YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız
15 Mart 2017 15:15

Dünyayı yöneten üst akıl, kendi yönetimi ve denetimi altında olan eski düzeni yeniden dizayn etmeye ve iktidarını devam ettirmeye çalışıyor.

ABD, İngiltere, Almanya yönetiminin, hatta ülkelerinin de üzerinde bir üst akıl bu.

Türkiye de bu hesapların tam merkezinde ve bu dizayna karşı direniyor.

Bu üst akıl yeni anayasayı engellemek için de her türlü fırıldağı çeviriyor.

Yeni Türkiye çok geniş ve birbirinden çok farklı cephelerde savaşıyor.

Birden fazla aktörün, çok çeşitli yöntemler ile çok farklı silahları kullandığı, çok yönlü etkileri olan, çoklu savaş yöntemi hibrit savaş var karşımızda.

Hibrit savaş da İttifaklar daha geçişgen açıkçası daha kaypak.

Bir ülke bir taraftan PYD ile bir taraftan DEAŞ ile yetmiyor, Türkiye daha da yetmiyor, İran ile stratejik ortak olabiliyor.

Hibrit savaşlarda, hibrit terör yöntemi ile psikolojik şiddet uygulanıp toplumun morali bozuluyor.
Böylece toplumsal kararlar ya alınamaz hale getiriliyor ya da menfi yönde etkilenmeye çalışılıyor.

Bunlar ile baş edebilmek için acil olarak klasik yöntemlerin dışına çıkılmalı.

Dayanıklı, dirayetli ve değişimlere ne kadar çabuk uyum sağlarsak, Hibrit savaşın kazananı olma ihtimalimiz o kadar artar.

Devletler ve küresel güçler bire bir savaşmayı tercih etmiyor.

Bugün başta savaş kavramı olmak üzere, silah-ordu-cephe-düşman-İttifak kavramları hiç olmadıkları kadar farklı anlamlar almaya başladı.

Artık savaşan devletler ve küresel güçler, düzenli orduları mümkün mertebe kullanmıyorlar.

Düzenli orduların yerine sert ve yumuşak gücü bir arada kullanmaya başladılar.

Yumuşak güç olarak da dijital ya da sivil unsurları, her türlü sosyal medya ve yazılı-görsel medyayı, politik ve yerel bağları etkin şekilde kullanıyorlar.

Hibrit savaşın önemli bir cephesi de, hedef alınan ülkenin yerelinde oluşturuluyor.

Yerel kaynaklardan öncelikle insan gücü ve lojistik anlamında yararlanmaya çalışıyorlar.

Hatta kitleleri o kadar manipüle ediyorlar ki; Bireyleri hangi amaca hizmet ettiğini dahi bilmeyen insan yığınları haline getirip, kendi devletlerinin ve çocuklarının geleceğinin, faydasına olan gelişmelere bile hayır diyen kitleler haline getirip kullanıyorlar.

Savaşan güçler Asimetrik yöntemler dahil nizami, gayri nizami harp taktiklerini kullanarak vekalet savaşları yürütüyorlar. 

Bu vekalet savaşlarını kendi çıkarları için kullandıkları terör örgütleri veya farklı yapılar üzerinden gerçekleştiriyorlar.

Üst akıl, vekalet savaşlarının en önemli argümanı olan hibrit terörü en başta ülkemiz olmak üzere, tüm İslam dünyasında en acımazsız şekilde uyguluyor.

Hibrit savaşın silahları

Savaş kavramı ve akabinde terör kavramı ile birlikte silahlar da değişti.
Hedef alınan ülkelerde şiddet oluşturmak için artık sadece bombalar veya suikastler kullanılmıyor.

Bunların yanında siber terör, narko terör, biyo terör, nükleer terör ve finans terör gibi, pek çok farklı unsur terör yöntemi olarak kullanılıyor.

Bunun için de klasik silahların dışında siber silahları, finansal, ekonomik silahları veya pek çok farklı olguları da silah olarak kullanabiliyorlar.

Finanasal kurumlar başta olmak üzere tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar asli vazifelerinin dışına taşırıp silah olarak kullanıyorlar.

Standart&Poor's, Moody's gibi kurumlar üzerinden ülkelerin kredi notları da silah olarak kullanılıyor.
Bu öyle bir savaş ki, bilinçaltı yöntemler bile bir silah olarak kullanılıyor.

Hukuk tabanlı silahlar; FETÖ de yaptıkları gibi hukuk sistemi, kanunlar ve kanun adamları silah olarak kullanılıyor.

Ya da savaş esnasında hiçbir hukuki ve insani norm tanınmıyor, uygulanmıyor.

Çünkü tek bir amaçları var, bizleri sonsuza kadar köle etmek, olmuyorsa da yok etmek.

Dünya alem iyi bilsin ki

Ne köle olacağız, ne de yok olacağız.
Dünyayı biz kurduk, biz yıkacağız.

Bugün de, dün olduğu gibi,
Tüm zalimleri kanlarında boğacağız.

Çünkü bizler dünyaya ışık saçan,
Hira dağının evlatlarıyız.

Dünyada ki hiçbir mazlumu
Olimpos’un vahşi çocuklarına bırakmayız.

Bu böyle biline                                                                 ÜMRAN HAN

Yazarın Önceki Yazıları
Güçlü millet, güçlü devlet, güçlü yönetim 20.04.2017CHP nasıl kurtulur - mu? 10.04.2017Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.