgi, bu diziyle de karşılık buldu diye düşünüyorum. Ne ki, izleyici, dizinin devam etmesini bekledi ve bitişinin ani olduğunu düşündü. Bu yönde tepkiler gördüm, okudum. Yunus Emre'nin portresi tamamlanmadan sona erdi. Taktuk Emre'yi izledik daha çok. Yunus'un diriliş sürecine tanık olduk. Ama bu dirilişin nihai noktasını beklerken dizi sona eriverdi.

Arzumuz, Yunus'un diriliş sürecinin devamını ve Yunus'un Yunus olduğu noktayı işaret eden yeni dizilerin ekranlara gelmesidir. Bunun faydalı olacağını söylemek gerek. Umarız, dizinin devamı gelir ve Türkiye'nin yenileniş yolundaki macerasına ekranların katkısı sürer.

Sadece bu da değil elbette. Niyaz-i Mısrî'nin, Eşrefoğlu Rûmî'nin, Hacı Bayram Velî'nin vs. dizileri yapılmalıdır. Bu tür dizilerin faydasını küçümsememek lazımdır. En azından ekranları temizler. Belki de bir kaç temiz kalbin yolu bulmasına ipucu olur. 

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Acıklı olan, acıma ve gerçek 07.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
yunus
 // asabi
dizinin devamı için yetkililere sesleniyoruz.ahlakın dibe vurduğu şu ahir zamanda lütfen elinizi taşın altına koyun....
20 Temmuz 2015 Pazartesi 17:11