26 Mayıs 2017 Cuma
  • Altın143,932
  • BIST97.713
  • Dolar3,5669
  • Euro4,0007
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6158
  • İstanbul16 °C
  • Ankara12 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya8 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri12 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Aydoğan
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Duygu ve Kader
28 Ekim 2015 09:21

 

Şartlar da kaderle doğarlar. Bize kendisini dayatan en basit şart bile, bir kader düğümü içinde var olur. Yolda giderken ayağımızın takılması, bu takılma sonucunda düşmemiz, bu düşmeye yol açan şartlar, mesela dalgın oluşumuz veya yolun durumuna dikkat etmemiş oluşumuz yahut ayağımızın takıldığı nesne ile aradaki mesafeyi iyi ayarlayamamış olmamız vs. gibi basit durumlar bile kendilerince bir kader düğümü teşekkül ederler.

Her sonuç, kendine özgü yeni bir duyguyu da beraberinde getirir. Düşmeden önceki duygularımız ile düştükten sonraki duygularımız aynı olmayabilir. Olayın biçimi, etkisi, derinliği ve boyutları büyüdükçe duygularımızdaki değişimler de o oranda derin ve boyutları itibariyle farklı olabilir. İşte bu anlar insanın büyük sınav anlarından biridir: Yeni durumların ortaya çıkardığı yeni duyguları tanımak, anlamak ve onunla kurulacak ilişkiyi tayin etmek  hiç de kolay değildir. Bu sınav, sınavların en güç olanlarındandır. Bir çok insan bu sınavdan başarı ile çıkamaz. Yıkılan hayatlar, bozulan dengeler, parçalanan duygular sınavın başarılamamış olmasının sonuçlarıdır

Yeni durumların ortaya çıkardığı yeni duygu biçimleri ile kurulacak en sağlıklı ilişki biçimi, yeniliği kendi şartları içinde anlamak ve kavramakla mümkündür. Buna, "kabullenmek" de diyebiliriz. "Kabullenmek", aslında, yeni durumların oluşturacağı yeni duygulara hazırlanmak demektir. "Biz insanı her duruma uyacak şekilde yarattık" mealindeki ayetin manasını böyle de anlayabiliriz. İnsanın kabul alanı sanıldığının aksine çok geniş ve derinliklidir. Ayet bize bunu söylüyor.

Kaderle temas anları, bazen çetin ve sarsıcı olabilir. Ne ki insan, o çetinliğe ve sarsıcılığa dayanacak şekilde yaratılmıştır. İnsanın muhatap olduğu hiç bir hadise, insanın yaratılış kaidelerinin üstünde değildir. Yeter ki bir yanlıştan yola çıkıyor olmasın, yeter ki şeytanın iğvasına uyuyor olmasın! Şeytanın iğvası, duyguların manevi zeminini sarsar ve insanı tahmin etmediği iç kırılışlara sürükleyebilir.

BİR ŞİİR:

(Erdem Bayazıt/ Şehir ve Doğa Burcundan)

Kimi kımıltılı kimi hareketsiz

Kimi konuşan kim sessiz

Bu insanlarda yenilmeyen bir güç var

Çobanların ruhu nasıl sığmazsa kırlara

Bu insanlar da sığmıyor meydanlara

 

Yüzlerde okunan sadece

Kararsızlık tedirginlik endişe

Ve içsel yalnızlığın hüznü

Ve  asla dinmeyen sıla özlemi

(....)

Yaşayıp durduğumuz anların

Uçsuz bucaksızlığında

Yükseliyor güneş

Yükseliyor umutlar!

 

Bütün canlılar

Aşkla mest aşkla diri

Yağmurun sesini dinler gibi

Dinliyorlar birbirlerini

 

MERAKLISINA NOT: Her Cuma günü saat: 18.30'da Kurtuba Kitabevi'nde şiiri ve şairleri konuşacağız. Bu Cuma günü (30 Ekim) ise Erdem Bayazıt'ı konuşacağız. Bekliyoruz. Adres: Kurtuba Kitabevi, Bayındır 1. Sk. No: 15/23 Kızılay.

rs1-495.jpg

Yazarın Önceki Yazıları
Hayır! Bu biriciktir 07.11.2015Kıyıya vuranlar 04.09.2015Kültür, Duygu bütünlüğü ve Türkiye'nin sorunu 23.08.2015Masal 13.08.2015Yaz günleri 03.08.2015Tarih ve Zaman 27.07.2015Yunus'un aşk yolculuğu 18.07.2015Oruç geceleri 13.07.2015TV, dizi, program vs. 29.06.2015Güneş donanması 22.06.2015Siyasetin ve siyasetçinin dili 15.06.2015Yaza/bilmek 09.06.2015Okumak, bir aşk işidir 29.05.2015Noktanın sırrı 13.05.2015Acıklı olan, acıma ve gerçek 07.05.2015Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Beni Bana Ver
 // tülay berberoğlu
Bu programları İstanbul'da da istiyoruz. Ve yazar, insanın kendinin dahi sık uğrayamadığı, içimize dokunup, elimize verdiği için teşekkürler... ...
28 Ekim 2015 Çarşamba 11:01