YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kapının açılmama ihtimali
01 Mayıs 2015 07:14

Kapılar, açılmak içindir.

Kapalı kalmak, kapı olmanın doğasına aykırıdır. Kapatırız ki, açalım diye.

Kapıların kapanması, aslında, açılmanın hatırı içindir. Yoksa, kapının kapı olma gerekçesi ortadan kalkar. Açılması imkansızlaşmış kapı, kapandığı andan itibaren duvarlaşır.

*

Çocukluğumun evi, avlulu bir evdi. Ana giriş kapısına da "avlu kapısı" denirdi. Çift kanatlı, ahşaptan yapılmış, kilidinin miftahı bir ucu dışarıya sarkıtılmış ipe bağlı, açılması rahat bir kapıydı. Avlu kapımız, kapalı olduğu süre içinde bile açılmanın bütün kolaylığına hazır vaziyette dururdu.

*

Kapıların kolay açılır olmasının insanın maverasını genişleten bir tarafı olmalı. Kolay açılıyorsa, demek ki, kapının gerisindekiler, yani içerdekiler, bir bekleme halindedir. Gelecek olanın gelmesi için hazır halde beklemektedirler.

Gelecek olanın hangi nedene bağlı olarak geleceğinin fazla bir önemi yoktur. Yeter ki gelsin, yeter ki onun gelişine verecek bir cevabımız olsun!

*

Kolay açılır kapılar, cevaplarla doludur.

Kapalı kapılar ise, sorularla...

İnsan, insana bir cevap olmaklığıyla anlamlıdır. İnsan, başkalarına cevap olabildiği kadarıyla kendisidir. Cevapsızlık hali, insanın iç dünyasını karartır; bir müddet sonra da yakar ve küle çevirir.

Dış dünyayı ne kadar muhkem, sağlam ve geçit vermez hale getirirsek, iç dünyamız da o oranda gevşek, çürük ve dağınık hale gelebilir.

*

Kapıların açılma sesi ile, kapanma sesi arasındaki tını farkı üzerine düşünmüş olanlar var mıdır, bilemiyorum. Her durumun kendine göre bir tınısı varsa eğer, kapıların açılış ve kapanış sesleri arasında da bir tını farkı olmalı.

Kapatan elin ivmesi ile açan elin ivmesi arasında da bir fark vardır mutlaka. Fark sadece ivmede mi? Kapıyı açanın maverası ile kapıyı kapatanın maverası da aynı değildir diye düşünüyorum. Her eylem, o eylemi gerçekleştiren insana, kendine uygun bir ruh hali takdim eder.

*

Bize açılması mümkün olmayan kapılar olduğunu da biliriz. O kapılardan uzak durmaya çalışır, mümkün olduğunca yolumuzun o kapıya çıkmaması için uğraşırız.

Bir de bunun aksi vardır.

Yani, önüne geldiğimiz her an, bize açılacağından kuşku duymayacağımız kapılar vardır. Bir rahmet gibi sonuna kadar açılır ve içeriye davetsiz gireriz. Kuşku duymayız, keder etmeyiz. Ne ki bizi bekleyen en acılı durumlar da bu kapıların arkasında vuku bulur. Talihsizlik şuradadır ki, açılacağından en emin olduğumuz kapının bir gün açılmama ihtimalini düşünmeden yaşarız. Oysa umulmadık bir anda bizi yepyeni bir gerçek karşılayabilir. Açılacağından kuşku duymayacağımız kapı, ansızın kapanır ve bir duvara dönüşüverir. Çünkü kapının gerisinde bizi bekleyenler dönmemek üzere gitmiş olurlar.

*

Kendisine açılacağından emin olduğu kapının, bir gün açılmayabileceği ihtimalini hesaba katarak yaşayanların maverasını anlamak, belki de anlamaların en zorudur. Diyebiliriz ki   hakikat, en saf haliyle bu noktada karşılar insanı.

*

Hayatlarını, açılacağından en emin olduğu kapıların bile bir gün açılmayabileceği ihtimali üzerine kuranlar, yani bu dikkat üzere yaşayanlar, dünyayı teslim almaya cüret eden kahramanlardır.  

                                                                                                                                

 

 

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.