YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Halifeliğin ilgası ve ihyası
01 Eylül 2014 09:00

Kemalist tezlerde halifeliğin kaldırılmasıyla ilgili birçok abartı ve yalan mevcuttur. Kurucu iktidar ve Kemalist kalemşorlar bu yalanları tepe tepe kullanmıştır. Halifeliğin kaldırılması, İslam âleminde ve Türk İslam dünyasında tamiri imkânsız büyük yıkımlara ve kırılmalara yol açmıştır. Hele ki ardından gelen artçı sarsıntıları hiç sayamıyoruz.

Cumhuriyeti kuran kadro iç siyasette (tamamen siyasi sebeplerle)  idareyi tam olarak ele almak için HİLAFET’İ kaldırmıştır. Kısa vadede hilafetin ilgası, en dirençli muhalefet odaklarının ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanmıştır. Muhtemel en güçlü muhalefet olan hilafet ve hanedan ortadan kaldırılarak kesin çözüm elde edilmek istenmiştir.

Kurucu kadro, dünya düzeni yeniden kurulurken, biz bu oyunda daha baştan yokuz demiştir ya da dedirtmişlerdir. Kurucu kadro olarak, bırakın oyun kurmayı, oyuncu olmaya hatta figüranlığa bile sırt dönmüşlerdir. HİLAFETİN İLGASI TÜM DÜNYAYA BİR İRADE BEYANI HÜKMÜNDEDİR. Biz artık dünya sahnesinde hem siyasi hem ticari olarak yok hükmündeyiz demektir. Çünkü halifelik kurumunun siyasi ağırlığı dini ağırlığından daha baskındır.  

HİLAFET Birinci Dünya Savaşı sonrasında Müslümanların dünyada bir güç olma adına son kozuydu ve ne acıdır ki Cumhuriyeti kuran irade tarafından bertaraf edildi. Yazık hem de çok yazık. Hala bunun tarifsiz acısını tüm İslam dünyası ve üçüncü dünya halkları çekiyorlar.

Düşünün İslam âleminin yüzde 85'i işgal altında ve akla gelebilecek her türlü olumsuz şartlar mevcut. TÜRKİYE, İRAN VE AFGANİSTAN görünürde de olsa bağımsız. Cumhuriyeti kuran irade, Türkiye’nin ve İslam âleminin yeniden dirilişindeki en önemli kozu olan ve bu olumsuz şartların tek kurtuluş yolu HİLAFET'i ilga ediyor. Son ümit de hoyratça tüketiliyor.

Diğer tüm icraatlar gibi bu hamle de Batı'nın lehine İslam âleminin aleyhinedir. Osmanlı ne kadar zayıflarsa zayıflasın HİLAFETİ HEP GÜÇLÜ TUTMUŞTUR. Böylece de islamın ve Müslümanların onuru hep âli kalmıştır. Bu sebeple de Osmanlı o zamanın İslam âleminde çok büyük bir oranda kabul ve takdir görmüştür. Tüm Müslüman ya da değil mazlum halkların son sığınağı olmuştur. Halifelik ve Osmanlı tüm mazlum ve masum milletler için SON KALE hükmündedir. 

HALİFELİK tüm bu şartlara rağmen ilga edilmiştir. Sömürgeci İngilizler ve emperyalist Batı alemi nasıl da sevinmiştir siz düşünün. Batı'nın emperyal ideallerine hayati bir ikramda bulunulmuştur. Koskoca bir İslam âlemi yanında da orta doğu, uzak doğu, orta Asya resmen altın tepside hediye edilmiştir. Al tepe tepe kullan denilmiştir bir nevi. Zaten onlarda öyle yaptılar tepe tepe, eze eze kullandılar. En vahşi şekilde sömürdüler. Yetmedi öldürdüler. Yetmedi katlettiler. 

Hilafet dahil, bizi biz yapan ne varsa, hepsini bizden çaldılar. Sadece canımızı, malımızı almakla kalmadılar. Ahlakımızı, dinimizi, namusumuzu bizi biz yapan tüm değerlerimizi aldılar. Hala da almaya ve çalmaya devam ediyorlar. Geriye hiç bir şey bırakmayıncaya kadar da almaya ve çalmaya devam edecekler. Şimdiye kadar hep yaptıkları gibi, İnsafsızca, vahşice, barbarca. 

Tüm bunları telafi etmenin en önemli yollarından biriside hilafetin tekrar ihyasıdır. Müslümanlar, hilafetin yeniden ihyası ile Haçlı zihniyetine hizmet eden ve İslam coğrafyasında pırtlak gibi çıkan şaklaban, menfaatçi, dolandırıcı her türlü şer yumağı haline gelmiş sözüm ona İslami yapılardan kurtulacaktır.

Hilafetin tekrar ihyası ile İslam milleti başta batı özentili çakma aydınlarından ve yerel modern yobazlarından kurtulacak. Sonra da Sahtekâr şeyhlerin, kıymeti kendinden menkul hocaların, iliştirilmiş babaların, aslını kayıp etmiş dedelerin boyunduruğundan çıkacaktır

Halifelik kurumunun tekrar ihya edilmesiyle, İslam kardeşliğini tesis etme konusunda büyük bir yol kat edilecek, birlik beraberlik tekrar sağlanacak ve İslam âlemi yeniden İslam milleti olacaktır. Halifelik kurumunun varlığı bile, tek başına Müslümanların yüzlerce sorununun çözümüne olanak sağlayacaktır. 

Hilafetin yeniden ihyası için ne gerekiyorsa yapılmalı ve HALİFELİK kurumu bir an önce hayata geçirilmelidir. İslam alemi için böylesine lüzumlu ve hayatiyet arz eden bir kurumun yeniden ihyası daha fazla ötelenemez. Ötelenmemelidir. 

krk-001.jpg

MURAT YAMAN

KASİAD YÖN. KRL. BŞK.

Yazarın Önceki Yazıları
Hibrit savaş terörsüz olmaz 21.03.2017Ümmet Olarak Hibrit Savaş İle Karşı Karşıyayız 15.03.2017Fırat kalkanı kutsal mızrağı parçaladı! Bırak anlamsız hayır’ı 05.03.2017Haçlı ve Siyonist teröre cevabımız Fırat Kalkanı'dır 22.02.2017İslam dünyasının en anlamlı cevabı; İslam Ordusu 09.02.2017Bir oradan bir buradan anlayana kitabın ortasından 27.01.2017Profesyonel Propagandistlere Karşı Aklımızı Kullanalım... 16.01.2017Her şeyi çok bilen klavyetörler 06.01.2017Osmanlı ruhu Yeni Türkiye ile beden buluyor 02.01.2017Din-ü Devlet Mülk-ü Millet. Devlet-i Ebed Müddet 23.12.2016Yeni Türkiye yarına bırakır amma yanınıza bırakmaz 15.12.2016Düş mü, rüya mı? Ya da kimin için düş, kimin için rüya? 02.12.2016Emri bi'l ma'ruf, nehyi an'il münker ve cihad bilinçli... 16.11.2016Zâlimin rişte-i ikbâlini bir âh keser 04.11.2016Dost bî-pervâ, felek bî-rahm ü, devran bî-sükûn 27.10.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.