YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İşitin Ey Yârenler
12 Aralık 2014 09:48

Yunus Emre'yi seviyoruz. Bin yıldır. Belki de bindörtyüz yıldır seviyoruz. İslam'ın yeryüzünü aydınlattığı ilk gün hatırına seviyoruz onu. Peygamberin sesini Türkçe olarak yeniden bu toprakların ruhuna üflediği için seviyoruz.

Yaşadığımız her mekanda, kurduğumuz her yapıda, aldığımız her nefeste onun hatırı vardır. Kulağımızı açan ilk sözler arasında onun sıcak ifadeleri vardır. Her doğan çocuk Yunus'a koşmuş, her ölen Yunus'un hakikatine şahitlik etmiştir.

Türkçe seven her kalpte onun şiirlerinin tınısı vardır.

Aşk, ilahî bir sancak olarak bu toprakların gönderine Yunus ile çekilmiştir. Aşk, Yunus ile yeni damarlar açmıştır. Gönlümüzün çölüne sonsuzluk suyunu akıtmıştır.

Kur'an okuyan gözlerden akan her damla yaş, Yunus'un şiirlerini yapmış, o şiirlerin imge evrenini kurmuştur. Yunus, bu toprakların melalidir. Nedensiz hüznünün şahididir. İslam Peygamberinin yüzüne ve ifadelerine yansıyan o mübarek hüzün, sanki kelime kelime şiir olarak dokunmuş ve Yunus'un dudaklarından dökülmüştür.

Yunus'u anlayan, Kur'an'ın cennet sularından içmeye başlar.

Yunus Emre'yi tanıyacağımız en temel kaynak şiirleridir. Ona sadece şiirlerinden ulaşabiliriz. Bir de Risaletü'n Nushiyye'si vardır. Öğütler kitabı. Ama şiirleridir Yunus. Aşk'tan bahseder. Sadece aşk'tan. İnsan ile hayvanı ayıran tek ölçü olarak onu görür. "âşıklar ölmez, ölenler hayvan imiş" diyen odur. Hayatı hakkında yeterli bilgimiz yok. Efsanelerin kurduğu bir örümcek ağı var. Bu ağın dışında kalan gerçeği bulmak ta pek kolay değil.

Yunus Emre'yi anlamak için, şiirlerini okumak kendi başına bir imkandır ama anlamak var anlamak var. Yine de Yunus'u, Yunus nefesi taşıyan kişilerden okumakta fayda var. Her kelimenin, her terkibin bize hangi âlemlerin kapısını açtığını bilebilmek için onların işaretine müracaat etmekte yarar var.

 

İşidin ey yârenler aşk bir güneşe benzer

Aşkı olmayan gönül misal-i taşa benzer

 

Taş gönülde ne biter dilinde ağu tüter

Nice yumuşak söylese sözü savaşa benzer

 

Ol sultan kapusunda ol hazret tapusunda

Âşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer

 

Aynı hırs ol olmuşdur nefsine ol kalmışdır

Kendüye düşmân olmuş yavuz yoldaşa benzer

 

Aşkdır kudret körüğü kaynadır âşıkları

Nice kapdan geçirir andan gümüşe benzer

 

Âşık gönlü dölenmez mâşûkın bulmayınca

Karârı yok dünyâda pervâzı kuşa benzer

 

Münkir sözünü bilmez sözü ileri varmaz

Neye teşbîh edersin anlanmaz düşe benzer

 

Geç Yûnus endîşeden ne gerek bu pîşeden

Ere aşk gerek önden andan dervîşe benzer

 

Bu şiirin ikinci beytine ilişkin bir yorum:

"Aşk-ı ilâhî belli bir terbiyeden geçen Hak sâlikinin gönlünde tecelli eder. Böyle bir aşk, irfanla birlikte insana bahşedilen iki büyük hazineden biridir. Muhabbetullah yoksa o gönülde faaliyet gösteren kudret nefs-i emmâre olacaktır. Emmâre nefs sahiplerinin  davranışları ve sözleri kılıç ve kalkan seslerine karışan savaşçı insanların davranış ve sözlerine benzer.

Esasen kalpler ancak zikir ile hayat bulur, yeşerir, yumuşar. Nitekim ayette şöyle denmektedir:"Kalpler ancak Allah'ın zikriyle tatmin olur" (Ra'd/28). Gerçek şu ki, dili zikretmeyen kişinin gönlü hayat bulmaz, eğitilmez, sevgiyle dolmaz ve Hakk'ı tanımaz." (İşitin Ey Yârenler, Mustafa Tatcı, Kapı Yay. 2012)

Mustafa Tatcı'nın Yunus Emre yorumlarını okumakta fayda var. Hakikate açılan geniş bir kapı bulacaksınız orada.

 

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Duygu ve Kader 28.10.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.