YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Güçlü millet, güçlü devlet, güçlü yönetim
20 Nisan 2017 10:35

Batılılaşma süreci ile Devlet idaresi ve siyaseti, bir grup bürokrat eliyle, dış kaynaklı bir yapının tekeline bırakıldı.

Devlet idaresi baskıcı ve vesayetçi bir yönetim tarzına dönüştürüldü.

Bu baskıcı ve vesayetçi yönetim anlayışı tüm geri kalmışlıkların sebebi olarak, İslam dinini ve Türk örf-adetlerini gördü.

Sivil-asker seçkinci grup, halkımızı yönetirken batının ilmi ve fenni yerine yaşam tarzını ve modernleşme anlayışını baz aldı.

Kendi değerlerinden, milletinden adeta nefret edip aşağılayan sivil-asker seçkinci grup, halka tepeden bakan jakoben aydınlanmacı anlayış ile milletimize zulüm etmeye başladı.

Sonra da bunun adı demokrasi oldu, sosyal laik hukuk devleti oldu, yersen.

Batıda halklar siyasetin merkezinde yer alırken bizde ise tamamen tersi uygulandı ve yerli halk siyasetten dışlandı.

İthal değerlerle, ithal zihniyetli bir zümre oluşturuldu ve yerli halkın her alanda celladı yapıldı.

Tamamı ile zulümkar batıcı vesayet düzeni kurdular. Yerli halktan ve tüm yerli değerlerden nefret ettiler.

Müslümanların tüm demokratik hak ve taleplerini irtica ve gericilik iftirası ile bastırdılar

Sivil-asker seçkinci grup yerli olan tüm unsurlara ve değerlere karşı dini, diyaneti, mezhebi, milliyeti fark etmeden düşmanca tavır aldı.

Tek amaçları vardı tüm bu yerli unsurları ve değerleri sonsuza kadar yok etmek.

Jakoben aydınlanmacı tayfanın torunlarının “Biz asılız; dolayısıyla bu ülkede bizim istemediğimiz bir şeyin olması mümkün değildir” diye yırtınışları bundandır.

Asker-sivil bürokrat elit, halka rağmen halkı yönetmek için Milli iradenin en masum tecellisi olan demokrat partiyi alçakça bir darbe ile kapattılar, yetmedi liderlerini astılar.

1961 yılında öyle bir anayasa yaptılar ki; İktidarlarını bir daha kayıp etmemek ve her ne olursa olsun, her kim olursa olsun yönetimlere ortak olmak için vesayet kurumları oluşturdular.

Seçilmiş iktidarları vesayet kurumları ile kuşatarak, iş yapamaz hale getirdiler.

Bunlara rağmen bir şeyler yapmaya çalışan yönetimleri dizginlemek için, sağ-sol, alevi-sünni, Türk-Kürt, laik-muhafazakar diye milletimizi bölmeye çalıştılar ve toplumsal tabanları olmayan çatışma ortamları oluşturdular.

Kendileri açısından yoldan çıkan yöneticileri ve aydınları hiçbir ayırım yapmadan suikastlar ile öldürdüler.

Bu suikastları bilerek ve isteyerek faili meçhul bıraktılar ki, geride kalanlara gözdağı olsun.

Bu A-li Millete hizmet etmek isteyen vatan evlatları yıllarca kefenleri ceplerinde gezdi.

Jakoben aydınlanmacı anlayışlarını sağlamlaştırmak için yaptılar tüm bu zulümleri.

Türkiye’de uygulanan parlamenter sistem birçok yönüyle kanlı ve karanlıktır.

ÇOK ŞÜKÜR! HER ŞEYE RAĞMEN YENİ SİSTEM GEÇTİ

Yukarıda saydığımız ve sayamadığımız birçok sebepden dolayı, Parlamenter sistemin nihayete erdirilmesi elzemdi.

16 Nisan Referandumun da evet çıkmasıyla sadece yönetim biçimini değiştirmedik. Karanlık zihniyetli Jakoben aydınlanmacı kafaların tüm vesayet kurumlarını da yıktık.

Dünya yeniden kuruluyorken Yeni Türkiye, eski yapının vesayet kurumları ile yürüyemezdi.

Kararlarını hızla alan ve alınan karaları güçlü bir iradeyle hızlı bir şekilde uygulayan bir yönetime ihtiyacımız vardı.

Ve güçlü yönetimin alacağı kararlara, millet iradesi güçlü bir şekilde yansımalıydı.

Sözüm ona müttefikimiz olanlar, bizimle ittifak içinde olduğunu söyleyenler milletimizin karar alma sürecine ve özgürlüğüne alenen saldırdılar.

İlk defa batılı devletler bu kadar açıktan yeni Türkiye’ye karşı pozisyon aldılar ve hayır kampanyası yaptılar.

Son Referandum Türkiye'deki demokratik sürecin, Haçlı Batı ve Siyonistlerin her türlü kahpece saldırılarına rağmen, başarıyla ve kararlılıkla yoluna devam edeceğini gösterdi.

Milletimizin bu tercihi Türkiye’mizin bağımsızlığı adına bizlere yeni ufuklar açtı.

BUNDAN SONRASINA BAKMAK LAZIM

Elhamdülillah en kritik dönemeçlerden birini daha geride bıraktık.

Parlamenter sistemin yerini cumhurbaşkanlığı hükümet sistem aldı

Bu güne kadar olacağına pek kanaat getirilemeyen çok önemli bir yönetimsel eşik çok şükür aşıldı.

Haçlı Batı ve Siyonistlere rağmen yeni sistem halkımız tarafından onaylandı.

Ümmet ve Millet kazandı, haçlı- Siyonist cephe kaybetti.

Şu asla unutulmamalıdır ki, değişimler sancılı olur ve hiçbir ülkede, hiçbir zaman bu işler güllük gülistanlık olmamıştır.

Bundan sonra da olmayacaktır. Asla rahat ve rehavete kapılamayız.

Hayır cephesinin iddia ettiğinin tam aksine, Yeni sistem ile birlikte Yeni Türkiye’de, liderlerle yönetilmekten kurumsal yönetilmeye geçiş başlayacaktır.

Referandum sonuçları, Bütün dünyaya rağmen küllerinden doğan bir milletin yeniden doğuşu yolunda, küçümsenecek bir adım değildir.

Referandum sonuçlarını küçümseyenlerde her zaman ki gibi doğru yolda değildir.

Milletimiz müsterih olsun ve bu güzel günlerin tadını doya doya çıkarsın

Temizlik şart.

Temizlik imandan gelir. Çok da uzak olmayan bir zaman diliminde, çok önemli ve çok çaplı temizliklerin olması kuvvetle muhtemeldir.

Bu yaz her açıdan çok ama çok sıcak geçecek

Pek yakın bir zaman içerisinde gerçekleşecek olan erken seçim hayırlı olsun.

Bundan sonra tüm dünya iyi bilsin ki,  müdafaa yok taarruz var. (HAMMADUN)

Yazarın Önceki Yazıları
Ulu Haçın Arındırılmış Şövalyeleri-2 16.11.2017Ulu Haçın Arındırılmış Şövalyeleri-1 07.11.2017Dur de artık İzmir dur de! 25.10.2017Asimetrik kuşatma ve bir şekilde ikna edilenler 02.10.2017Çalışma hayatı ve Beş Maymun Hikaye’si 21.09.2017Aile kutsaldır 16.09.2017İran Türkiye ile neden yakınlaşmaya çalışıyor? 2 05.09.2017İran Türkiye ile neden yakınlaşmaya çalışıyor? 1 24.08.2017Selam olsun... 15.08.2017Hukuk ve adalet, savaşta bile! 07.08.2017Yürek Devleti’nden Evdeki Hilâfet’e ve İslam Devleti 27.07.2017Avrupa Hanedanlığı: Akraba Monarklar - 2 14.07.2017Avrupa hanedanlığı; Akraba Monarklar - 1 04.07.2017Şehirlerin KUTSAL bekçileri 24.06.2017Darbe oyunları ve mütemmim cüzler 12.06.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.