YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yaza/bilmek
09 Haziran 2015 09:23

Turan Karataş'ın son kitabının adı: Yaza/bilmek. 

Karataş, 1961 doğumlu. Yeni Türk Edebiyatı Profesörü. Şimdilerde AKM Başkanlığını yürütüyor.

Modern şiirimiz üzerine kafa yoran, Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç adlı kitabıyla Sezai Karakoç hakkındaki en kapsamlı çalışmalardan birine imza atmış olan bir akademisyen. 

Kitabı, Mehmet Ali Bulut'a ithaf etmiş. Bir ithaf cümlesi var, şöyle: "Yazdıklarımın en sadık okuyucusu M. Ali Bulut'a". Mehmet Ali Bulut, Edebiyat Ortamı dergisinin arkasındaki görünmeyen adam. Karataş'ın bu ithafı boşuna değil. Dünyayı okuyor desek yeridir M. Ali Bulut için. Yazıya, kitaba, edebiyata âşık bir adam. 

Karataş'ın kitabında, edebiyat okurlarını ilgilendirecek, ilgisini çekecek bir çok konuya temas edilmiş. İçindeki yazılardan bir kaçının başlığını buraya yazalım ki ne demek istediğimiz anlaşılsın:

-Sanatçıda insan olmak şartı

-Estetik üstüne

-Metafizik bizi nereye çağırıyor

-Bir şehre mensup olmak

-Şairi doğduğu yerde duymak

-Umutsuzluk çağında yaşamak

-Eleştiri, insaf ve ahlak

Bazı yazarların yumuşak ve tatlı üslupları olur. Yazdıklarının içeriği kadar üslupları  da çeker bizi. Turan Karataş, bu tür yazarlardandır. Kelimeler ve cümleler, tatlı tatlı boğazımızdan akarcasına yüreğimize iner, içimizi sevinçle doldurur. Bana kalırsa yazı yazmak, sadece düşünce ifade etmek değil, aynı zamanda ve belki de daha çok, okura bir dil tadı yaşatmaktır. Aslında dil, düşüncenin ve anlamın efendisidir. Beylik bir ifade ile söyleyeyim diyeceğimi: Fikir, tatlı dilden hoşlanır. Tatsız, çapraşık, kirli dil ise fikri yorar. 

Bir kaç cümle alıntılamak istiyorum kitaptan ki, kitabın içeriği hakkında bize fikir versin:

"Eleştiriye tahammülsüzlüğümüz doğrudur, lakin sanki eleştirmeyi de bilmiyoruz. Ya sonuna kadar övgü, ya dibine kadar yergi. İkisinin ortası yok" 

"İnsanın sanatçı olmadan evvel, sağlaması gerekli şartlar, bilmekle ve yapmakla yükümlü olduğu ödevleri, görevleri vardır. Bu yolda ilk adım, "insan olmak" şartıdır."

"Metafiziğin buyur ettiği, sonsuz zenginlikler sunabilen aşkınlık dünyasına geçemeyen sanat adamı yani duyular alanında kalan sanatçı, Kant'ın deyişiyle sadece "hoş güzel"e ulaşabilir ve ancak onunla yetinmek zorundadır."

"'Osmanlıca' diye Türkçeden ayrı gayrı bir dil yoktur. Bu kelimeyle adlandırılmak istenen olgu, Türkçenin bir dönemdeki hâlidir ve adı da, duymayan kalmasın, Osmanlı Türkçesi'dir."

Bir edebiyat profesörünün, bir yazarın, bir eleştirmenin kaleminden tatlı denemeler, sık dokunmuş düşünceler, akıcı ve yumuşak cümleler okumak istiyorsanız bu kitaba ulaşın derim.

(Turan Karataş, Yaza/bilmek, Edebiyat Ortamı Yayınları, Şubat 2015)

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Acıklı olan, acıma ve gerçek 07.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.