YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İran - Hizbullah ve Ümmeti Muhammed
11 Ocak 2016 09:51

Hizbullah’ın ilk genel sekreteri Şeyh Subhi Tufeyli’nin İran ve Hizbullah hakkındaki beyanatları.

Şeyh Subhi et-Tufeyli, 1985-1989 yılları arasında Hizbullah’ın resmi sözcülüğünü ve 1989-1991 yılları arasında da Hizbullah Genel sekreterliğini yaptı.

Faaliyetlerini Sehl el-Beka bölgesindeki Berital’da yürütmekte olan Hizbullah’ın eski genel sekreteri Şeyh Subhi Tufeyli ‘’Hizbullah ve İran’ın Suriye rejimine destek vererek Sünni-Şii fitnesine sebebiyet vermekle" itham etti.

Hizbullah İsrail’e saldırıları engellemekle görevli

Lübnan Hizbullah’ının ilk genel sekreteri olan ve İran’ın Hizbullah’ı etkisi altına almasına itiraz ederek, Hizbullah'dan ayrılan Şeyh Subhi Tufeyli, Hizbullah’ın İsrail bekçiliğini yaptığını ve İsrail’e yönelik saldırıları engellemekle görevli olduğunu söyledi.

Tufeyli “Hizbullah Siyonist rejime sahte düşmanlık yapıyor. Yaptığı anlaşmalarla aslında Siyonist varlığı tanıyor ve sınırlarına açıkça saygı duyuyor. İnanmayan varsa gitsin ve İsrail’e bir roket atsın bakalım onları önce Hizbullah mı engelliyor İsrail mi?’’ Dedi.

İran’ın, çıkarları doğrultusunda Irak’ta ABD yanlısı olarak hareket ettiğini, Lübnan’da ise her zamanki ikiyüzlü tavrıyla ABD karşıtı bir söylem de bulunduğunu söyleyen Tufeyli “İran’ın mezhepçi stratejisi İslami değil. Bu bir hareketin alacağı en adi roldür” dedi.

Hizbullah ve İran “Ümmeti yok etmeye çalışan” güçlerle ortaklık yapıyor.

‘Suriye'de öldürülen Hizbullah üyeleri şehit sayılır mı?’ sorusuna Eski Hizbullah Genel Sekreteri Tufeyli çok net bir cevap verdi.

“Hangi hakla şehitliği hak ediyorlar? Müslümanların çocuklarını öldürdükleri için mi?

Hangi hakla şehit oluyorlar? Onları terörize ettikleri için mi?

Hangi hakla şehit oluyorlar? Evlerini başlarına yıktıkları için mi? Filistin'in özgürlüğü için mi savaşa gittiler? Hayır, şehit değiller. Cehenneme gidecekler, Kur'an ayetlerinin cevabı açık.”

Aleviler İsrail ile değil Sünnilerle anlaşmalı

Lübnan’daki Şii leri uyaran Tufeyli, Hizbullah etkisindeki kesimlerin Suriye rejiminin düşmesi halinde “İsrail” ile ittifaka niyetli ve bu ihtimal lanetli bir sonuç olur’’ açıklamasında bulunarak Alevilere de “İsrail ile değil Sünniler ile uzlaşıp anlaşınız” çağrısı yaptı.

Tufeyli, şöyle devam etti: “Suriye iç savaş sonrasında küle dönecek. Suriye halkının taleplerinden vazgeçmesi caiz değildir; zira bunlar haklı taleplerdir. Suriye rejimi katliamla hatta ölünceye kadar savaşmak suretiyle kendisini koruyacaktadır. Suriye’deki durum Libya’dakinden çok daha kötü bir duruma doğru gitmektedir.”

Suriye’nin stratejik müttefiki olan Hizbullah’ın ilk genel sekreteri olan Tufeyli, 40 yıldır işgal edilen Golan Tepelerini geri almak için tek kurşun atmayan, İsrail’in öldürdüğünden kat be kat fazlasıyla Filistinli mülteciyi Lübnan ve Suriye’deki mülteci kamplarında öldüren, Esed rejiminin gerçekleştirdiği zulüm politikasını gözler önüne serdi.

2007’de de uyarmıştı: İran ABD ile işbirliği yapıyor!

Et-Tufeyli, 2007’de Nasrallah ve el-Hekim’e ağır eleştiriler yönelterek şöyle konuşmuştu: “Hasan Nasrallah, tamamen Hamaney’in siyasetinin Lübnan’daki uygulayıcısıdır ve ondan en ufak bir şekilde sapmaz. Abdülaziz El-Hekim de Hamaney’in siyasetinin Irak’taki uygulayıcısıdır.”

“Abdülaziz El-Hekim Washington’a giderek ABD Başkanı George Bush’tan Iraklıları boğazlayan 150 bin Amerikan askerinin kalmasını talep ediyor. İnsanlar Saddam’a rahmet okur hale geldi.

 Biz de burada Amerika’ya karşı direniş iddiasıyla Lübnan’ı yıkıma sürüklüyoruz. Konu, Amerika konusu değil. Direnişçi arkadaşlarımı uyarıyorum ve bu uyarım diğerlerinin hatası yok anlamına gelmez. Biz, Amerika’ya düşmanlık adı altında Lübnan’ı yıkıyoruz. Irak’ta ise Amerika’yla ittifak adı altında Irak’ı yıkıyoruz” dedi.

Irakta Şii’ler Lübnan’da Sünni’ler ABD ile kazanamaz!

Lübnan’daki siyasetin Irak’tan bağımsız olmadığını vurgulayan et-Tufeyli: “ Ne Irak’taki Şiiler ne de Lübnan’daki Sünniler Amerika’yla ittifaktan hiç bir şey kazanmıyorlar. Tam aksine hepsi kaybediyorlar. Tek kazanan Amerika. Lübnan’da ve Irak’ta yapılanların hepsi Amerika’ya fayda sağlıyor.”

Lübnan Hizbullah Hareketi, İran’ın Suriye ile ittifakı dolayısıyla Baas rejimine açık destek veriyor. (Hizbullah’ın Genel Sekreteri Hasan Nasrullah Humus’ta yaşanan katliamı reddetmiş ve Suriyeli muhalifleri suçlamıştı.)

Hizbullah Fethul İslam’a karşı İsrail ile anlaştı

Eski genel Sekreter Tufeyli’nin beyanatları ile Lübnan’da ki Hıristiyan general Fransua El Hac’ın lideri olduğu Sünni direniş hareketi Fethul İslam’a yönelik operasyonların arka planı daha belirgin hale geldi.

Hizbullah,  Fethul İslam’ın Hristiyan general’inin bir bombalı saldırıda öldürmesi üzerine olaydan büyük üzüntü duyduğunu açıklamıştı.

Konuyu takip edenlerce bilindiği üzere İsrail’e saldırılar düzenleyen Fethul İslam’a karşı ABD VE İSRAİL in düzenlediği operasyonlara Hizbullah savaşçıları da bizzat yer almışlardı.

Üç buçuk ay süren operasyonlarda yüzlerce Lübnan askeri ve 150 Fethul İslam savaşçısı ölünce, Türkiye dahil bir çok ülkede Hizbullah etkisindeki Şiiler ve bazı kesimler Fethul İslam örgütüne karşı yürütülen algı operasyonlarına destek vermişti.

Bu arada pressmedya.com bir videoda Hizbullah savaşçılarının Sünni direniş örgütü Fethul İslam savaşçılarına işkence yaptıkları yayınlandı. İran ve Hizbullah dan tık yok.

Fethul İslam El Kaide’nin Lübnan kolu olarak faaliyet göstermektedir. Hizbullah çatışmalarda yakaladığı birçok örgüt üyesini İsrail’e ve Suriye’ye bedeli karşılığında satmıştır.

Kısa kısa hatırlatma

Tahran Üniversitesi külliyesinde kılınan cuma namazının hutbesinde Cuma İmamı Ayetullah Ali Kermani, Rusya'nın Suriye'ye yaptığı saldırıyla ilgili, "Allah-u Teala, inşallah Rusya'ya IŞİD'i yok etme konusunda daha fazla başarılar ihsan eder" duasında bulundu. Yani Tahran’daki Cuma İmamı Haçlı ordularının Suriye’de zafer kazanması için Allah’a dua ediyor.

Suriye ile ilgili görevli en üst düzey İran komutanı Kasım Süleymani’nin ise Halep yakınlarında bir çatışmasında ciddi şekilde yaralandı ve haftalardır muhaliflerince sorgulanıyor. İranın, resmi askerleri ve Hizbullah’ın militanları hariç 40’ın üzerinde komutanı heder oldu. Olmaya da devam edecek.

İran’ı ve politikalarını eleştirmek mezhep düşmanlığı ve fitne değildir.  Bizim safımız  “ÜMMETİ MUHAMMED”. Derdimiz  “ÜMMETİ MUHAMMED” dir.

Yazarın Önceki Yazıları
Avrupa Hanedanlığı: Akraba Monarklar - 2 14.07.2017Avrupa hanedanlığı; Akraba Monarklar - 1 04.07.2017Şehirlerin KUTSAL bekçileri 24.06.2017Darbe oyunları ve mütemmim cüzler 12.06.20173. dünya savaşından bir ve beraber olursak çıkabiliriz 29.05.2017Bizim REİS hepimizin REİSİ 03.05.2017Güçlü millet, güçlü devlet, güçlü yönetim 20.04.2017CHP nasıl kurtulur - mu? 10.04.2017Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız 15.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
 // murat kenanoğlu
Bu güzel yazınızla bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederiz elinize sağlık murat bey hayırlı işler dileriz...
18 Ocak 2016 20:54