YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Müslüman Çığlığı
16 Ocak 2015 09:33

Müslüman Müslüman'a sesleniyor. Bir çığlık olarak, bir çığlık hâlinde. Kurtuluş arıyor, sığınacak yer arıyor, yanına varacağı bir kardeş arıyor. Sesinin tonu değişmiş; tizleşmiş, çoğalmış ve sıkışmış bir ses. Etrafa yayılıyor. Ola ki duyacak bir kulak, cevap verecek bir kalp vardır... Ama o da ne! Kulaklar kafanın içine gömülmüş, göğüsler boşalmış, ürperiş sağnakları göklere çekilmiş, çile erleri bu dünyayı terk etmişler sanki. Elinde bir tek adres kalmış: Ümit.

Bir çağ bitti, başka bir çağ başladı ama değişen bir şey olmadı. Müslüman'ın yalnızlığı dinmedi. Acısı azalmadı. Kardeşinin, kulağı açılmadı, gözündeki uyku kapanıklığı ve dalgınlığı geçmedi.

Savaşmadan kanı döküldü, dinlenmeden hakaret edildi, bütün değerleri ayaklar altına alındı, kültürü yağmalandı, hayatı dağıtıldı, düşüncesi gevşetildi, kalbine kor bırakıldı.

Müslüman'ın bir fotoğrafı yok.

O fotoğraf yırtıldı.

Yerine konan fotoğrafa ise kimse inanmak istemiyor.

Mekânı boşaldı, harabeye döndü. Fizik olarak değil, metafizik olarak. Çöküş içten geldi. Dıştan kabardı belki, ışıklarla donatıldı ama içteki çürüyüş engellenemedi. Mekân ile bilinç arasındaki korelasyonun ipuçlarını kaybetti. Mekân kaybı, bilinç kaybını getirdi. Şimdi ara ki bulasın! Doğu Batı oldu, Batı Doğu'nun yerini aldı.

Duygular ölür mü? Ölmüş işte.

Mezarının başında, insanlığın ağıt sesi var.

Masumların öcü, onun yeniden dirileceği günü bekliyor. Müslüman'ı bekliyor. Bin yıl sürse de bu bekleme devam edecek. İnsanlığın başka şansı yok.

Müslüman dirilirse, bütün ölümler dirilişe evrilecek.

Müslüman toprağını silkip kalkarsa, bütün gülüşler yeniden duyulacak.

Yönler, yerlerine geçecek. Batı Batı olacak, Doğu Doğu olacak. Müslüman duygu, her şeyi yerli yerinde hissettirecek yegane duygudur çünkü. Bütün şekiller aslına dönecek, bütün işaretler kalbi gösterecek.

Müslüman, bir kardeşi olduğunu hatırlayınca, işte o zaman dünyaya kardeşlik gelecek.

Müslüman, hep hazırlık ve yekinme aşamasında kaldı. Ayağa kalkma teşebbüsü hep düşüşle sonuçlandı. Düştü. Tekrar düştü.

Oysa ışık az ötesinde.

Cesaret ve çaba ile ona ulaşması gerekiyor.

O ışık, Müslüman'ın kendisini özlediğinden daha çok, kendisi Müslüman'ı özlüyor. Ona ulaşsa, kalbindeki karanlığı giderecek, yolunu aydınlatacak, fotoğrafını bulacak.

Bu ışığa ulaşması için iki adıma ihtiyacı var: Kardeşlik duygusu ve cesaret.

Şimdi, yeniden ayağa kalkma denemeleri yapmaya başladı.

Müslüman, bu sefer düşmemeli.

Toprakta düşecek yer kalmadı.

 

16/01/2015

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.