YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İran son savaşın neresinde?
05 Mayıs 2015 09:29

Şii-Katolik koalisyonu ile Sünni-Protestan ittifakının karşı karşıya geleceği bir 3.DÜNYA SAVAŞI dizayn edilmeye çalışılıyor.

Türkiye, dost Körfez ülkelerini ve dünyayı karşısına alma pahasına son on yıldır İran'la ilişkileri geliştirmek için çok çaba sarf etti. Son savaş büyük bir hızla yaklaşırken İran'ın İslam dünyasından dışlanıp soyutlanmaması gerekiyordu. Türkiye, yapılan tüm tehdit ve baskılarda hep İran'ın yanında yer aldı. Ama İran, Suriye, Irak ve PKK konuları başta olmak üzere pek çok konuda Türkiye'ye hep ihanet etti. İran, Fars milliyetçiliğine ve siyasi hırslarına yenik düştü.

Kırım’ı ilhak eden Rusya’nın, Ukrayna da düştüğü korkunç batak gibi İran da Yemende içinden çıkamayacağı bir sonla karşı karşıya. Büyük bir dünya savaşı giderek hissedilmeye başlanmışken İran Yemen’de kendi tuzağına düştü.

YENİ TÜRKİYE yeni Ortadoğu'yu inşa ediyor

Böyle bir durumda Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Körfezi ve Yemeni, Türkiye'de Suriye ve Irak'ı asla İran'a bırakmaz, bırakamaz. Körfez ülkeleri ve Türkiye bölgeyi yeniden dizayn etmek için ortak hareket etmek zorundalar. Bölgenin yönetimini daha fazla dış güçlere bırakamazlar, bunun çok iyi farkındalar. Yemen operasyonu da buna çok güzel bir örnek. YENİ TÜRKİYE yeni Ortadoğu'yu inşa edecek demiştik.

Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan ittifak Katar, Bahreyn, BAE, Kuveyt, Sudan, Fas, Pakistan, Mısır ve Ürdün ile Yemen’e hava operasyonu başlattı ve sonuçlandırdı. Sırada diğer operasyonlar var. Türkiye ise çeşitli şekillerde operasyonlara açık destek veriyor ve destek vermeye de devam edecek. Birleşik İslam ülkeleri ordularının alt yapısı hazırdı. Operasyonel gücü de başarıyla test edilmiş oldu.

Tahran’ın ABD, Avrupa ve İsrail ile gizli-açık iş birliği

Görünüşe göre İran geçmişten gelen davranışlarını sürdürmeye devam edecek ve İslam dünyasından tamamen dışlanacak. Sonuç olarak da iyice yalnızlaşacak. Tahran’ın ABD, Avrupa ve İsrail ile gizli-açık iş birliği de İran’ı İslam dünyasından soyutlanmasını hızlandırmaktan başka bir işe de yaramaz. İran kayıpedenlerle birlikte hareket ediyor. Hep yaptığı gibi yine yanlış yerde duruyor.

İran, Büyük Şeytan ABD ile cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bu tarafa apaçık bir ilişki içine girdi. Batı ve İsrail geçmiş de olduğu gibi İslam dünyasına karşı İran’ı kullanmak istiyor. İran girdiği bataklıktan ABD ve Batılı diğer ülkelerle işbirliği yaparak kurtulma rüyasında. Fakat rüya bu İran için kabus olacak. Tahrandaki bir kısım yönetici bunun çok iyi farkında.

Ümmet uyandı galibi belli son savaş başladı

ABD, İngiltere ve Batılı ülkeler İslam dünyasındaki uyanışı ve Müslümanların siyasi gelişimini durdurmak için gizlice İran'ı desteklediler. Son dönemde bu şer koalisyona, Rusya ve Çin de dahil oldu. Lakin Mukedderatı değiştiremeyecekler. Ümmet uyandı galibi belli son savaş başladı. Zaten Rusya çoktan çark etmeye başladı. Çin de başına gelecek belalardan sonra pek yerinden kıpırdayamayacaktır.

İran, yakın bir gelecekte de Esed’in düşmesiyle Suriye’de tamamen silinecek. Sadece Suriye’den mi tüm böIgeden ve en sonunda da tarih sahnesinden bir daha geri dönmemek üzere silinip gidecek. Şia iktidarının tesisi için var olduğunu iddia eden Tahran’ın, İran-Irak savaşlarında Iraklı Şiilere yaptığı zulümler unutulmadı. Iraklı Şiileri ile Türkiye’nin ilişkileri İran’dan daha iyi.

Dünya kamuoyuna dikte edilişinin aksine İran Ortadoğu’da ve Arap yarım adasında hızla güç kaybına uğruyor. İran mali olarak iflasa doğru gidiyorken Türkiye ve Körfez ülkelerinde hazineler dolu. Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin kasalarında 2 trilyon doların üzerinde nakit paraları var. İran’ın maddi olarak bu kaynakla başa çıkamaz. Sadece Suudi Arabistan’ın kasasında sırf son savaş için hazırlanmış 800 milyar dolar var. Varın gerisini siz düşünün.

Belalarının bulacaklar inşallah

Ekonomik olarak da çok zor durumda olan Tahran yönetimi ülke içinde sosyal patlamalara da hazır olmalı. Bu güne kadar sahte düşmanlar üreterek psikolojik olarak engellediği toplumun farklı kesimlerini daha fazla baskı altında tutması zor. Yakın bir gelecek de başta Tahran olmak üzere İran sokakları da Gezi vari eylemcilerle dolmaya başlar. İşte o zaman Tahran’ı ne İsrail ne Amerika nede herhangi bir Batılı ülke kurtaramaz. Rusya ve Çin dönüp yan gözle bile bakmaz.

Ortadoğu'da giderek hırçınlaşan İran ve İsrail'e anlayacakları dilden ders verme zamanı geldi de geçiyor bile. Tahran ve Tel Aviv görüntüde düşman esas da ise dost. (Tahran ve Tel Aviv, Beşşar Esad’ın tam tekmil arkasında) Bölgenin şımarık kardeşleri İran ve İsrail kısa bir süre içerisinde belalarının bulacaklar inşallah.

Yazarın Önceki Yazıları
Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.201615 Temmuzda İlk üç günün samimiyeti ve havası bir başkaydı 07.10.2016İşler siyasette başka, sahada başka yürüyor; ABD batıyor 23.09.2016Şimdi her şey yeni başlıyor saflar netleşiyor 25.08.2016Müslüman olmanıza gerek yok. Sonuçta hepimiz cennete gireceğiz 16.08.2016La galibe İllallah 05.08.2016Demokrasi görünümlü azınlık diktatörlüğü 22.06.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.