YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Müslüman olmanıza gerek yok. Sonuçta hepimiz cennete gireceğiz
16 Ağustos 2016 14:51

Bir dostun bize naklettiği bu anlamlı yaşanmışlığı siz gönül dostlarıma aktarıyorum takdir sizlerin.

Elhamdülillah Hırıstiyanız

Bir gün uçaktayız, istikamet Dubai ve Güney Afrika. Hemen önümüzdeki koltuklara dört siyahi çocuk oturdu. Üçü 14-15 yaşlarında, biri 17-18 yaşlarında, biraz daha büyükçe. Sanki bizlere duyurmak istercesine, aralarında bir kaç defa Türkçe konuştular. Serde eğitimcilik var ya, uçak biraz yol aldıktan sonra kalktım çocuklarla sohbet edeyim istedim.

- Nerelisiniz?

- G. Afrikalıyız.

- Neresinden?

- Durban ve Johannesburg'tan.

- Nereden gelip nere gidiyorsunuz?

- Türkiye'den "Türkçe Olimpiyatlarından" dönüyoruz, Güney Afrikayı temsil ettik.

- Güzel! İsimleriniz?

Tam hatırlamıyorum ama gayr-i müslim isimleriydi. Tek tek söylediler "Aaa", dedim

- Siz daha değiştirmediniz mi isimlerinizi?

- Yok, niye ki? dediler.

- Yani siz Müslümansınız diye düşündüm de?

- Yok yok biz Hıristiyanız dediler.

Ben şaşırmış gibi yaparak,

- Aaa gerçekten mi? dedim.

- Bunda şaşıracak ne varki? Diye, cevap verdi büyükçe olan. Türkçe olarak "Elhamdülillah Hıristiyanız" dedi. Bu sefer gerçekten şaşırmıştım.

- Elhamdülillah Hıristiyan mısın?! Dedim.

- Bir mahzuru mu var? Dedi bana.

 Ben

- Hayır! Benim için yok. Dedim.

- Kaç senedir kolejdesiniz? Diye sordum hemen

- 4-5 senedir dediler.

Tüm samimiyetimle devam ettim;

- Hani dedim 4-5 senedir belki hocalarınız size İslamiyet’i anlatmıştır. Siz de merak etmişsinizdir. Belki böyle güzel bir dine girmek istemiş, özenmişsinizdir Müslümanlara. Bakın size değer verip emek edip taa Türkiye'ye kadar getirmişler. Hiç düşünmediniz mi? İslamiyet’i, Muhammed Aleyhisselam’ı, Kuran'ı dedim.

Bana biraz rahatsız olarak bakıyorlardı. Sözümü kestiler ve konuşmayı şu şekilde sonlandırdılar;

- Bakın beyefendi, biz Hıristiyan doğduk öyle de öleceğiz. Bizim hocalarımız da aydın insanlar. Bize dinlerini anlatmazlar. Hele teşvik hiç etmezler. Hatta bizden Müslüman olmak isteyen arkadaşlarımız olduğunda onların Müslüman olmasını bile istemezler. Çünkü biz hocalarımıza İslamiyet’in nasıl bir din olduğunu sorduğumuzda, bize İslamiyet’in çok zor bir din olduğunu söylerler.  "Onu bu yaştan sonra öğrenmeye sizin gücünüz, ömrünüz yetmez. Bakın anneniz babanız, çevreniz hep Hıristiyan. İslam'ı yaşamakta zorlanırsınız. Siz zaten dinsiz değilsiniz ki, Hırıstiyansınız. Müslüman olmanıza gerek yok. Siz sizin dininizi iyi yaşayın biz de bizim dinimizi. Sonuçta hepimiz cennete gireceğiz. Orada buluşuruz." Diyorlar. Dedi.

Şaşkınlıkla dinliyordum. Nefesimi tutmuş öylece kalakaldım. Çocuk devam etti. "Benim dinim de hak sizin dininiz de, niçin hazır bildiğim bir dinim varken sil baştan bana yabancı olan o dini öğreneyim ki?" dedi.

"Bunu bize hocalarımız böyle öğretiyor." dedi.

Üstüne basa basa tekrar sordum emin olmak için, "Bunu size Türkiye'den gelen Türk hocalarınız mı böyle söylüyor?" dedim.

"Evet başka kim olacak ki?" dediler.

Eşim de ben de ve bu konuşmayı dinleyen diğer bir kaç Türk'te bu hazır cevap karşısında şaşırmıştık. Dudağımızı ısırdık. Ve yerimize oturduk.

Allah doğruluktan ve doğrulardan ayırmasın.

ÜSTAD BEDİÜZZAMANDAN UYARILAR

İbadeti ve namazı terk eden adam, Sultan-ı Ezel ve Ebed'in raiyeti hükmünde olan mevcudatın hukukuna ehemmiyetli bir tecavüz ve manevî bir zulüm eder. Çünkü mevcudatın kemalleri, Sâni'a müteveccih yüzlerinde tesbih ve ibadet ile tezahür eder. İbadeti terk eden, mevcudatın ibadetini görmez ve göremez, belki de inkâr eder. O vakit ibadet ve tesbih noktasında yüksek makamda bulunan ve herbiri birer mektub-u Samedanî ve birer âyine-i esma-i Rabbaniye olan mevcudatı; âlî makamlarından tenzil ettiğinden ve ehemmiyetsiz, vazifesiz, camid, perişan bir vaziyette telakki ettiğinden, mevcudatı tahkir eder; kemalâtını inkâr ve tecavüz eder. (Asa-yı Musa – 171)

İşte şimdi tavusa bak, o mektubu oku. Kâtibe mâşâallah, tebârekâllah, sübhanallah de. Mektubu kâtib zanneden veya kâtibi mektub içinde tahayyül eden veya mektubu hayal tevehhüm eden, elbette aklını aşk perdesinde saklamış, hakikatın hakikî suretini görmemiş. (Barla – 266)

BİR HADİS

Nice fitne ve fesatlar olacaktır. Bu ümmet toplu iken bir kimse onun hâlini perişan etmek ve onları dağıtmak isterse, kim olursa olsun onu, hemen kılıçla öldürün.” (Müslim, İmare, 60)

Bu hadisi şerif Bir ülkede Müslümanların bir kimseyi, emirü'l-mü'minîn seçerek etrafında toplanmalarına rağmen, bazılarının isyan edip bu seçilen zatın aleyhine başkaldırmaları halinde, bunların ölüm cezasını hak ettiklerini gösterir. Onun içinde idam bir an önce getirilmelidir.

BİR DUA

Cenab-ı Allah ülkemizi içeriden veya dışarıdan karıştırmak isteyen şer odaklarını El-Kahhar ismiyle mahvetsin. Allah askerimize, polisimize ve Hakan Fidan'dan sonra yeni Milli olmuş İstihbarat Teşkilatımıza fetihler muzafferiyetler ihsan eylesin.

Bizler de ülkeye destek olmak için her gün bir FATİHA bir YASİN bir de FETH surelerini okuyalım inşallah.

BİR TESBİT

Dünya, kötülük yapanlardan dolayı değil, yapılan kötülüğe karşı mücadele etmeyenler yüzünden kötüleşiyor!  

Yazarın Önceki Yazıları
Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.201615 Temmuzda İlk üç günün samimiyeti ve havası bir başkaydı 07.10.2016İşler siyasette başka, sahada başka yürüyor; ABD batıyor 23.09.2016Şimdi her şey yeni başlıyor saflar netleşiyor 25.08.2016La galibe İllallah 05.08.2016Demokrasi görünümlü azınlık diktatörlüğü 22.06.2016İslam’a meydan okuyan seküler Kürtler ve Beyaz Türkler yok olacaklar 28.05.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.