18 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,524
  • BIST82.524
  • Dolar3,7783
  • Euro4,0415
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6603
  • İstanbul7 °C
  • Ankara0 °C
  • İzmir8 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana13 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır2 °C
  • Bursa7 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli6 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep7 °C
  • İçel14 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Mübâlağa
23 Ekim 2014 14:00

Ünlü gezginimiz Evliya Çelebi'nin bir mübâlağa (abartı) ustası olduğunu bilmeyen yoktur. Olayları bazen öylesine abartır ki, bizi gülümsetir. Mübâlağanın (abartının) nihai sınırlarını zorladığı duygusuna kapılır, "bu kadarı da fazla" diyecek oluruz. Ne ki, mübâlağa, bir sanattır ve sanıldığı gibi kolay becerilebilir bir tür değildir. Bir olayı mübâlağa suyuna batırmak yetenek ister. Zeka ister. Bilgi ve dikkat ister. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, bir irfan adamının dünyanın hallerine ilişkin ironik bakışını yansıtan ifadelerle doludur. Evliya Çelebi, abarttığı noktadan bir sonuca ulaşıyor değildir; vardığı bir sonuçtan, ulaştığı bir kanaatten insanın insafsız ciddiyetini iğneliyordur.

Mübâlağa sanatı, bütün dünyada bilinen bir sanat olmakla birlikte, benim kanaatime göre özellikle Doğulu toplumlara hastır ve bizim kadim sanatımızda da fazlasıyla yer almıştır. Mesela minyatür, bir tür mübâlağa sanatıdır ve boyutlara ilişkin dikkatimize yeni bir bakış açısı getirir. Boyutların küçük evrenlerine eğlenceli bir gezintiye davet eder. Minyatür sanatında, basit evrenden kadim evrene doğru küçültülmüş boyutlardan bir geçiş aralığı açılır.

Türk-İslam toplumları mübâlağayı hayatın bir parçası olarak gördüler ve yeri geldiği her an ona müracaat etmekten çekinmediler. Bizim sokağımızın dili, mübâlağanın dilidir. Bugün belki çok bariz bir şekilde bu dili sokakta göremiyoruz ama sanırım bundan yüzelli-ikiyüzyıl önceki sokaklarımız bugünkünden daha fazla mübâlağaya yatkındı ve toplumun eklemlerini daha işlek ve kıvrak yapıyordu. Bugünün sokağının dili fazla ciddi ya da fazla ciddiyetsiz. Mübâlağayı, abartı sınırını ne kadar zorlarsa zorlasın, ciddiyetsiz bir form olarak göremeyiz Belki de gereksiz ciddiyete bir tür müdahaledir. Mübâlağa, sıkıntılı toplumların değil, rahat ve oturmuş toplumların dilidir. Bu açıdan baktığımızda bile Evliya Çelebi'nin döneminin rahat ve oturmuş bir dönem olduğu şeklinde bir öngörüde bulunabilir.

Divan edebiyatına "mübâlağa edebiyatı" desek fazla ileri gitmiş olmayız. Mübâlağa sanatını kullanarak hakikat parıltılardan imgeler ve imajlar yaratmıştır.

Masallar da öyledir. Mübâlağa üzerinden insanlık macerasına açılımlar getirir. Dede Korkut, tipik bir mübâlağa örneğidir. Tepe Göz tipini hayal etmiş bir zihin dünyası, ancak mübâlağa ile sağlıklı bir ilişki kurarak bu sonucu elde etmiş olabilir.

Ünlü Rus yazar Mihail Bahtin'in Rabelais ve Dünyası adlı eseri, Fransız yazar François Rabelais'nin (1483-1553) Gargantua ve Pantagruel adlı eseri üzerinden gülmenin felsefeni yapar. Karnavelesk kavramı üzerinden Batılı toplumların mübâlağa ile olan ilişkilerini irdeler.

Günümüzün bilim-kurgu filmlerini de yine mübâlağa sanatının örnekleri olarak sayabiliriz.

Benim düşünceme göre I. Dünya Savaşı, bizim, mübâlağayı mutlak anlamda kaybettiğimiz savaştır. Bu savaşta almış olduğumuz mağlubiyetin en acı sonuçlarından biri budur. Modern Batı sanatının dayandığı "gerçeklik", mübâlağanın yerine geçti. Zamanla sanatımız da, edebiyatımız da mübâlağayı unuttu. Mübâlağanın kaybı ise, bizi gereksiz ciddiyete ve kasıntıya sürükledi. Bundan kurtulmamız gerekiyor. Mübâlağayı yeniden keşfetmemiz ve bu genişlik içinden dünyaya bakmamızda fayda var diye düşünüyorum.

Mübâlağa, medeniyetin ve zekanın dilidir.

Evliya Çelebi'nin ruhu şad olsun.

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.