27 Mayıs 2017 Cumartesi
  • Altın145,745
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5827
  • İstanbul16 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya11 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır15 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri8 °C
  • Kocaeli12 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel18 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Masal
13 Ağustos 2015 13:26

Masal okumayı seviyorum. Birçok ülkenin veya kültürün masallarını okudum; Hint masalları, Çin masalları, Eskimo masalları, Kızılderili masalları vs. Bir de elbette ki Türk masalları. Çocuklar için yazılmış hikâye kitapları ise masalın bir türevi olarak ayrı bir macera, ayrı bir çeşni. Samet Behrengi’nin kitaplarını okumak başlı başına bir zevk.

Masal, aslında nedir?

Çocuk, insanın hangi veçhesidir?

Masal, çocuğun duygu dünyasını çarpıcı bir şekilde etkiler ve onu hayret ve hayranlık duyguları içinde bırakır. Masaldaki serüven çocuğu bütünüyle içine alır ve onu çocuğun şahsi macerasına dönüştürüverir.

Masalların en belirgin taraflarını galiba ayrıntıya pek fazla yer vermemekte aramak gerekir. Hemen her türlü ayrıntıyı atlayarak serüveni olağanüstü bir dizgeye dönüştürür. Bir özelliğini daha vurgulamak lazım elbette. O da hepimizin bildiği üzere, masallarda mutlaka “iyi”, “güzel” veya “hakikatli olan” kazanır. Kötünün mağlubiyeti ise kaçınılmazdır. Çocuğun her daim güzelin veya iyinin veya hakikatli olanın yanında olduğu anlamına da gelir bu bir bakıma. Böyledir ama çocuğun insanın erdemli taraflarına yatkın olmasının bir izahı olması gerekir.

İyi, güzel ve hakikatli olan erdemli olandır ve bu kavramlar insanın gerçek gayesini tanımlayan kavramlardır. Başlangıcı ve süreci nasıl olursa olsun insan her eylemini iyiye veya güzele veya hakikatli olana kavuşmak gayesiyle yapar; sonuç genellikle bambaşka gerçekleşse de niyet açısından durum aşağı yukarı bu şekildedir. Çünkü insan, doğası gereği iyilik üzeredir.

Çocuk, masalı salt masal olduğu için dinlemez gibi geliyor bana. Çünkü çocuğun tabiatından bir şeyi “yapmak için yapmak” gibi abes bir fiil beklenemez. Çocuğun eylemi veya amacı bize çocukça görünse bile o eylem veya amaç kendi içinde bir bütünlüğe sahiptir ve sahih bir sonuca odaklıdır. Çocuk, masalı bir amaç için de dinlemez; masalı sever, dinlemek ister ama bunun sonuçta neye yarayacağına ilişkin bir fikri olmaz. Sanırım bunun nedeni, çocuğun çocukluk kaidelerine sıkı sıkıya bağlı olmasıyla ilgilidir. Yani, kendisini ileriye taşıyacak olanın bilincinde olmaz ama bunun bütün gereklerini de bilinçli veya bilinçsiz yerine getirir.

Çocuk masalda, hakikatli olanın ipuçlarını sezer, onlara dokunur, bir kelebek vuruşuyla onların etkilerine maruz kalır. Çocuk, masaldaki kahramanları, güzel, iyi ve hakikatli taraflarıyla kendi portresi olarak görür ve kendi realitesini onlar üzerinden gerçekleştirir. Masalların ayrıntıya pek fazla yer vermeyişi de hakikate ve çocukluğa uygundur çünkü ayrıntı aslında insanın hırslarının veya heveslerinin sonucudur. Hakikat yolcusu ayrıntıyı değil, düz olanı, normal olanı ve dahası sıradan olanı tercih eder ve bunun kendisine verilmiş yeterli bir nimet olduğunu düşünür. Çocuk, insanın en temiz tarafını temsil eder ve insanın hayatı boyunca bir ölçü olarak geçmiş zaman içindeki yerinde sabit bir şekilde bekler.

Masal, olağanüstüyü sıradanlaştırmanın bir aracıdır ve bu araç çocuk aracılığıyla bir habere ve realiteye dönüşür. Ayrıca, ayrıntının, güzellik ve iyilik veya hakikatli olana ulaşmak için hiç de gerekli olmadığını ima eder ve bu imayı anlamakta çocuklar hiç zorluk çekmezler.

“İnsanın ana yurdu çocukluğudur” diyen yazar boş bir söz söylememiş. Masal, çocuğa hakikati fısıldar aslında. Çocuk da bu hakikati kavramakta asla gecikmez. Hakikat, ayrıntısız olandadır. Hakikat, sıradan olanın içindeki olağanüstüyü görebilmektedir. Masal, bunların çocuğa indirgenmiş formudur.

Aslında her masal, insanın uydurduğu gerçeklerin bir parodisidir. Çocuğun masalla coşkulu ilişkisi ise uydurulmuş gerçeklerden uzak oluşundandır.

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Acıklı olan, acıma ve gerçek 07.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.