YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Küresel savaşın beşinci cephesi: Müslüman Anadolu
12 Aralık 2014 16:55

Beşinci kol ya da beşinci cephe

Beşinci kol ya da beşinci cephe tabiri ilk kez General Franco tarafından İspanya İç Savaşı sırasında kullanılmıştır. Generalin orduları Madrid'e dört koldan saldırdıkları sırada Generalin beşinci kol görevindeki istihbarat yetkilileri Madrid içerisinde bir ayaklanma çıkarmış ve Madrid'in düşmesine büyük katkı sağlamıştır.

İlk çağlardan bu yana tüm uygarlıklar bu isimle olmasa da bu tip çalışmalarda bulunmuşlardır. Roma İmparatorluğu bu faaliyetlerden en çok yararlanan kavim olmuştur. Romalılar Kavimler Göçü sırasında Roma topraklarına giren kavimlerin arasında kaos çıkartarak, onları topraklarından uzaklaştırmak için bu yolu uygulamıştır. Spartalılar'ın Truva Atı beşinci kol çalışmalarına çok iyi ve bilinen bir örnektir.

Beşinci kol çalışmalarının en geniş şekilde teşkilatlanması yakın tarihe (1. Dünya Savaşı) dayanır. Her ülkede farklı adlarla anılan yasal istihbarat örgütleri bulunur. Bunlar farklı adlarla anılmalarına rağmen istihbaratın dışında beşinci kolun yasal görünümüdürler. Beşinci kol faaliyetlerini sistematik ve düzenli bir şekilde yaparlar.

Yakın tarihte beşinci cephe savaşlarını en mükemmel şekilde uygulayan devlet Nazi Almanya’sıdır. Gestapo aracılığıyla birçok devletin içine sızıp ve halkı kendi görüşlerine göre yönlendirmişlerdir. Bu sebepten dolayı Nazi Almanya’sı II. Dünya Savaşı sırasında Polonya, Norveç, Hollanda, Danimarka, Avusturya’yı hep bu yöntemden faydalanarak işgal etti.

Norveç'in beşinci kolun faaliyetleriyle Almanlara teslim edilmesi.

Norveç'in işgalinden bir gün önce (8 Nisan 1940), Norveç'te bütün devlet mensupları ve diplomatlara Polonya'nın işgaline ait dehşet dolu bir film göstermişler; film Alman askerî gücünü gösteriyor ve Alman ordusuna karşı konulamaz olduğunu, buna kalkışan devletlerin başına gelecek korkutucu olayları açıkça gösteriyordu.

Ertesi gün devlet başkanı dahil tüm devlet erkanına Alman işgalinin başladığı haberi verilince, başkan kararsız ve ekibi önceki gün izlediği filmin etkisiyle, Almanlarla savaşın anlamsız olduğu ve kazanılamayacağına karar veriyor. Almanların isteklerini koşulsuz kabul ediyor.

Toplumun maneviyatına sinsice saldırırlar

Beşinci kol faaliyetlerini yürütenler insan psikolojisini ve sosyolojiyi çok iyi bilirler. Beşinci kol elemanları maneviyatı yüksek bir toplumda çalışamayacağını bildiği için, öncelikle inançlı kesime saldırır. Hedeflerindeki halkların tüm manevi dinamiklerin yıkmaya çalışırlar.

Toplumların maneviyatlarını yıkmak için kumar, fuhuş ve alkol beşinci kolun en çok kullandığı silahlardır.  Ahlaki yaşam tarzının yerini zamanla ahlaksız filmler ve diziler, kumar, fuhuş, içki düşkünlüğü gibi her türlü ahlaksız zevk ve eğlence alır.

Beşinci kol gençliğin yapısından yararlanarak onu ahlaksızlaştırmak için her şeyi kullanır. Yine aynı şekilde uyuşturucu, fuhuş, alkol ve eğlence düşkünlüğü bunların başında gelir.

Beşinci kol ekonomik durumu kullanarak insanları kolay para kazanmaya teşvik eder. Şans oyunlarını ardı ardına ülkelere sokarak insanların kumara alışmasını kolaylaştırır. Bir de bakarsınız kumar topluma kadar yaygınlaşmış, ki milli adını bile almış.

Beşinci kol önce ruhu, sonra bedeni işlevsiz hale getirme faaliyetleridir. Girdiği toplum içinde sebepsiz yere sürekli toplumsal çatışmalar çıkarır. Küçücük fikir ayrılıklarını bile çatışmaya dönüştürür. Fitne ve fesat adına ne varsa her türlüsünü amaçları doğrultusunda kullanırlar.

Beşinci kol kamu düzenine saldırır. Mevcut rejimi yıkmak ya da korumak için farklı ideolojiler oluşturur. Halkı birbirine düşürmek için terör dahil her türlü şiddet eylemini kullanır. Aynı silahla farklı ideolojilerden insanları vurur. Sonrada haksızlık olmasın diye bir sağdan bir soldan asarlar.

Sonuçta beşinci kol: Kültürsüz ve ahlaksız bir gençlik, sadakatsiz bireyler, psikolojik rahatsızlıkları olan yetişkinlerden oluşan travmalı bir toplum oluşturmayı amaçlar.

Beşinci kol için medya çok iyi bir araçtır. Beşinci kol medyayı kullanarak ülkeye genel ahlakı bozucu ve kültür seviyesini düşüren filmler sokar. Ulusal medyayı kullanarak yine amaçları doğrultusunda ahlaksız programları televizyonlarda yayınlatır. Hatta izlenirliği artırmak için popüler sanatçıları kullanmaktan geri durmaz.

Son yıllarda Batı dahil bütün insanlık cinsellik, pornografi, uyuşturucu, alkolizm gibi toplumları kanser eden organize beşinci cephe saldırılarına muhataptır. İnsanlığı çürüten beşinci kol faaliyetlerini yürütenler kendilerini insanlığın efendisi olarak görmektedir.

Dünyada yaşanan tüm ahlaksızlıkları, yıkımları, kaosları kısacası kötülük adına ne varsa planlayıp uygulamaya koyan insanları kendilerine köle olarak gören Siyonist-Haçlı zihniyetidir.

Küresel baronların dünya savaşının asimetrik cephesinde beşinci kol faaliyetleri

Ülkemizi eskiden yöneten baronlar küresel ağalarının yönlendirmesiyle Cumhuriyeti'n kuruluşundan bugüne kadar Suriye, Irak, Iran, Rusya, Yunanistan’ı düşmanlarımız diyerek milletimizi hep kandırdılar. Dört tarafımız düşmanlarla içimiz hainlerle dolu, 'Türk'ün Türk'ten başka dostu yok ' diyerek bizleri yıllarca aldattılar.

Oysa ülkemiz, dört değil ama beşinci cepheden saldırı altındaydı ve bize beşinci cepheyi hiç göstermediler. Ülkemize en büyük zararı beşinci kol faaliyetleriyle verdiler. Bize çevremizdeki düşmanı o kadar büyük gösterdiler ki, göremedik beşinci kolun içimizdeki sinsice faaliyetlerini.  Bu milletin gerçek düşmanlarının doğrudan saldırmak yerine, aracılar kullandığı gerçeğini bir türlü kavrayamadık.

NATO'nun ülkemizde kurduğu gizli örgütlerin faaliyetlerini ve bu örgütlerin kime nasıl hizmet ettiğini hiç araştırmadık. Darbeleri ve darbelere zemin hazırlayan kanlı eylemleri, beşinci kol çalışması olarak bu gizli örgütlerce yapılığını hiç anlayamadık. Bunları anlayıp anlatanlar hep dışlandılar bizim gibi.

Ülkemizde toplumsal yozlaşma hızla artmaktadır. Çünkü bu yozlaşmayı artırıcı eylem ve organizasyonlarda çok ciddi artış var. Milletin maneviyatının yıkılmasına yönelik tehditler yoğunlaşmıştır. Ahlaki normlarımıza, aile yapımıza, kültürümüze ve dinimize yönelik saldırılar, tecavüzler sınır tanımamaktadır. Üstelik bu ahlaksızlıklar ve namussuzluklar “özgürlük” ve “modernleşme” diyerek savunulmakta;  bu rezilliklere itiraz edenleri “geri kafalı”, “irticacı” olmakla itham ederek, mahalle baskısı dahil her türlü cebir ve şiddetle yıldırılmaya çalışılmaktadırlar.

Cinsellik, kumar, uyuşturucu, alkol milletimizin temel dinamiklerinde büyük erozyonlara yol açmaktadır. Ahlaki ilkelerimiz ve değer yargılarımız beşinci cephe saldırılarıyla sinsice aşındırılmaktadır.

Bunlar için demokrasi; genç kızların iğfaline, uyuşturucu pazarlamaya, alkolizme, pornografiye müsaitse makbuldür. İtiraz edenleri, 'Hangi devirde yaşıyoruz? Gericiler, yobazlar' diye ukalaca azarlarlar. Her köşeye sıkıştıklarında demokrasi, özgürlük, barış gibi kavramların ardına arsızca saklanırlar.

Yedikleri haltlar her gündeme geldiğinde kadın hakları istismarcıları, kişisel özgürlük goygoycuları hemen ortalığa saçılır, memleketi karıştırır ve kaos çıkartırlar. Böyle durumlarda ciyak ciyak bağırıp yakıp yıkanlara dikkat ettiğinizde, bunlar ülkemizde beşinci kol faaliyeti yapanların beyinsiz kuklaları olduğunu içiniz acıyarak görürsünüz. İçiniz acır sonuçta onlar da bu toprakların çocuklarıdır.

Türkiye’de yaşanan tüm bu kepazelikler sıradan ahlaksızlıklar değildir. Tüm bunlar toplumun planlı ve düzenli bir şekilde dejenerasyonu ile olmuştur. Bu yaşananların onlarca yıllık alt yapısı vardır.

Beşinci kol faaliyetlerinin açığa çıkartılabilmesi için politik iradenin olması zorunludur. Bu tür örgütlenmeler ve eylemleri maalesef adli iradeyle çözülemiyor. Bu tip faaliyetlerde çözüm iradesi gösterenler tarihin çöplüklerinde kayboluyor.

Çok şükür uzun yıllardır beklediğimiz sivil ve politik iradeye sonunda kavuştuk. Yeni Türkiye tüm bunların farkında ve çözüm yollarını belirli bir strateji ile uygulamaya başladı. Yaşadığımız tüm yaşananlar ve tartışmalar bunun göstergesidir. Çok yakın bir zamanda, çok daha fazla güzel gelişmeler yaşayacağız inşallah.

Yazarın Önceki Yazıları
Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız 15.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // kadir cebeci
Şu aydın soyan ve aveneleri bir yok olsa ,yada aynı muhalefet görevlerini(hainlikleri)İsrail ve İngiltereye yapsalar...
06 Aralık 2015 00:15
17:53
 // mustafa eliuz
Yorumlarınız çok güzel...
13 Aralık 2014 17:53