YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kandil'de yan gelip yatanlar
02 Ekim 2014 14:52

SOYDAŞLARINA SAHİP ÇIKAN TÜRKİYE;

IRAK VE SURİYE den gelen yüz binlerce sığınmacıya sınır kapılarını sonuna kadar açan Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu ülkedeki Arap, Kürt ve Türkmen soydaşlarına sahip çıkıyor ve bununla da kalmayıp bölgedeki tüm mazlum halkları koruyup kolluyor. 

Türk devleti ve hükümeti çok zor şartlar altında imkânlarını seferber ederken, bir taraftan da içerideki provokatörler karşı da çetin bir mücadele içerisinde. Büyük ve mağrur bir devlet olarak Türkiye kendine yakışanı yapıyor. Bölücü hainlerde kendine yakışanı yapıyor.

Sığınmacı akınlarının başladığı günden bu yana algı operasyonu yürüten HDP'lilerin Suriye sınırında gerilim çıkartarak ve bu gerilimi tüm Türkiye'ye yaymaya çalışarak neye ve kime hizmet ederler. Hangi ülkelerin çıkarlarına paralel giderler, Kürt kardeşlerim artık görmeliler.

IŞİD değil PYD

Sınıra gelen Suriyelilerin IŞİD tehdidinden kaçtığı algısı pekiştirilmek isteniyor. Sırf bu algıyı pekiştirip güçlendirmek adına geçtiğiz haftalarda yaşanan göç akınını bizzat PYD yönetip yönlendirmiştir. Sığınmacılar PYD'nin zoru ile göç etmek zorunda bırakılmışlardır.

Kobani değil Ayn El Arap

Türk kamuoyuna Kobani olarak yerleştirilmek istenen bölgenin adının Ayn El Arap olduğunu o bölgede yaşayan herkes bilir. 11 yerleşim biriminden oluşan bu bölgenin 3'ünün Kürt, 3'ünün Türkmen ve 5'inin de Arap olduğu su götürmez bir gerçektir.

Kürtler bölgede sadece 11'de 3 oranında vardır. Diğer tüm anlatılar kamuoyundaki algının yönlendirilmesi adına gerçekleştirilen Piar çalışmalarıdır.

Savaşma sıvış

Yıllardır bölge halkını tehdit ve baskı ile korkutup sindiren PKK, yandaşları üzerinden bölge esnafını gidin IŞİD le savaşın ve sakın dükkanlarınızı da açmayın, açarsanız da yakarız diyerek tehdit ediyor.

Hakkari, Şırnak hatta İzmir, İstanbul gibi illerden gelip  Ayn el Arap’a (Kobani) geçmek için polisle çatışıp, ardından sınırdaki tel örgüleri yıkarak aşan, IŞİD’e karşı PYD'ye destek için sınırın karşı tarafına geçen, HDP'lilerin bölgede sadece bir-iki saat kalıp geri dönmesi dikkatlerden kaçmıyor. “Bu kadar kısa sürede nasıl savaşılır? Ancak büzük korkusundan sıvışılır. İki bardak Çay bile içemeden kaçılır’’ Bu yapılanlar tümüyle “provokasyon” dur

Buna en güzel örnek geçtiğimiz günlerde Mürşitpınar Sınır Kapısı yakınlarındaki Atmanek Köyü çevresinde bulunan sınır tellerini yıkarak karşı tarafa geçen ancak bir saat sonra Türkiye ye kaçan HDP'liler.

Sizin maçanız orada kalıp savaşmayı yemedi. KÜRT VE TÜRK halkı da bu kandırmacaları yemedi. Kürt halkı en zor günlerinde kendisini koruyan ve sahip çıkan Türk kardeşlerine hep sevgi ve muhabbetle bakmıştır. Türkiye cumhuriyeti devletine ve hükümetine ne kadar teşekkür etse az olacağının farkındadır.

Türk milleti de aynı samimi duygularla Kürt kardeşlerine bakmış ve bu iki kadim halk her zaman ve durum da kader birliği yapmıştır. Bundan sonra da böyle olacaktır. Bu böyle biline. Başka kapıya, hadi yallah.

İşte Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'ın konuyu özetleyen beyanatı

“Bu konu (Rojava) sürecin tabii unsuru değildir. Türkiye kendi içinde bir soruna çözüm  bulmaya çalışıyor, bütün bölge ülkelerinin Kürt sorunlarını çözmeye çalışmıyoruz çözüm süreciyle.  Kandil’den yapılan sorumsuz birtakım açıklamalar var, tehditvari. Kimse Türkiye’yi tehdit edemez. Senin bir şey yapmaya  gücün yetiyorsa git IŞİD’e yap, Türkiye’ye ne meydan okuyorsun? Var mı bir gücün kardeşim? Niye Türkiye’den yardım istiyorsun o zaman? Yani uçmayı bilmiyor, çıkmış çatıya konuşup duruyor. Kandil’de yan gelip yatıyor, Kobani’dekilerle ilgili edebiyat yapıyor. Sen orada konuşacağına, git o zaman orada mücadele et. Böyle bir kandırmaca, sahtekarlık olmaz. Her konuda ‘Süreci bitiririz, ateşkes biter’ ifadeleri kullanılmamalı. Sorunlar  oturulur, konuşulur. Birtakım açıklamalar var Kandil’den benimle ilgili. Uydurma sözler. Kendi çalıyor kendi oynuyor. Yaşananları, gelişmeleri doğru anlamak lazım. Bu doğru  anlamanın yolu da diyalog kanallarının açık olmasıdır. Bu yüzden HDP’lilerle görüşüyoruz.”

Hadi bakalım işte IŞİD, işte Ayn el Arap (Kobani)

Ya aşarsın ya düşersin

Elbet ettiklerinin cezasını bir gün çekersin

Yan gelip yatmayla bunu geçiştiremezsin

Sen olsa olsa Kandil'in derebeyisin

karika-004.jpg

MURAT YAMAN

KASİAD YÖN. KRL. BŞK

Yazarın Önceki Yazıları
Bizim REİS hepimizin REİSİ 03.05.2017Güçlü millet, güçlü devlet, güçlü yönetim 20.04.2017CHP nasıl kurtulur - mu? 10.04.2017Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız 15.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
vizör
 // ismet
murat bey fotoğrafı net çekmişsiniz tebrikler...
04 Ekim 2014 Cumartesi 00:31
tebrik
 // akin konsuk
Gerçekten tebrik ederim.kadınları öldürenler bebekleri öldürenler. şimdi aciz ve çaresiz bekliyorlar.Er'e meydan gerek meydanada er gerek...
02 Ekim 2014 23:18